Yazma Cesareti / Tuğrul Keskin

Büyük halk kültüründen gücünü alarak günümüze akan o “karşı” durma ve öncü olma dili bugünlerde daha sık anlatılmalı, vurgulanmalı. Hem yazarın yapıtına karşı sorumluluğu açısından hem de okura yeniden toplumsal duyarlığını kazandırmak açısından neler yapmak gerektiği konusunda kafa yorulmalı…

Yazma Cesareti / Tuğrul Keskin

Yazma Cesareti *

Uzun­ca bir za­man­dır dost soh­bet­le­ri yahut yazı or­tam­la­rın­da, kül­tür dün­ya­mız­da­ki sığ­lık­tan söz edi­yo­ruz. Bu öy­le­si­ne bir sığ­lık ki ilk genç­lik yıl­la­rı­mız­dan bu yana, eşini me­nen­di­ni gör­me­dik! Sı­ğı­nak­la­rı­mız bile, kü­re­sel­leş­me ve onun kül­tü­rel alan­da­ki uzan­tı­sı post mo­der­nin iş­ga­li al­tın­da. Bu iş­gal­ler­le gelen sığ­lık, ay­nı­laş­mış, tek tip­leş­miş bir sanat/kül­tür or­ta­mı sağ­lı­yor. Böy­le­si­ne can alıcı bir alan­da hem yazar hem de okur açı­sın­dan gi­de­rek so­luk­lan­ma alan­la­rı da tü­ke­ni­yor el­bet­te.

Eko­no­mi­nin (para) ağır mü­da­ha­le­si al­tın­da­ki kül­tü­rel or­tam­lar­da, artık ya­za­rın ne üret­ti­ğin­den daha çok, artı değer üre­tip üret­me­di­ği­ne ba­kı­lı­yor. “Kaç baskı yaptı, ne kadar sattı” içe­ri­ğin bile önün­de bir so­ru­dur artık. El­bet­te okur da bun­dan pa­yı­na dü­şe­ni alı­yor. İş bu­ra­ya in­dir­ge­nip, böyle olun­ca, genç yazar aday­la­rı da doğ­ru­dan bu ay­nı­laş­tır­ma, tek tip­leş­tir­me bas­kı­sı­nın al­tın­da, sa­na­tın iti­raz ve mu­ha­lif di­liy­le hiç ta­nış­ma­dan, hatta çoğu zaman hiç il­gi­len­me­den, doğ­ru­dan vit­rin­de olma, gö­rü­ne­bil­me ça­ba­sı içine gi­ri­yor­lar. Bu bağ­lam­da da hemen her şeyi sa­de­ce gün­cel­lik­le iliş­ki­len­di­rip, tü­ke­ti­yor­lar. Bu da ge­lecek im­ge­si­ni büs­bü­tün ya­ra­lı hale ge­ti­ri­yor. Ge­lecek im­ge­si dur­mak­sı­zın ka­na­yan bir top­lum­sa, ışığa çıkan bütün yol­la­rı­nı bal­çık­la sı­va­yıp, yü­zü­nü hiç bil­me­di­ği bir ka­ran­lı­ğa dö­ne­bi­li­yor.

Kül­tü­rel ala­nı­nın büyük bir ge­le­nek ol­du­ğu ve büyük bir bi­ri­ki­mi ta­şı­dı­ğı­nı, bu bi­ri­kim­le iliş­ki­len­me­den yü­rü­necek yolun kaba bir tek­rar ola­ca­ğı­nı dur­mak­sı­zın söy­le­mek ge­re­ki­yor.

Büyük halk kül­tü­rün­den gü­cü­nü ala­rak gü­nü­mü­ze akan o “karşı” durma ve öncü olma dili bu­gün­ler­de daha sık an­la­tıl­ma­lı, vur­gu­lan­ma­lı. Hem ya­za­rın ya­pı­tı­na karşı so­rum­lu­lu­ğu açı­sın­dan hem de okura ye­ni­den top­lum­sal du­yar­lı­ğı­nı ka­zan­dır­mak açı­sın­dan neler yap­mak ge­rek­ti­ği ko­nu­sun­da kafa yo­rul­ma­lı…

Odak­lan­dı­ğım bu kül­tür eroz­yo­nu ve buna karşı nasıl bir ara­yış için­de ol­ma­lı­yız üze­rin­den ge­çir­di­ğim sı­kın­tı­lı gün­ler­de yazar/şair Aydın Şim­şek’in “Yazma, Ya­rat­ma ve Okuma Ce­sa­re­ti” adlı yeni ki­ta­bı ge­li­ver­di. Ara­dı­ğım pek çok so­ru­nun kar­şı­lı­ğı­nı bul­dum ki­tap­ta. Daha ilk giriş cüm­le­siy­le hem ya­zar­la­ra, hem yazar aday­la­rı­na hem de yaz­ma­nın di­na­mik­le­ri­ne ses­le­ni­yor, şöyle söy­lü­yor:

“…​Uzun so­luk­lu bir yol­cu­lu­ğa çı­kı­yor­sun, üs­te­lik bu yol­cu­lu­ğa seni kimse davet et­me­miş­ken… Yol ay­rım­la­rı­nın bol ol­du­ğu bir or­mana doğru… Pa­ti­ka­lar da senin, geniş yol­lar da… Yem­ye­şil göl kı­yı­la­rın­da din­len­mek de suya has­ret kal­mak da seni bek­li­yor… Ateş için­de ya­nar­ken bir­den buza kes­mek de… Bu yol­cu­luk­ta en yakın dost­la­rı­nın usta birer han­çer ta­şı­yı­cı­sı ol­du­ğu­nu, en çok da on­la­ra sır­tı­nı dön­dü­ğün­de öğ­re­ne­cek­sin…”

Gi­de­rek di­ji­tal­le­şen bir dün­ya­ya ev­ri­lir­ken, es­ki-es­ki­miş yargı ve ön­ka­bul­ler­le “yeni okura” ulaş­ma­nın zor­laş­tı­ğı bir sü­reç­ten de ge­çi­yo­ruz. Yeni oku­run dün­ya­sı­nı keş­fet­mek aynı za­man­da gel­mek­te olan yeni dün­ya­yı da keş­fet­mek­le ne­re­dey­se öz­deş­leş­miş du­rum­da. Bu ne­den­le de hem yazar hem de yeni yaz­ma­ya baş­la­yan­la­rın dün­ya­ya daha içe­ri­den bak­ma­sı, çoklu ve çe­şit­len­miş an­lam­la­rın içine yö­nel­me­si ka­çı­nıl­maz olu­yor…

Aydın Şim­şek, ki­ta­bı­na ver­di­ği ad­lan­dır­may­la da dik­kat çe­ki­yor. “Yazma, Ya­rat­ma ve Okuma Ce­sa­re­ti” bir ba­kı­ma sı­ra­dan­lık­tan uzak dur­ma­nın, daha derin oku­ma­nın ve keş­fe­dil­me­miş ya­zar­lar­la on­la­rın ya­pıt­la­rı­na ulaş­ma­nın ipuç­la­rı­nı da ve­ri­yor. İyi bir ya­za­rın, iyi bir okur ol­mak­la ger­çek­le­şe­ce­ği­ni bu ne­den­le de “okur/ya­zar­lı­ğın” öne­mi­nin al­tı­nı ıs­rar­la çi­zi­yor. Yeni yazar aday­la­rı için “ge­le­ce­ğin mes­lek­le­ri” öne­ri­si­ni de şüp­he­siz dik­ka­te almak ge­re­ki­yor. Çünkü son de­re­ce önem­li bir so­nu­cu ak­ta­rı­yor yazar:

Dünya Eko­no­mik Fo­ru­mu’nun “Ge­le­ce­ğin Mes­lek­le­ri” ra­po­ru­na göre, şu an il­ko­ku­la baş­la­yan ço­cuk­la­rın %65’i henüz var ol­ma­yan mes­lek­ler­de ça­lı­şa­cak. Bu mes­lek­ler­den ba­zı­la­rı­nı anım­sat­mak is­te­rim: Veri Analistle­ri ve Veri Gü­ven­lik­çi­le­ri, Ya­ra­tı­cı­lık Da­nış­man­la­rı, Nes­ne­le­rin İnter­net­çi­si (ya­kın­da nes­ne­ler ara­sın­da doğ­ru­dan bağ­lan­tı­la­rın ger­çek­le­şe­ce­ği ön­gö­rül­mek­te). Nano Tek­no­lo­ji Mü­hen­dis­li­ği, Bi­yo­kim­ya-Bi­yo­me­di­kal ve Ge­ne­tik Mü­hen­dis­li­ği, Robot Mü­hendisliği, Mikro Cer­ra­hi Tıp, Sanal Gü­ven­lik Sis­tem­le­ri, Sanal Eko­no­mi ve Sanal Para Yö­ne­ti­ci­li­ği, İş Sü­rek­li­li­ği Uz­man­lı­ğı, Siber Müş­te­ri Ana­list­li­ği ve Siber Kon­si­yerj, Blog­ger­lık, İçerik Yö­ne­ti­ci­si, On­li­ne Po­li­tik Kam­pan­ya Yö­ne­ti­ci­li­ği, Video Gaze­tecilik, Okul-Ev İliş­ki­ler Uz­man­lı­ğı, Çevre Ye­ni­le­me Uzmanlı­ğı, Yeşil Pa­zar­la­ma­cı­lar, Ener­ji Bro­ker­la­rı, Gaz Top­la­ma Sis­te­mi Ope­ra­tör­le­ri, Mo­le­kül Bi­yo­lo­ji Uz­man­lı­ğı, Yapay Zeka Ya­zı­lım Uz­man­lı­ğı, Yapay Organ Ta­sa­rım­cı­la­rı, Eko­log­luk, Er­go­no­mi Mü­hen­dis­li­ği, Gıda Mü­hen­dis­li­ğin­de­ki yeni ta­sa­rım­lar, Uzay Mü­hen­dis­li­ği, Ener­ji, Medya ve Eğ­len­ce sek­tö­rün­de bek­le­nen güçlü de­ği­şim­ler… Bu gibi yük­sek tek­no­lo­jik atı­lım­la­rın kla­sik eği­ti­mi, hukuk içe­rik­le­ri­ni, etik-es­te­tik de­ğer­le­ri hızla aşındırdı­ğını da gör­me­ye baş­la­dık…”**

Aydın Şim­şek; “Yazma, Ya­rat­ma ve Okuma Ce­sa­re­ti” adlı bu ki­ta­bın­da “ge­lecek im­ge­si­ni” kir­le­te­bi­lecek her tür kül­tü­rel mik­ro­ba karşı bir ko­ru­ma kal­ka­nı oluş­tur­mak is­te­miş sanki…

İşte bütün bun­lar­la ve pa­ra­nın şid­de­ti­ne karşı ya­zın­sal düz­lem­de baş ede­bil­me­nin ve iç­le­ri­miz­de­ki in­sa­ni özü ko­run­ma­nın yön­tem­le­rin­den biri de ve belki de en vaz­ge­çil­me­zi, tozlu raf­lar­dan in­di­rip de­rin­le­me­si­ne oku­ya­ca­ğı­mız baş­kal­dı­ran, lirik me­tin­ler ola­cak. Ye­ni­den ya­rat­ma­nın ce­sa­re­ti, belki de bu okuma ce­sa­re­tin­de gizli!

————————————————————————————————

**Aydın Şim­şek, Yazma Ya­rat­ma ve Okuma Ce­sa­re­ti, Des­tek Ya­yın­la­rı, Ekim 2018.

*ABC, Ekim 2018

      

Yazma Cesareti / Tuğrul Keskin (2 Yorum)

  1. Harikasın usta. İyi ve aranılan duyulmak istenenler var yazında. Kutlarım…

%d blogcu bunu beğendi: