He­pi­miz Bi­li­yor­duk | Muzaffer Yegül

Kuru ekmek, do­ma­tes, zey­tin kur­şun­la­nı­yor. Deniz vu­ru­lu­yor ye­ni­den. Hi­ka­ye­ler do­yur­maz oldu. Za­ma­nın en kö­tü­sün­de umut­suz­lu­ğun kışı. Ha­pis­ha­ne ya­şa­mı yet­mi­yor! Puşt­luk ya­rı­şı­yor mafya ile. Ölmek ve öl­dür­mek üze­ri­ne gü­zel­le­me­ler­le yü­cel­ti­len er­ke­ğin “kah­ra­man” lığı sahne alı­yor. Algı de­ğiş­tir­me ope­ras­yo­nu al­kış­lar­la se­mir­me­nin key­fin­de. Ka­nık­sa­ma duy­gu­su deh­şe­tin içine yer­leş­ti. Ölen­le­re bor­cu­muz ço­ğa­lı­yor gün­be­gün. Gro­tesk im­ge­miz gö­rü­nü­yor “abi­cim adın ne” di­ye­nin kirli ay­na­sın­da. Katil “içimi so­ğut­tum” der­ken Deniz bir daha ölü­yor. Ma­r­qu­ez’in Kır­mı­zı Pa­zar­te­si ro­ma­nı her gün ya­zı­lı­yor ye­ni­den. Ci­na­ye­ti he­pi­miz gör­dük. He­pi­miz bi­li­yor­duk, boş­ver­miş­li­ği­miz­le, umur­sa­maz­lı­ğı­mız­la… Ger­çek­lik al­gı­sı du­var­la­ra çar­pı­yor kü­çü­len ek­me­ğin si­ya­se­tin­de. Ters­yüz ya­ban­cı­laş­ma­da kur­ta­rı­la­mı­yor masum yüzlü genç emek­çi kadın. Göçük ada­le­te tes­li­mi­yet, salya sümük mü­si­laj için­de de­be­le­ni­yor.

Doz aşımı piş­man­lık­la­rı bü­yüt­me­den, üç doz değil, beş doz değil, yüz­ler­ce doz aşı gerek. Omur­ga gerek önce… Ap­tal­lık ça­ğı­nı yı­ka­rak, ka­ran­lı­ğı boğ­mak için. Bi­ti­ri­le­me­yen yeni dünya öz­le­mi küf­re­di­yor eti­ket­le­nen duy­gu­la­rın için­den.

He­pi­miz Bi­li­yor­duk | Muzaffer Yegül (1 Yorum)

%d blogcu bunu beğendi: