Bozkırdaki Çekirdek: Köy Enstitüleri

Bozkırdaki Çekirdek: Köy Enstitüleri

Bozkırdaki Çekirdek: Köy Enstitüleri

Hüseyin Tuncer

 

Köy Ens­ti­tü­le­ri de­ni­lin­ce, ak­lı­ma hemen Kemal Tahir’in Boz­kır­da­ki Çe­kir­dek ro­ma­nı gelir. Ro­man­da Çan­kı­rı, Kas­ta­mo­nu ve Çorum top­rak­la­rı­nın bir­leş­ti­ği yerde, Keşiş Düzü’nde ku­ru­lan Du­man­lı­bo­ğaz Köy Ens­ti­tü­sü’nde ya­şa­nan­lar an­la­tı­lır. “Hiç çe­kir­de­ği olsa, boz­kır, boz­kır kalır mı?” cüm­le­si, ro­ma­nın ha­re­ket nok­ta­sı ola­rak be­li­rir. Te­mel­de köyü ve köy­lü­yü ta­nı­ma­yan si­ya­set­çi­le­re ve ay­dın­la­ra yö­ne­lik eleş­ti­ri dik­kat çeker; ay­dın- halk ça­tış­ma­sı öne çıkar. Bu bakış tarzı da biz­le­ri Yakup Kadri’nin Yaban’ına gö­tü­rür.

Köy­lü­nün eği­til­me­si, üre­ti­me kat­kı­da bu­lun­ma­sı, çağ­daş uy­gar­lık dü­ze­yi­ne çı­ka­rıl­ma­sı gibi te­men­ni­ler, İsmail Hakkı Ton­guç’a esin kay­na­ğı olur; eği­tim yolu ile Can­lan­dı­rı­la­cak Köy’ün ya­zıl­ma­sı­na ve­si­le olur. Kemal Tahir’e göre, Köy Ens­ti­tü­le­ri uy­gu­la­ma­sıy­la dev­let, mil­le­ti kul­lan­mış­tır; Kerim dev­let sö­mü­ren dev­let ko­nu­mu­na gel­miş­tir. Bu yüz­den, Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ku­ru­luş bi­çi­mi­ne kar­şı­dır; mil­le­tin al­da­tıl­ma­sı­na kar­şı­dır; dev­le­te, so­rum­suz­lu­ğu­nun he­sa­bı­nı sor­ma­ya ça­lı­şır.

Kemal Tahir, köy­lü­nün azla ye­tin­me, çi­le­ler­den yük­sün­me­me ve ta­bi­at­la mü­ca­de­le etme gibi ni­te­lik­le­ri­nin sö­mü­rül­me­si­ne kar­şı­dır. Uy­gu­la­ma­da köy­lü­yü tek­nik­ten uzak tut­mak, köyde kal­ma­sı­nı arı­cı­lık, zi­ra­at­çı­lık ve hay­van­cı­lık­la uğ­raş­ma­sı­nı sağ­la­mak fik­ri­ne sıcak bakar. Tarım top­lu­mun­da “köylü mil­le­tin efen­di­si­dir” an­la­yı­şı­nın ger­çek an­lam­da ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si­ni ve ya­şan­ma­sı­nı ister.

Köy Ens­ti­tü­sü dü­şün­ce­si­nin kay­na­ğın­da, Türk köy­lü­sü­nü, canı kanı pa­ha­sı­na sö­mür­gen­ler­den te­miz­le­di­ği, ana­yur­du­na daha bir bi­linç­le sahip kılma is­te­ği yat­tı­ğı­nı be­lir­ten Vedat Gün­yol (Ça­la­ka­lem, s.73), Köy Ens­ti­tü­le­ri­ne ‘ko­mü­nist ya­ta­ğı’ ola­rak ba­kıl­dı­ğı gibi, Kemal Tahir’in de bu ens­ti­tü­le­re birer ‘Nazi yu­va­sı’ gö­züy­le ba­kı­lan an­la­yı­şa/dü­şün­ce­ye ka­tı­lı­yor ol­ma­sın­dan do­la­yı, Boz­kır­da­ki Çe­kir­dek ro­ma­nı­na olum­suz bir tavır ser­gi­le­mek­te­dir. Kemal Tahir’in eleş­ti­rel yak­la­şım­la­rı, es­ki­den ol­du­ğu gibi, gü­nü­müz­de de öne­mi­ni ko­ru­mak­ta­dır. Kısa bir de­ğin­me­den sonra, asıl ko­nu­muz olan Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ku­ru­luş, iş­le­yiş ve ka­pa­tı­lış sü­re­ci­ni göz­den ge­çi­re­bi­li­riz.

“Köy Ens­ti­tü­le­ri ki­mi­le­ri­nin sa­vun­du­ğu gibi ‘dev­rim okul­la­rı’ de­ğil­di. 2. Dünya Sa­va­şı ba­şın­da ka­pa­lı köy eko­no­mi­si­ni can­lan­dır­mak, köyü ka­pi­ta­list pa­za­ra açmak, kır­sal alan­da üre­ti­mi art­tır­mak, köy in­sa­nı­nı yüz yıl­la­rın şart­lan­ma­la­rın­dan kur­ta­rıp temel bir takım bil­gi­ler­le do­nat­mak ereği ile ku­rul­du Ens­ti­tü­ler.”(Gül­te­kin Ga­zi­oğ­lu, Köy Ens­ti­tü­lü Ya­zar­lar Ozan­lar, s. IX).

Kemal Bur­kay’a göre, “Eği­tim ala­nın­da­ki bu ku­rum­lar, top­lu­mun o dö­nem­de­ki ko­şul­la­rı­nın, ge­rek­sin­me­le­ri­nin bir ba­kı­ma zor­lan­ma­sıy­la, bir takım araş­tır­ma ve de­ne­me­le­rin so­nu­cu ola­rak or­ta­ya çık­mış­tır (Köy Ens­ti­tü­lü Ya­zar­lar Ozan­lar, s.4).

El­de­ki ve­ri­ler, 1935 yı­lın­da nü­fu­sun % 83’ünün köy­ler­de ya­şa­dı­ğı­nı ve okur -ya­zar ora­nı­nın % 20 ol­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir. Bunun ya­nın­da Top­rak Re­for­mu gi­ri­şim­le­ri­nin Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin or­ta­ya çık­ma­sın­da et­ki­li ol­du­ğu öne sü­rül­mek­te­dir. Bu yıl­lar­da okur-ya­zar­lık ora­nı­nı art­tır­mak üzere, eğit­men kurs­la­rı de­ne­me­si­ne baş­vu­ru­lur, ar­dın­dan Köy Ens­ti­tü­le­ri dev­re­ye girer. “Köy öğ­ret­me­ni ve köye ya­ra­yan diğer mes­lek­le­rin er­ba­bı­nı ye­tiş­tir­mek” ama­cı­na yö­ne­lik ça­lış­ma­lar hız­la­nır. Köy Ens­ti­tü­le­ri kır­sal ke­sim­de yeni ve ileri tek­nik yön­tem­le­ri uy­gu­la­ya­cak kad­ro­la­rı ye­tiş­tir­me­ye gay­ret eder. Köy Ens­ti­tü­le­ri, bu amaç­la ku­rul­muş olur. İsmail Hakkı Ton­guç ve ar­ka­daş­la­rı­nın bu ya­pı­lan­ma­da payı ve rolü bü­yük­tür, emeği yad­sı­na­maz.

Köy Ens­ti­tü­le­ri 1940 yı­lın­da ku­rul­ma­dan önce, “köy için eği­tim” ko­nu­sun­da ça­lış­ma­lar var­dır. 1923’te İzmir’de top­la­nan Tür­ki­ye İkti­sat Kong­re­si’nde bu ko­nu­da ka­rar­lar alı­nır. Çift­çi­li­ğin uy­gu­la­ma­lı ola­rak öğ­re­til­me­si be­nim­se­nir. Mus­ta­fa Ne­ca­ti (Uğu­ral)’nin Ma­arif Ve­kil­li­ği sı­ra­sın­da (1925-1929), Kay­se­ri Zin­cir­de­re kö­yün­de bir Köy Mu­al­lim Mek­te­bi açı­lır (1926), 1932 yı­lın­da ka­pa­tı­lır. 1927’de ise, De­niz­li Erkek Mu­al­lim Mek­te­bi, Köy Mu­al­lim Mek­te­bi’ne dö­nüş­tü­rü­lür, 1933 yı­lın­da ka­pa­tı­lır. Aynı yıl, Ma­arif Ve­ki­li Dr. Reşit Galip (1932-1933) Mın­tı­ka Mu­al­lim Mek­tep­le­ri ku­rul­ma­sı­nı ta­sar­lar, ancak uy­gu­la­ma­ya ko­ya­maz. 1936’da Saf­fet Arı­kan (1935-1938)’ın ba­kan­lı­ğı dö­ne­min­de, Es­ki­şe­hir’in Mah­mu­di­ye kö­yün­de bir Eğit­men Kursu açı­lır, aynı yıl İzmir Kı­zıll­çul­lu’da ve Es­ki­şe­hir Çif­te­ler’de Köy Öğ­ret­men Mek­tep­le­ri eğim ve öğ­re­ti­me baş­lar. Bun­la­ra 1938 yı­lın­da Trak­ya/Lü­le­bur­gaz-Ke­pir­te­pe, 1939’da Kas­ta­mo­nu-Göl­köy Öğ­ret­men Mek­tep­le­ri ek­le­nir. Bu mek­tep­ler son­ra­dan Köy Ens­ti­tü­le­ri­ne dö­nüş­tü­rü­le­rek fa­ali­yet gös­te­rir­ler. Bu­ra­lar­dan ye­ti­şecek öğ­ret­men­ler, köy­le­rin sos­yal ve eko­no­mik yön­den ge­liş­me­si­ne kat­kı­da bu­lu­na­cak­lar; uy­gu­la­ma­lı ola­rak kazma, kürek, çapa, keser kul­la­na­rak köy­lü­ye hiz­met ede­cek­ler­dir. Bun­lar, 17 Nisan 1940 ta­rih­li ve 3803 Sa­yı­lı Kanun’la ku­ru­la­cak olan Köy Ens­ti­tü­le­ri’ne dö­nüş­tü­rü­lür­ler. 1940-1948 yıl­la­rı ara­lı­ğın­da ku­ru­lan Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin sa­yı­sı yirmi bire ula­şır. Ata­türk’ün ölü­mün­den sonra Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­na ge­ti­ri­len Hasan Âli Yücel dö­ne­min­de, Köy Ens­ti­tü­le­ri önem­li bir işlev yük­le­nir. 1940’lı yıl­lar­da etkin olan bu ens­ti­tü­ler, DP dö­ne­min­de ka­pa­tı­lır. Dö­ne­min Millî Eği­tim Ba­ka­nı Tev­fik İleri (1950-1953, 1957, 1959) ens­ti­tü­le­ri Köy Öğ­ret­men Okul­la­rı’na dö­nüş­tü­rür.

Köye, köy­lü­ye ve ül­ke­ye hiz­met edecek an­la­yı­şa des­tek ve­recek olan Köy Ens­ti­tü­le­ri, za­ma­nın Ma­arif Ve­ki­li Hasan Âli Yücel ile İlk Ted­ri­sat Umum Mü­dü­rü (İlköğ­re­tim Genel Mü­dü­rü) İsmail Hakkı Ton­guç ta­ra­fın­dan hi­ma­ye edi­lir. Hasan Âli Yücel (1987-1961) şair, yazar ve eği­tim­ci­dir; öğ­ret­men­lik, mü­fet­tiş­lik, Me­bus­luk (mil­let­ve­kil­li­ği) ve Ma­arif Ve­kil­li­ği (1938-1946) yap­mış­tır. Doğu’nun ve Batı’nın kül­tür, ede­bi­yat, fikir ve fel­se­fe­si­ni iyi bilen bir ya­zar­dır. Ba­kan­lı­ğı dö­ne­min­de bu bi­linç­le ha­re­ket etmiş, klâ­sik­le­ri di­li­mi­ze ka­zan­dır­mış­tır.

İsmail Hakkı Ton­guç (1897-1960) öğ­ret­men­lik, genel mü­dür­lük (1936-1946),Talim Ter­bi­ye He­ye­ti Üye­li­ği gö­rev­le­rin­de bu­lun­muş eği­tim­ci ve ya­zar­dır. Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ku­ru­luş ve iş­le­yi­şin­de emeği olan Ton­guç’un Tür­ki­ye’de öğ­ret­men ye­tiş­tir­me işi­nin ta­rih­çe­si, eğit­men ye­tiş­tir­me me­se­le­si ile bir­lik­te Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin özel­lik­le­ri­ni be­lir­ten ve köyün eği­tim yo­luy­la içten can­lan­dı­rıl­ma­sı­na iliş­kin görüş ve dü­şün­ce­le­ri içer­me­si ba­kı­mın­dan Can­lan­dı­rı­la­cak Köy ile Köyde Eği­tim adlı eser­le­ri, büyük önem ta­şı­mak­ta­dır. Köy Ens­ti­tü­lü yazar ola­rak Talip Apay­dın’ın Ton­guç hak­kın­da­ki şu söz­le­ri, sa­nı­yo­rum her şeyin öze­ti­dir: ”Issız Ana­do­lu top­ra­ğı­nın bir­çok kö­şe­le­rin­de Ha­sa­noğ­lan kı­rın­da, Çif­te­ler’in Ha­mi­di­ye kö­yün­de, Kay­se­ri’nin Pa­za­rö­ren’inde, Sivas’ın Yıl­dı­ze­li dü­zün­de… Daha bir çok yurt kır­la­rın­da, Trak­ya’nın Ke­pir­te­pe’sinde 1940’tan sonra, ağaç­lar bü­yü­yor, çi­çek­ler açı­yor, tar­la­lar ye­şe­ri­yor­du. Bu bah­çe­le­rin baş bah­çı­va­nı Hakkı Ton­guç’tu. Yüz­ler­ce yıl­dır hiç­bir dev­let­li­nin, hiç­bir so­rum­lu­nun ak­lı­na gel­me­yen bu yurt kö­şe­le­ri­ne uy­gar­lı­ğın ilk elini uza­tan, in­san­ca ya­şa­ma­nın ilk to­hu­mu­nu atan bah­çı­van Hakkı Ton­guç’tu. Ora­lar­da elekt­rik ışığı yakan ova­la­ra sular akı­tan, de­de­den gör­dü­ğü­nü sür­dü­ren Ana­do­lu köy­lü­sü­nün gözü önün­de kö­yü­nün yanı ba­şı­na uy­gar­ca ya­şa­ma­yı, bil­me­yi, dü­şün­me­yi ge­ti­rip koyan koca bah­çı­van Hakkı Ton­guç’tu.”

1940 yı­lı­na kadar (İzmir- Kı­zıl­çul­lu, Es­ki­şe­hir- Çif­te­ler, Lü­le­bur­gaz- Ke­pir­te­pe, Kas­ta­mo­nu- Göl­köy, Ma­lat­ya- Ak­ça­dağ, An­tal­ya- Aksu, Lâ­dik- Ak­pı­nar, Ada­pa­za­rı-Ari­fi­ye, Vak­fı­ke­bir-Be­şik­dü­zü, Kars- Cı­la­vuz, Bah­çe- Dü­zi­çi, Is­par­ta- Gönen, Ba­lı­ke­sir- Sa­vaş­te­pe, Kay­se­ri- Pa­za­rö­ren Köy Ens­ti­tü­sü) on dört Köy Ens­ti­tü­sü; 1941’de (Yıl­dı­ze­li- Pa­muk­pı­nar, Er­zu­rum- Pulur), 1944’te (Er­ga­ni- Dicle, Ay­dın-Or­tak­lar), 1948’de ise Van- Erciş Köy Ens­ti­tü­le­riy­le bir­lik­te ül­ke­miz­de yirmi bir Köy Ens­ti­tü­sü­nün ku­rul­muş ol­du­ğu gö­rü­lür. 1942 yı­lın­da Bölge Mek­tep­le­ri için öğ­ret­men, mü­fet­tiş ye­tiş­tir­mek ve reh­ber­lik yap­mak üzere, Ha­sa­noğ­lan Köy Ens­ti­tü­sü’ne bağlı ola­rak açı­lır. 1945-1947 yıl­la­rı ara­lı­ğın­da, üç dev­re­de 213 mezun verir. Ocak 1945’ten iti­ba­ren üç ayda bir Köy Ens­ti­tü­le­ri Der­gi­si’ni çı­ka­rır.

Köy Ens­ti­tü­le­rin­de öğ­ret­men­den başka, Köy Sağ­lık Me­mur­la­rı Kolu dev­re­ye girer. 1943’te Ma­lat­ya- Ak­ça­dağ, Er­zu­rum- Pulur, İzmir- Kı­zıl­çul­lu, An­ka­ra-Ha­sa­noğ­lan’da; 1944’te Kas­ta­mo­nu- Göl­köy, Es­ki­şe­hir- Çif­te­ler, Ko­ca­eli- Ari­fi­ye Köy Ens­ti­tü­le­rin­de açı­lan bu mek­tep­ler, 1947’de Kı­zıl­çul­lu ve Ha­sa­noğ­lan dı­şın­da­ki­ler ka­pa­tı­lır. 1951 yı­lı­na kadar bu mek­tep­ler­den 1.599 sağ­lık me­mu­ru mes­lek ha­ya­tı­na gir­miş olur.

Ens­ti­tü­ler­de resmî eği­tim prog­ra­mı 1943 yı­lın­da yü­rür­lü­ğe girer; beş yıl­lık sü­re­nin 114 haf­ta­sın­da kül­tür ders­le­ri (Türk­çe, Tarih, Coğ­raf­ya, Yurt­taş­lık, Ma­te­ma­tik, Fizik, Kimya, Re­sim-İş, Müzik, Beden Eği­ti­mi, Öğ­ret­men­lik Bil­gi­si, vb.), 58 hafta Zi­ra­at ders ve ça­lış­ma­la­rı (Tarla Zi­ra­atı, Bahçe Zi­ra­atı, Sa­na­yi Bit­ki­le­ri Zi­ra­atı, Kümes Hay­van­la­rı Bil­gi­si, Arı­cı­lık ve İpek Bö­cek­çi­li­ği, Ba­lık­çı­lık ve Su Ürün­le­ri, Zi­ra­at Sa­nat­la­rı), 58 hafta ise, tek­nik ders ve ça­lış­ma­lar (Köy Dül­ger­ci­li­ği, Köy Ya­pı­cı­lı­ğı, Köy El Sa­nat­la­rı) ve­ri­lir. Karma Eği­tim, 1950’den sonra, kız­la­rın Kı­zıl­çul­lu ve Be­şik­dü­zü’nde top­lan­ma­sıy­la kal­dı­rıl­mış olur. O dö­ne­mi ya­şa­yan bir kişi ola­rak Emin Soy­sal, köy mu­al­lim­le­ri­nin mil­li­yet­çi, de­mok­rat ruhlu, ide­alist, mü­te­va­zı, ah­lâk­lı be­ce­rik­li ve pra­tik ol­ma­la­rı ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nür; ders­le­rin az, öz, ha­yat­la iç içe bil­gi­ler içer­me­si ge­rek­ti­ği­ni sa­vu­nur.

İsmet Paşa, baş­ve­kil ve cum­hur reisi ola­rak eği­tim­le ya­kın­dan il­gi­le­nir; köyde eği­tim ve tek­nik üze­rin­de durur. Köy Ens­ti­tü­le­ri İsmail Hakkı Ton­guç’la, Tek­nik Okul­lar ise Rüştü Uzel’le ivme ka­za­nır. Bu dev­re­de ma­arif ve­kil­le­rin­den Mus­ta­fa Ne­ca­ti (1925-1929) ile Reşit Galip (1932-1933) ve Saf­fet Arı­kan (1935-1938) Bey­le­rin eği­ti­me olum­lu kat­kı­la­rı gö­rü­lür. Ata­türk’ün de ya­kın­dan il­gi­len­di­ği köy mu­al­lim­le­ri ye­tiş­tir­me eği­li­mi, 1940’lı yıl­lar­da yay­gın­lık ve say­gın­lık ka­za­nır. İsmet İnönü, Köy Ens­ti­tü­le­ri’ni cum­hu­ri­ye­tin eser­le­ri için­de en kıy­met­li­si ola­rak gör­dü­ğü­nü be­lir­tir. Köy Ens­ti­tü­le­ri’nden ye­ti­şen­le­rin mu­vaf­fa­kı­yet­le­ri­ni ya­kın­dan takip ede­ce­ği­ni vur­gu­lar. 19 Mayıs 1944’teki nut­kun­da, on yıl için­de il­köğ­re­tim me­se­le­si­nin hal­le­dil­miş ola­ca­ğı­nı ifade eder; İsmail Hakkı Ton­guç’a des­tek verir. “Köy Ens­ti­tü­le­rin­de, her çeşit okul­la­rı­mız­da­ki mü­es­se­se­le­ri­miz­de, or­du­muz­da müş­te­rek va­ta­nın ül­kü­le­ri­ni Türk ço­cuk­la­rı­na, eşit ada­let ve şef­kat his­le­riy­le ver­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz. On­la­rı büyük Cum­hu­ri­yet po­ta­sın­da kay­na­tıp mey­da­na Türk va­tan­se­ve­ri çı­kar­ma­ğa ça­lı­şı­yo­ruz.” (İsmet İnönü).İler­le­yen zaman zar­fın­da, Köy Ens­ti­tü­le­ri­ne karşı tep­ki­ler yük­sel­me­ye baş­lar. Köy Ens­ti­tü­le­ri’nin ka­pa­tıl­ma­sın­da, Atsız (Hü­se­yin Nihal)’ın Baş­ve­kil Sa­ra­çoğ­lu’na Açık Mek­tup’unun da et­ki­si ol­du­ğu söy­le­ne­bi­lir. Mek­tup­ta, dö­ne­min Ma­arif Ve­ki­li Hasan Âli Yücel’in ko­mü­nist­le­ri ko­ru­du­ğu ve kol­la­dı­ğı öne sü­rül­müş, Şükrü Sa­ra­çoğ­lu (1942-1946)’ndan Ma­arif Ve­kâ­le­ti’ndeki ko­mü­nist­le­rin te­miz­len­me­si ve Ma­arif Ve­ki­li Yücel’in is­ti­fa­sı is­ten­miş­tir.1944 yı­lın­da Türk­çü­lük –Tu­ran­cı­lık Dâ­vâ­sı öne çıkar. Yücel’i zor du­rum­da bı­ra­kan Köy Ens­ti­tü­le­ri me­se­le­si, yoğun bi­çim­de gün­de­me ge­ti­ri­lir ve ka­pa­tıl­ma­sı­na sebep teş­kil eder.

3 Ağus­tos 1946’da Baş­ve­kil Şükrü Sa­ra­çoğ­lu gö­rev­den ay­rı­lır, 5 Ağus­tos 1946’da Recep Peker (1946-1947)’in baş­ve­kil­li­ği sı­ra­sın­da 1946 Genel Se­çim­le­rin­de CHP’ye oy kay­bet­ti­re­ce­ği en­di­şe­siy­le Köy Ens­ti­tü­le­ri’nin ka­pa­tıl­ma­sı­na karar ve­ri­lir. 1946’da Hasan Âli Yücel Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, İsmail Hakkı Ton­guç ise İlköğ­re­tim Genel Mü­dür­lü­ğü gö­rev­le­rin­den alı­nır­lar. Köy Ens­ti­tü­le­rin­de ko­mü­nist eği­lim­le­rin ol­du­ğu öne sü­rü­lür ve üze­ri­ne gi­dil­me­ye baş­la­nır. Millî Eği­tim Ba­ka­nı Reşat Şem­set­tin Sirer (1946-1948), Köy Ens­ti­tü­le­ri­ni millî bir hâle ge­tir­mek ister; tef­tiş­ler, tet­kik­ler, na­kil­ler ve ta­yin­ler baş gös­ter­me­ye baş­lar. Köyün ve köy­lü­nün kal­kın­ma­sı­nı amaç­la­yan, millî ol­ma­ya ça­lı­şan, ir­ti­ca ve ta­as­su­ba karşı olan Köy Ens­ti­tü­le­ri, DP ik­ti­dar olun­ca, 1953’te ka­pa­tı­lır, 27 Ocak 1954’te uy­gu­la­ma­ya son ve­ri­lir; Şubat 1954’te İlköğ­re­tim Okul­la­rı ile bir­leş­ti­ri­lir. So­nu­cu ba­kı­mın­dan Köy Ens­ti­tü­le­ri’nde 17.342 öğ­ret­men, 7.300 sağ­lık me­mu­ru 8.756 eğit­me­nin ye­tiş­ti­ği­ne ve hiz­met et­tik­le­ri­ne tanık olu­ruz.

1946 yılı iti­ba­riy­le Köy Ens­ti­tü­le­rin­de ça­lı­şan öğ­ret­men sa­yı­sı 620’dir. 1946-1947 öğ­re­tim yı­lın­da eğit­men­li mek­tep­ler­de 221.512 öğ­ren­ci­nin öğ­re­nim gör­dü­ğü be­lir­til­mek­te­dir. 1947 yı­lın­da prog­ram de­ğiş­ti­ri­lir; kül­tür ders­le­ri­ne genel bilgi ders­le­ri adı ve­ri­lir; tek­nik ders­le­re sanat ders­le­ri ve atöl­ye ça­lış­ma­la­rı denir; böy­le­ce asıl amaç­tan uzak­laş­ma gö­rü­lür. Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin sekiz yıl­lık dev­re­sin­de, öğ­ren­ci sa­yı­sı­nın 380.238’den 1.146.701’e yük­sel­di­ği, 1936 ile 1947 yıl­la­rı ara­sın­da Eğit­men Kurs­la­rı ve Köy Ens­ti­tü­le­ri için har­ca­nan pa­ra­nın 51 mil­yon lira ol­du­ğu ifade edil­mek­te­dir (Mah­mut Makal, s.62-63, 68).

1952’de Talim ve Ter­bi­ye Da­ire­si, prog­ram de­ği­şik­li­ği­ne gi­de­rek hem öğ­ret­men, hem zi­ra­at­çı ve sa­nat­kâr ye­tiş­tir­me­nin müm­kün ola­ma­ya­ca­ğı­nı, bu uy­gu­la­ma­nın dev­le­te fazla malî kül­fet ge­tir­di­ği­ni öne sü­re­rek 1952-1953 ders yı­lın­dan iti­ba­ren genel bilgi ders­le­ri­ne ağır­lık ver­miş­tir. 1954 yı­lın­da Köy Ens­ti­tü­le­ri, İlköğ­re­tim Okul­la­rıy­la bir­leş­ti­ril­miş­tir. Ka­yıt­la­ra göre, Köy Ens­ti­tü­le­rin­den yak­la­şık ola­rak 16.000 öğ­ret­men ve 2.000 sağ­lık­çı ye­tiş­miş­tir. 1951-1952 yılı so­nu­na kadar 1398 kız, 15.943 erkek olmak üzere, top­lam 17.341 öğ­ret­men, mes­le­ği­ne hiz­met ver­miş­tir.

Köy Ens­ti­tü­le­ri, iş ve üre­tim esa­sı­na da­ya­lı bir eği­tim ver­mek­tey­di; or­tak­la­şa üre­tim ve tü­ke­ti­mi önem­se­mek­te sebze, meyve üre­ti­mi, hay­van­cı­lık, arı­cı­lık gibi uğ­raş­la­rı ya­nın­da kül­tür ve sanat ça­lış­ma­la­rı­nı da sür­dür­mek­tey­di. Dö­ne­min öğ­ret­men aday­la­rı, Hasan Âli Yücel za­ma­nın­da ya­yım­la­nan “Kla­sik­ler”i oku­ya­rak ülke ger­çek­le­ri­ni iç­sel­leş­tir­me­ye ça­lı­şı­yor­lar­dı. Ni­te­kim Köy Ens­ti­tü­le­rin­de ye­ti­şen çok sa­yı­da yazar ve şa­ir­ler bunu ka­nıt­la­mak­ta­dır. Dur­sun Akçam, Talip Apay­dın, Fakir Bay­kurt, Mah­mut Makal, Beh­zat Ay, Meh­met Ba­şa­ran Adnan Bin­ya­zar, Kemal Bur­kay, Ümit İlhan Kaf­tan­cı­oğ­lu, Emin Öz­de­mir, Ali Yüce, Şev­ket Yüce vb. Köy Ens­ti­tü­lü şair ve ya­zar­lar, köy ha­ya­tı­nı ya­şa­mış in­san­lar ola­rak daha et­ki­li ve ka­lı­cı bi­çim­de dile ge­tir­me­yi ba­şar­mış­lar­dır.

Köy Ens­ti­tü­le­ri’nin, Hasan Âli Yücel ile İsmet İnönü’nün des­tek­le­ri sa­ye­sin­de ku­ru­lup ge­liş­ti­ği­ni söy­le­ye­bi­li­riz. Ens­ti­tü­le­rin fikir iş­çi­si, hiç kuş­ku­suz İsmail Hakkı Ton­guç’tu. Zor gün­le­rin­de Ens­ti­tü­le­re günah ve se­va­bıy­la sahip çıkan Hasan Âli Yücel oldu. Bu yüz­den, Köy Ens­ti­tü­le­ri de­ni­lin­ce akla ilk gelen isim­ler Ton­guç ile Yücel ol­muş­tur; bu iki ad, Köy Ens­ti­tü­le­ri ile öz­deş­leş­miş birer sem­bol hâ­li­ne gel­miş­tir.

KAY­NAK­ÇA:
1. Akyüz, Yahya, Türk Eği­tim Ta­ri­hi, Pegem A Ya­yın­cı­lık, Ank., 2007, s.392-413.
2. Al­tu­na­ya, Ni­ya­zi, Köy Ens­ti­tü­sü Sis­te­mi/Toplu Bakış, Cum­hu­ri­yet Ki­tap­la­rı, İst., 2010, 246 s.
3. Apay­dın, Talip, Köy Ens­ti­tü­sü Yıl­la­rı, Çağ­daş Ya­yın­la­rı, İst., 1983, s.236.
4. Atsız, (Hü­se­yin Nihal), “Baş­ve­kil Sa­ra­çoğ­lu’na Açık Mek­tup”, Orhun Aylık Dergi, S:15,1 Mart 1944, s.1-4; S:16, 1 Nisan 1944, s.1-6.
5. Bay­rak, Meh­met, Köy Ens­ti­tü­lü Ya­zar­lar Ozan­lar, TÖB-Der Ya­yın­la­rı, Ank.,1978, 630 s.
6. Er­çe­le­bi, Hasan, Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin Çağ­daş Eği­tim Yö­ne­ti­mi­ne Kat­kı­la­rı, Di­ki­li Be­le­di­ye­si Kül­tür Ya­yın­la­rı, İzmir, 1993, 194 s.
7. Gün­yol, Vedat, “Köy Ens­ti­tü­le­ri ve Bir Roman”, Ça­la­ka­lem, İst., 1999, s.73-85.
8. İnönü, İsmet, “Millî Şefin Ta­ri­hî Nutku”, Cum­hu­ri­yet, Yıl:21, S:7099, 20 Mayıs 1944, s.1-2.
9. Kibry, Fay, Tür­ki­ye’de Köy Ens­ti­tü­le­ri,Ta­rih­çi Ki­ta­be­vi, İst., 2012, 532 s.
10. Köy Ens­ti­tü­le­ri Öğ­re­tim Prog­ra­mı, Ma­arif Ve­kil­li­ği, Ank.,1943, 191 s.
11. Köy Ens­ti­tü­le­ri Öğ­re­tim Prog­ra­mı, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, Ank., 1947, 276 s.
12. Köy Ens­ti­tü­le­ri Yö­net­me­li­ği, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, Ank., 1947, 99 s.
13. Makal, Mah­mut, Köy Ens­ti­tü­le­ri ve Ötesi, Pi­ra­mit Ya­yın­cı­lık, Ank., 2005, 256 s.
14. Soy­sal, Emin, Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin Ta­rih­çe­si ve Kı­zıl­çul­lu Köy Ens­ti­tü­sü, Bursa, 1943, 98s.
15. Ton­guç, Engin, Dev­rim Açı­sın­dan Köy Ens­ti­tü­le­ri ve Ton­guç, Ant Ya­yın­la­rı, İst.,1970, 662 s.
16. Ton­guç, İsmail Hakkı, Can­lan­dı­rı­la­cak Köy, Remzi Ki­ta­be­vi, İst., 1939, 233 s.;İkinci Ba­sı­lış, Remzi Ki­ta­be­vi, İst., 17. 1947, 679s.+Köy­den Gö­rü­nüş­ler 16 s.
18. ______, İsmail Hakkı, Köyde Eği­tim, İst., 1938, 520 s.
19. Tun­cer, Hü­se­yin, “Eği­tim Sis­te­mi­miz, Ya­ban­cı Dilde Eği­tim ve Türk­çe Eği­ti­mi”,Yeni Tür­ki­ye, Türk Eği­ti­mi Özel Sa­yı­sı I, Ma­yıs-Ha­zi­ran 2014, Y:10, S:58, s.399-415.
20. Tü­ten­gil, Cavit Orhan, Köy Ens­ti­tü­sü Üze­ri­ne Dü­şün­ce­ler, İst., 1948, 31 s.

      

Bozkırdaki Çekirdek: Köy Enstitüleri (1 Yorum)

  1. Kutlarım büyük ustam. Köy Enstitüleri en doğru şekliyle bu kadar açık anlatılabilinirdi onu da siz yazmışsınız. Telefonumun arızası nedeniyle biraz ge okudum. Bağışlarsınız sanırım… Sevgiyle kal hep…

%d blogcu bunu beğendi: