Uzak Haziran / Arif Mete

Uzak Haziran / Arif Mete

öfkeden uzaktı
bakışlarında parlayan
sevdanın ateşi
sen bilmezsin siz bilmezsiniz
onlar bilmezler
ufacık ellerin sıcaklığıdır bilmedikleri
ve uzayan sonsuzluğunda zaman
daralır gün vuran kuytularda
bir çiçek ölür geceleri
kar yağan çırılçıplak saksılarda

solmuş özlemlere karışır da
bulutların gölgesinde bir yıldız
destanlaşır mevsimlerin kucağında
hırsından çıldıran bir kız

şimdi başka iklimlerde yaşar
içimdeki ben
soğur koynumda
ufacık eller
sizin bilmediğiniz kıyılarda
karaya vurur
beni getirmeye giden gemiler
ve o alev dalgalı kıyılarda
içime sızar
ölü çiçeklerin gözyaşları
uzak bir haziran gecesinin
vahşi yoğunluğunda
ezilip ufalıp erir
yüreğimde ağlayan
öksüz bir çocuğun bakışları

belki düşüp ölür
kendi boşluğunda
neden sonra
ellerimi öpmeye gelir geceleri
artık haziran uzak
çiçekler böyle daha güzel
sanki yüreğimde her gün
her sabah her mevsim haziran
onu aratmayan ne
beni susturan kim
“haziran’da ölmek zor” biliyorum
damarlarımı çatlatırcasına
kanım kaynıyor
ya ölürsem daha haziran’a varmadan
ve ölüyorum çekilip bulvarlardan
daracık pencere altlarına

artık saksılara kar yağmıyor
çiçekler yolmuyor saçlarını
sıcacık duruyor hırsından çıldıran
anlıyorum uzak değil haziran