Feyza Hepçilingirler’den ‘Öyküyü Okumak’

Feyza Hepçilingirler, yeni kitabı “Öyküyü Okumak”la Türkçe edebiyata damgasını vurmuş isimlerin “zaman sularına kapılıp gerilere süreklenen iz bırakmış nice güzel öykülerine” yeni bir soluk getirerek hem öyküye, hem yazara dair bir parantez açıyor.

Öyküyü Okuma Pratiği

Öyküyü Okumak” için, Feyza Hepçilingirler’in , 2005’te İmge Öyküler dergisinde “Öykü Dili” başlığıyla kaleme aldığı öykü çözümlemeleri ile Sanat ve Hayat dergisi için yazdıklarının bir derlemesi diyebiliriz. Bunları bir araya getirip yayımlamadan önce yenilerini eklemek istese de esas hedef kitlesi olduğunu belirttiği genç okuru kitabın kalınlığıyla korkutmak istememiş Hepçilingirler.

 HEDEF KİTLESİ GENÇLER

Feyza Hepçilingirler’i, yozlaşan Türkçe üzerine kaleme aldığı kitaplarıyla tanıdık. Türkçe “Off”,Dedim “Ah” gibi kitaplarıyla çocuk okurun da ilgisini çekmişti. Dönemin çocuk okurunun yolu, bugün genç yetişkin olarak yine Hepçilingirler’e düşüyor. Hitap ettiği kitle açısından gençleri işaret etse de kitabın önsözünde “her yaştan gençlere” vurgusu yapıyor Hepçilingirler.

Alıntı yapmayı, zaman zaman özgüven eksikliği olarak görse de ona göre “Çok iyi edebiyat okuruyum” diyenlerin büyük bir çoğunluğu roman okuru. Çünkü roman, okunması en kolay tür. Öykü ise daha meşakkatli elbette. Farklı bir hayal gücü ve özveri gerektiriyor. Öyle ki Hepçilingirler “Yatmadan önce okunacak kitaplar değildir, öykü kitapları” diyerek durumu özetliyor aslında.

ASLI ERDOĞAN DA KİTAPTA

Hepçilingirler’e göre, okuru etkilemenin ilk ve en önemli iki koşulu özgünlük ve yenilik. Öykünün en belirgin özelliği kısa alanda okuru sarsan bir anlatı sunması. Öyküyü Okumak’ta, bu sarsıcılığı yakaladığına şüphe olmayan isimler yer alıyor. Bunlardan bazıları Sait Faik, Tomris Uyar, Sabahattin Ali, Fürüzan… Ayrıca, kitaptaki isimlerden en dikkat çekeni, Aslı Erdoğan… Erdoğan’ın “Çıkış” adlı öyküsü, Hepçilingirler’in çözümlemesi eşliğinde kitapta yerini almış. Onu; bu günlerde, basından tutuklanmasıyla tanıyan genç okur, bu bağlamda okuyup anlama imkânı bulurken, Erdoğan’ın yaşamı ve çalışmalarına ilişkin bilgilere de ulaşabiliyor.

Böylelikle Türkçe edebiyatın kilometre taşları olan bu yazarların eserlerini yeniden okuma fırsatı yakalıyor, Hepçilingirler’in kaleminden çözümleme niteliğinde metinlerle pekiştirirken onların düşün dünyasına doğru bir yolculuğa da çıkarıyor. Çalışmada, önce yukarıda bahsi geçen yazarlardan bir öykü, aslına sadık kalınarak doğrudan okura sunuluyor. Sonrasında yazarın biyografisine yer veriliyor. Devamında yer alan bölümde ise, öykünün dil özellikleri başta olmak üzere birçok unsura bakılarak onu anlama, anlatma çabası görülüyor. Kitapta, toplamda on üç öykü, Hepçilingirler’in onlara dair incelemeleriyle birlikte veriliyor. Tabii ki bu bağlamda öykü yazarının kimliği, (edebi) yaşamı da sızıyor kitaba.

DİL ÜZERİNDEN ÖYKÜ OKUMASI

Öykü her şeyden önce dil işçiliğidir” diyor Feyza Hepçilingirler ve Öyküyü Okumak’ta, iyi bir öyküde fark etmediğimiz, kötü öyküde ise göze batan ilk şey olarak gördüğü dil üzerinden bir öykü okuması sunuyor okura.

Kitapta, Hepçilingirler’in öykünün geleceğine dair çıkarımları da yer buluyor. Bu bağlamda yazar, öykünün daha çok, “kısa öykü” özelinde bir ilerleyişi olacağı tahmininde bulunuyor. Bu kısa öykülerden kast edilen; bir paragraflık hatta bir cümlelik metinler. Hepçilingirler’in bu tahminini başlangıçta yadırgansa da yaşadığımız çağın tüketim kültürü ve pratik, kısa, “hap” formundaki yazıların yer aldığı edebiyat dergilerinin popülerliği ve her şeyin “kapsül bilgi” olanının değerli görüldüğü ortam göz önünde bulundurulduğunda bu tür edebi metinlere rağbet olacağı öngörüsü mantıksız gelmiyor.

 Öyküyü Okumak / Feyza Hepçilingirler / Kırmızı Kedi Yayınevi / 226 s.

Cumhuriyet