Şiir İnceliğinde | Ahmet İnam

Şiirin inceliğinde yürümek çok zor. Şiir o, en çok açık olan sömürüye. Güzel olan güçsüzdür. Bebektir, çocuktur. Gücün yardımına muhtaçtır. Güçse sömürüye yatkındır. Sömürülünce şiirin masumiyeti biter. İktidarın şiire duruşu, şiirin titreşimleriyle titreşebilen bir duruş olmalıdır. Oysa iktidar-şiir ilişkisindeki açmaz (aporia) şuradadır: İktidar şiirin titreşimlerini duyabilseydi, hiç iktidar olabilir miydi? Şiir şiirleyince iktidar yok olur. Şiir gelince iktidar zail olur.

Şiire öyle bir gideceksiniz ki şiir size gelecek. Gelmiyorsa gidiş boşunadır.

Bedendedir şiir, tendeki moleküllerde titreşir. Çevrededir. Karanlık enerjidedir. Egemen olamazsınız tümüyle. Şiiri tutsak kılamazsınız. Denetim altına alamazsınız. Şiir mühendisliği başladığında ortaya ucube ürünler çıkar; şair, müteşair olur. Şiir, şiirletim baskılarıyla zorlanmış manzumelere dönüşür.

Şiirin inceliğinde bundan dolayı “cambazca” yürüyemezsiniz. Cambazlık denge işidir, tekniktir, bir yorumuyla. Şiir cambazı bize gösteri sergiler yalnızca.

Şiirin inceliğinde yürümek için şiirin çağrısı gerekir. Çağıracak. Yürüyeceksiniz. Yolun bir yanı yozluk, bir yanı kabalık. İki tarafa da kolayca düşebilirsiniz.

Yozluk, şiir malumatı ve önceden devşirilmiş kuramlarla yürümeye kalkıldığında oluşabilir. Şiir muallimleri kolayca bu tarafa düşebilir.

Kabalık, şiir tembelliğinden, duyarsızlığından gelir. Şiir çağırmıştır. Yürürsünüz. Kolaycı, aferin budalası. Değişen titreşimlere sağır, kör, duyarsız. Kabalık kuyusu sizi çağırır hemen.

Şiir evinin kapıları açıktır. Bekler. Sevdayı.

SORU

Bizim evin kapıları aralık
Huzur kaçmış durulmuyor ortalık
Acı girdi, çile girdi, dostlar ah
Gönül açık, niye girmez sevdalık

Bir müteşair olarak kendi serüvenimi söyleyeyim de nokta koyayım:

ARANIYOR
Olmamış diyor şair arkadaşım
Çok fazla “hüzün” kullanmışsın
Acemi söyleyişlerle
Bilindik imgelere dadanmışsın
Dize saplantın var
Uyak takıntın
Balonlarla süslü zorlanmış şirin
Köhne bir kulübeye benziyor şiirin

Selam veriyorum arkadaşa
İçi hüzün dolu şapkamla
Birazdan kalkacak şiir
Her şair yetişmelidir diyorum
Gülüyor fısıldıyor kulağıma
Şair şiire değil şiir şaire yetişmelidir

O gün bu gündür beklerim kaybolanı

Gördünüz mü Ahmet İnam’ı
Bıyığında şiir susamı.

      

Yorum yaz