Zor / Mu­zaf­fer Yegül

Zor /  Mu­zaf­fer Yegül

Z O R

Mu­zaf­fer Yegül

Söze gir­mek zor. Çıl­gın bir rüz­gâr de­mi­ni almış gi­der­ken, iki kadeh bile yet­mez­ken. Sal­gı­na bir dam­la­cık bile fazla ge­lir­ken.

Derin bir acı, ses­siz ve siyah ötesi gün­ler… Ne­re­dey­se elle tu­tu­lur bir kar­ga­şa. San­cı­lı kay­gı­lar­la yır­tı­lan be­den­ler, ze­de­le­nen kas­lar… Ger­gin bir tel gibi uza­nır­sın bir ucun­dan diğer ucuna bom­boş bir kâ­ğı­dın. Kanlı yü­rek­ler sus­maz; kirli ya­lan­lar­la ge­ci­ken ak­şam­lar­da, sa­bah­lar uzak­la­şır, çabuk ve an­sı­zın. Hay­dut­la­rın yö­net­ti­ği dün­ya­dır.

So­luk­lar tü­ke­nir­ken sus­tu­rul­muş boş­luk­ta; ya­şa­mın gizi şa­şır­tır, ha­zır­lık­sız ya­ka­la­nır­sın ger­çe­ğin umul­ma­dık yan­la­rı­na. Fır­sat­çı­dır; in­san­lı­ğın o en eski öy­kü­sü zor­ba­lık, göz­cü­lük yapar ka­ran­lık­ta. Di­ze­ler san­sü­re ta­kı­lır. Top­lum­sal ya­pı­nın ana­to­mis­ti, kimi şa­ir­ler pa­pat­ya fa­lın­da­dır şimdi. Se­si­ni unu­tan ünlü sa­nat­çı­lar, dö­ne­min ka­ça­ğı­dır. Ki­lit­li­dir bi­ri­kim­ler de; si­li­nir ne­re­dey­se, kendi yaz­gı­sı­na çi­vi­le­nip. Hani yü­rek­te bi­len­miş­ti umut, kay­bet­mez­di! Söz­cük­ler ra­ka­ma, isim­ler kul­la­nış­sız birer pan­de­mi mas­ke­si­ne dö­nü­şü­yor, ele bile ulaş­ma­yan. Hiç­bir me­ta­for di­ril­te­mez ölümü, ölüm­ler ger­çek ölüm de­ğil­se. “Biz pis­lik için­de yüz­dük ve ger­çek ölüm­ler­de öldük. ” di­ye­mez­sin. Nazi top­la­ma kam­pın­da an­la­tı­lan­dır ger­çek ölüm, Po­lan­ya’lı şa­ir­ce. “Şu kadar vaka, bu kadar kayıp” değil. Ölümü ha­zır­la­yan utanç mı bu du­rum­da, ıs­sız­lık mı, ha­ya­tın ken­di­si mi? Al­bert Camus, Hi­ro­şi­ma’ya bomba atı­lın­ca “ Ma­ki­ne uy­gar­lı­ğı, şimdi vah­şi­leş­me­nin en üst bo­yut­la­rı­na ulaş­tı” de­miş­ti, ne­re­dey­se sek­sen yıl önce. Sa­va­şa har­ca­nan çaba/ para in­sa­na ol­say­dı; daha doğ­ma­dan ölmez miydi “vi­rüs­ler”. Sü­rü­yor vah­şi­leş­me. Demek ki daha çok öy­kü­ler çı­ka­cak or­ta­ya bu fe­la­ke­tin/bar­bar­lı­ğın ger­çek­li­ğin­de.

Bu değil. Ele geç­mez bir ge­lecek değil. Bir ışık, bir uya­nış gerek ha­ya­tın içine. Bu top­rak­la­rı bir türlü sev­me­yen bilim ve akıl gerek. Geç­mi­şin ha­pis­ha­ne­sin­de çok kaldı zaman, delik deşik.

Acı­ma­sız ve de­va­sa bir pa­ra­dok­sun için­den çı­ka­maz­sak; yaşam yok bize… ya­ra­ta­maz­sak.

Uzak­la­rı görme ye­ti­si hayli azal­mış göz­le­rim, gök­yü­zü­ne en yakın be­şin­ci kat pen­ce­re­sin­de sabah olmuş diyor, nasıl gö­rü­yor­sa. Niye be­şin­ci kat? Ya diğer kat­lar? Kom­şu­su­nu sev­mek, bir ih­ti­ya­cın var mı demek, nasıl da yü­cel­ti­yor ger­çek­lik duy­gu­su­nu; de­ğer­le­ni­yor pay­laş­mak. Kendi se­si­ni hü­zün­ler­de ara­yan Ahmet Erhan’la bu­lu­şu­yo­rum. Umu­dun bir ya­nıl­sa­ma ol­du­ğu­na inan­sam, ba­şu­cum Nazım’dan uta­nı­rım. Ahmed Arif, kö­tü­lü­ğün üs­tü­ne yü­rü­ye­rek “dayan” diyor, öz­le­mi­şim se­si­ni… Sen­nur Sezer, Ho­me­ros soyu şair de­di­ği Erol Bü­yük­me­riç’i din­le­me­mi is­ti­yor bir okuma ak­şa­mın­da. Çocuk yü­re­ğiy­le oku­yor Bü­yük­me­riç:

Anne ışı­ğı­nı ört üs­tü­me.
Ka­ran­lık uzak­laş­sın.
Üşü­me­sin düş­le­rim.
Ya­rı­na uya­na­yım se­vinç­ler­le.

Bir tül yu­mu­şak­lı­ğıy­la sa­rı­lı­yor di­ze­le­ri be­de­ni­me. İyim­ser­lik ge­rek­çe­si ya­ra­tı­yor, re­sim­le­ri dü­şü­yor ya­rın­la­ra.

      

Yorum yaz

Zor / Mu­zaf­fer Yegül (2 Yorum)

  1. Güzel kardeşim. İyisin yine. Senden bekleneni fazlasıyla veriyorsun. Kutlarım. Yüreğine, emeğine sağlık. Sevgiyle hep…

    • Hayatlar gelip geçiyor ama insana ait aydınlık düşünceler, güzel anılar, yazılar ve o yazılara değer verenler hep yaşıyor. Biz çalışıyoruz, siz destekliyor ve yüreklendiriyorsunuz! Yazıyla kurulacak daha iyi ilişkinin referansı oluyorsunuz. Sevgiyle ve sağlıkla İsmet Abi.

%d blogcu bunu beğendi: