Öykü ve Hayat | Zafer Doruk

2021 Yılı Dünya Öykü Günü Bil­di­ri­si’ni Zafer Doruk Yazdı…

Öy­kü­nün kay­na­ğı ha­yat­tır. Öy­küy­le hayat bir­bi­ri­ne do­ku­na­rak, bir­bi­ri­ni iz­le­ye­rek iler­ler; bazen biri, bazen öbürü önden gider. Ha­ya­tın kap­sa­dı­ğı alan da öy­kü­nün ça­tı­sı al­tın­da­dır: Giriş, ge­liş­me, sonuç. Do­ğa­rız, ya­şa­rız ve ölü­rüz. Ha­yat­la­rı­mız­da sa­yı­sız öy­kü­ler ya­şı­yo­ruz, öy­kü­ler uy­du­ru­yo­ruz; öy­kü­mü­zün biri bi­ti­yor biri baş­lı­yor, ki­mi­si hâlâ sü­rü­yor. Kendi öy­kü­le­ri­miz var, baş­ka­la­rı­nın öy­kü­le­ri var, baş­ka­la­rı­nın bizim için uy­dur­du­ğu öy­kü­ler var; ya­şa­ya­ma­dık­la­rı­mız, düş­le­ri­ni kur­du­ğu­muz, ta­sar­la­dık­la­rı­mız, ka­çır­dık­la­rı­mız, ıs­ka­la­dık­la­rı­mız var; bazen bir­bir­le­riy­le ke­si­şen öy­kü­le­ri­miz olu­yor. Öykü an­la­tı­cı­sı, ha­ya­tın­da­ki olay yı­ğı­nı ara­sın­dan zih­ni­ne yer­le­şen, gön­lün­de yer eden, unu­ta­ma­dı­ğı, de­ne­yim­le­di­ği, so­nuç­la­rın­dan ders çı­kar­dı­ğı olay­la­rı, an­la­rı, du­rum­la­rı, gö­rün­tü­le­ri se­çi­yor, dil süz­ge­cin­den ge­çi­ri­yor, üs­lu­bu ve an­la­tım bi­çi­miy­le ha­ya­ta ayna tu­ta­cak bir kı­va­ma ge­ti­ri­yor. Ha­ya­tı­mı­zı ya­şar­ken için­den çı­ka­ma­dı­ğı­mız, baş ede­me­di­ği­miz, ak­lı­mı­zın al­ma­dı­ğı, vic­dan­la­rı­mı­za sığ­ma­yan, ada­let duy­gu­mu­zu ze­de­le­yen şey­ler olu­yor, bun­la­rın üze­ri­ne kafa yo­ru­yor, so­ru­lar so­ru­yo­ruz, ya­nıt­lar arı­yo­ruz; is­tek­le­ri­miz, iti­raz­la­rı­mız olu­yor, öykü dün­ya­sın­da­ki ça­tış­ma­lar­da bun­la­rı gö­rü­yor, bazen his­se­di­yo­ruz.

As­lın­da dün­den bu­gü­ne an­la­tı­lan öy­kü­ler bir­bi­ri­ne ek­lem­le­ne­rek büyük bir öy­kü­yü oluş­tu­ru­yor: dün­ya­nın, in­san­lı­ğın öy­kü­sü­nü. Öy­kü­ler de fo­toğ­raf­lar gibi mo­dern çağın hı­zı­na kar­şın za­ma­nın dı­şı­na çı­ka­rak bize başka bir ha­ya­tın da ola­bi­le­ce­ği­ni gös­te­ri­yor.

İnsan­da hi­ka­ye­ler uy­dur­ma, hi­ka­ye­ler an­lat­ma is­te­ği ilk­çağ­lar­dan beri var: in­sa­na iliş­kin iç­gü­dü­sel, doğal bir özel­lik. Dün­ya­yı an­la­ma, va­ro­lu­şu­na bir anlam arama ça­ba­sı. Merak, ha­yal­ler, düş­ler, san­rı­lar. Mit­le­rin, des­tan­la­rın, ef­sa­ne­le­rin, ma­sal­la­rın te­me­lin­de bu an­lat­ma is­te­ği ya­tı­yor. İnsa­nın dün­ya­da­ki yal­nız­lı­ğı­na bul­du­ğu iyi ça­re­ler­den biri.

Mo­dern çağın hayat tar­zıy­la bir­lik­te öykü an­lat­ma bi­çim­le­ri, zaman, mekan al­gı­sı da de­ğiş­ti. Öykü, gü­nü­müz­de büyük kent­le­rin dar ko­ri­dor­la­rın­da, sı­kış­mış, itil­miş ha­yat­la­rın kü­me­len­di­ği va­roş­lar­da za­ma­nın hı­zı­na karşı ken­di­ne ve­rim­li ve geniş bir alan buldu. Öykü yazma is­te­ği azal­ma­dı­ğı gibi gü­nü­müz­de daha canlı gö­rü­nü­yor; çe­şit­li­li­ğiy­le, ve­rim­li­li­ğiy­le, geniş an­la­tım ola­nak­la­rıy­la diğer ya­zın­sal tür­le­rin ge­ri­sin­de kal­mı­yor, öne­mi­ni ko­ru­yor. Ge­le­nek tü­müy­le göz ardı edil­me­se de “olay” ağır­lı­ğı öy­kü­nün sır­tın­dan büyük öl­çü­de atıl­dı, ya­şa­nıp bit­miş bir ola­yın ki­şi­nin iç dün­ya­sı­nı nasıl et­ki­le­di­ği­ne, ge­ri­de bı­rak­tı­ğı ay­rın­tı­la­ra, iç ça­tış­ma­la­ra, iç ey­lem­le­re odak­la­nıl­dı.

Öy­kü­nün var­lık ne­de­ni in­san­dır, do­ğa­sın­da insan var­dır, in­san­lı­ğın doğal ve ortak özel­lik­le­ri­ni yan­sı­tan ev­ren­sel te­ma­lar içe­rir: İnsana ay­rım­cı, cin­si­yet­çi, ırkçı, tu­tu­cu bir an­la­yış­la yak­laş­maz, ön­yar­gıy­la bak­maz; inanç­la­ra, top­lum­sal kim­lik­le­re, bi­rey­sel ter­cih­le­re saygı duyar; in­sa­nın in­sa­nı, in­sa­nın do­ğa­yı sö­mür­me­si­ne karşı durur; ya­şa­dı­ğı­mız dün­ya­yı an­la­ma­mız, ters giden bir şey­le­rin far­kı­na var­ma­mız ko­nu­sun­da bize des­tek olur. Ya­za­rı hangi inanç­tan, ide­olo­ji­den yana olur­sa olsun, iyi bir öykü yaz­mış­sa -öy­kü­de hiç sözü edil­me­miş de olsa- öy­kü­yü oku­yup bi­tir­dik­ten sonra içi­miz­de sev­gi­den, ba­rış­tan yana yeni bir umut ye­şe­rir.

Ha­ya­tı­nı­zın öy­kü­sü uzun ömür­lü olsun. Öykü gü­nü­nüz kutlu olsun.