Kenan Sarıalioğlu

Şair, yazar ve çevirmen. 22 Kasım 1946, Of / Trabzon doğumlu. Beş yaşındayken babasını yitirdiğinden dedesi ile amcasının yanında büyüdü. Of Merkez İlkokulu (1958), Ankara Yenimahalle Mustafa Kemal Lisesini (1966)  bitirdi. Bir süre İnşaat Mühendisliğinde, bir süre de Kimya Mühendisliğinde okuduktan sonra askere gitti. Askerde, Hasan Ali Yücel’in “İyi Vatandaş İyi İnsan” adlı yapıtını okuduğu için, ‘eski bir komünistin’ kitabını okumakla suçlanarak, görev yeri olan İstanbul’dan Tekirdağ’daki Saray Kışlasına sürüldü. Askerlikten sonra “Materyalizm ve Ahlâk” adlı lisans tezi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü (1979) bitirdi. Birçok işe girdi çıktı. Gemi Yapım Meslek Lisesinde öğretmen, banka memuru, bira fabrikasında işçi, Trabzon Limanında şef yardımcısı, Karadeniz Eğitim Fakültesinde öğretim görevlisi (1984-87), Güneş gazetesinde yurt haberleri servisi şefi (1988-89), Trabzon Belediyesinde Kültür Müdürü (1990-95), Trabzon İl Kültür Müdürü (1996-97), 1998’den sonra Gümüşhane İl Kültür Müdürü olarak görev yaptı ve emekliye ayrıldı. Emeklilik döneminde doktora eğitimini tamamladı ve Mardin Artuk Üniversitesi Felsefe Bölümünde Öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Evli ve üç çocuk babası olan Sarıalioğlu sanatta ödüle karşı olduğu ilkesiyle yarışmalara katılmadı. Halen Kasabadan Esinti dergisi yayın kurulu, İnsan Hakları Derneği ile Edebiyatçılar Derneği üyesidir.

“Sarhoş ve Gece” adlı ilk şiiri, Yeditepe dergisinde (Şubat 1972), sonraki ürünleri de Dergâh, Kıyı, Nar, Edebiyat ve Eleştiri, Güldiken, Mavi Portakal, İnsancıl, Uç, Agora, Kaşgar, Kül, E, Son Kişot, Ada, Mor Taka, Adam Sanat, Bahçe, Cumhuriyet Kitap, Yeni Biçem, İnsan, Gösteri, Mavi Portakal, Mühür, Kitap Zamanı, Kasabadan Esinti vd. dergilerde yayımlandı. “Gecekonduda Ölüm” başlıklı şiiri Ferhat Tunç tarafından bestelendi. Kimi şiirleri Gürcüceye ve bazı yabancı dillere çevrildi.

“Kenan Sarıalioğlu’nun altmışlı yıllardan bugüne dek yazdığı bu ilginç şiirler, çevremizde az rastlanır bir acıyı yazın dünyamıza getiriyor. Ozan kendine özgü bir şiir dünyası yaratmış. Doğaya, sevgiye, öbür insansal duygulara metafiziksel bir nitelik vermiş. Şiirlerinin hemen tümü okuyanı düşünmeye yöneltiyor. Kusursuz bir dil, olgunlaşmış biçim anlayışı bütün şiirlerinde dikkati çekiyor.” (Cahit Külebi)

“Kenan Sarıalioğlu ‘Issız İnsan Ormanında’ adlı yeni yapıtında, yaşama, soruların yol gösterici güneşinde bakıyor. Edindiği deneylerden, okumalardan, yaşama ilişkin bilgilerden yola çıkarak şiirsel tatlara, yeni ufuklara götürüyor bizleri. Kimi zaman, yaşama oyununun kurallarını arayan bir insan, kimi zaman da tüm insanlığa seslenen, bilginin çilesini çeken, değerini bilen bir bilge olarak çıkıyor karşımıza. Soru sormuyor ama çağdaş, yapıcı görüşler içeren düşünceleriyle insanı ve yaşamı sorguluyor.” (Orhan Tüleylioğlu)

ESERLERİ:

ŞİİR: Metafizik ve Gülümseme (1994), Ayna Rubaileri (1995), Kara Zaman Şiirleri (2006), İçdeniz (Fransızcaya çev. Ali Osman Durmuş, 2006), Fosil ve Toz (resimleyen: Hakan Sümer, 2006), Uçurum Canbazı (Toplu Şiirler, 2006), Temmuz Sağanakları (2015).

DENEME: Issız İnsan Ormanında (1999), Materyalizm ve Ahlâk – Betimsel Bir Etik Denemesi (1999).

ÇEVİRİ: Bir Çöl Rüzgârı Ömrümüz (Ömer Hayyam’dan, 1995), Sabahın Gizeminden Doğanlar (Nietzsche’den, 1998), Doğmuş Olmanın Sakıncası (Cioran’dan, 1998), Ateş ve İpek (Sâdi’den, 1999), Hiçkimse ve Dolunay (Mevlâna’dan, 1999), Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine (Cioran’dan, 2001), Varolma Eğilimi (Cioran’dan, 2002), Soğuk Kül (Chamfot’dan, 2003), Can Yücedir Göklerden (Mevlâna’dan, 2004), Kahraman Sokrates Nietzsche (M. Guérin’den, 2005), Gün Doğmadan (J. Derrida’dan, 2005), Aşk ve Güzellik (Şeyh Galip’ten, 2005), Bir Hoş Seda (Bâki’den, 2005), Ya Hazreti Hak Ya Hazreti Aşk (Nesimî’den, 2005), Gülistan (Sadî’den, 2005), Sıcak Gözyaşları (J. Prévert’den, 2005), İnsan: Çoğul ve Tekbaşına (Nietzsche’den, 2006), Müslüman Meryem (M. Dousse’ten, 2006), Gün Doğmadan (J. Derrida’dan, 2006), Kahraman Sokrates: Nietzsche (M. Guérin’den, 2006).

DERLEME: Tebessüm, Sırıtma ve Ötesi: Cioran (2005), Mutlu ve Muzdarip: Nietzsche (2005), Nietzsche (2006)

SÖZLÜK: Varoluşçuluk Temel Kavramlar (2005).

DİL İÇİ UYARLAMA: Hiçkimse ve Dolunay (Mevlâna’dan, 1999), Ateş ve İpek (Sâdi’den, 1999), Gülışığı (Hafız’dan, 2000), Yüzünde Işır İki Cihan (Hafız’dan, 2003), Uykusuz Aştık Geceyi (Sâdi’den, 2003), Gülistan (Sâdi’den, 2005), Can Yücedir Göklerden (Mevlâna’dan, 2005), Aşk ve Güzellik (Şeyh Galip’ten, 2006).

KAYNAK: Ali Mustafa / İlk Şiir Kitabı ‘Metafizik ve Gülümseme’ Üzerine Kenan Sarıalioğlu ile Söyleşi (Kıyı, Ekim 1994), Atilla Birkiye / Şiir Hep Kurtarıcıdır (Cumhuriyet, 29.2.1996), Doğan Hızlan / Şairler Düelloda Ölür (Hürriyet, 29.2.1996), Özen Yula / Bir Rüzgâr Çölü Günümüz (Kitap-lık, sayı: 23-24, 1996), Sina Akyol / Dolaylı Anlatımlar (Varlık, Mart 2000), Orhan Tüleylioğlu / Bir Türküyüm Aklın Okuduğu – Rasim Şimşek / Kenan Sarıalioğlu’nun Şiiri – Engin Turgut / Külrengi Ufukların Filozof Şairi (Cumhuriyet Kitap, 1.6.2000), Rasim Şimşek / Kenan Sarıalioğlu’nun Şiiri (Cumhuriyet Kitap, 1.6.2000), Ahmet Ayvacı / Kenan Sarıalioğlu ile Söyleşi (Uç Dergisi, sayı: 11, 2001), Dr. Mustafa Duman / Trabzon’u Anlatan Birkaç Kitap (Cumhuriyet Kitap, 11.7. 2002), Vitrindekiler (Cumhuriyet Kitap, 3.2.2005), Cevat Çapan – Hilmi Yavuz – Fikret Hakan – Veysel Usta – Ali Osman Durmuş – Raif Özben – Sina Akyol- Ercan Yılmaz – Engin Turgut – Serdar Bedii Omay-Asuman Omay – Hüseyin Atabaş
– Baki Asiltürk – Nihat Genç – M. Fatih Kanter – Murat Batmankaya – Aydın Afacan  – Ertuğrul Aydın – Hayrettin
Orhanoğlu – Sadık Erol Er – Bahar Cankurt Orhanoğlu – Süreyya Tamer – Arzu Alkan – Sakine Korkmaz – Ozan Kemal Sarıalioğlu – Rahman Işık Sarıalioğlu – Sema Sarıalioğlu / Dosya: Kenan Sarıalioğlu (Ada, Trabzon, Yaz 2006), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).

Ayrıca, Elzibieta Szczygiet tarafından Polonya’da hakkında bir yüksek lisans tezi hazırlandi  (1997).

Kenan Sarıaloğlu Şiirinden Bir Örnek:

Bugün – Yarın

Duydun mu
Şarkısını çayırların
Henüz yeşermemiş?

Gördün mü
Dağların raksını
Düğününde kanlı buğdayların,
Daha doğmamış
Bir güneşin önünde?

Ben duydum
Ve gördüm:

Bir deri bir kemik
Göçmen bir çocuğun yüzünde.

Varlık-Hiçlik Gazeli

Hiçlik
Varlığa dokundu
İkiye ayrıldı Varlık:
İnsan ve toprak!

Varlık
Hiçliğe açıldı
Okundu şiir olarak.

Ve şair:
Ben hayal olsam, dedi
Sen yürürken gözlerin ufuklarda!

Yorum yaz

Tavsiye

Kural / Halil Genç