Çocukları Küçük Kurşunla mı Vururlar?

Cüneyt Tanyeri

Çocukları Küçük Kurşunla mı Vururlar? <br></p> Cüneyt Tanyeri

Ben çocuk ol­say­dım eğer / Kav çak­mak sa­tar­dım / Bulut am­ca­la­ra / Pamuk şe­ke­ri alır­dım ye­ri­ne / Pat­la­mış mısır alır­dım

Ben çiçek ol­say­dım eğer / Hiç saksı giy­mez­dim aya­ğı­ma / Ödünç kanat alır­dım / Gü­ver­cin tey­zem­den / Barış uçar­dım üs­tü­nü­ze

Ben ırmak ol­say­dım eğer / Al­tı­ma sak­la­maz­dım ayak­la­rı­mı / Öyle yak­laş­maz­dım de­ni­ze / Düş­ma­na yak­la­şır gibi / Sü­rü­ne sü­rü­ne

Ben tüfek ol­say­dım eğer / Pat­la­maz­dım kim­se­nin üs­tü­ne / Bir te­ti­ğim­den uta­nır­dım / Bir de eğri par­ma­ğın­dan / İnsan am­ca­la­rın

Ya­zı­ma Şair Ali Yüce’nin “Ol­ma­ca” isim­li şi­iriy­le baş­la­dım dost­lar. Çünkü Hasan Ali Top­taş’ın yıl­lar önce oku­du­ğum “Harf­ler ve No­ta­lar” ki­ta­bı­nı bir kez daha göz­den ge­çir­dim ve beni de­rin­den et­ki­le­yen “Ço­cuk­la­rı küçük kur­şun­lar­la mı vu­rur­lar anne?” so­ru­suy­la bir kez daha kar­şı­laş­tım. Boş­nak bir ço­cu­ğun sor­du­ğu bu so­ru­yu kö­şe­si­ne ta­şı­yan Fik­ret Bila, “Sır­bis­tan sı­nı­rı­na on ki­lo­met­re uzak­lık­ta­ki Boş­nak şehri Sreb­re­ni­ca’da ya­şa­yan, adını bil­me­di­ğim bir çocuk sor­muş bu so­ru­yu an­ne­si­ne. Ar­dın­dan da ne yazık ki, 11 Tem­muz 1995’te ya­pı­lan kat­li­am­da henüz dört ya­şın­day­ken öl­dü­rül­müş.” di­yor­du.

Bu sözü duy­du­ğum­da ol­du­ğum yerde don­dum kal­dım. Bir anda her şey an­lam­sız­laş­tı gö­züm­de. Zaman durdu ve ak­mı­yor­du… Kim bilir başka kaç çocuk ta­ra­fın­dan so­rul­du bu soru!.. Der­ken te­sa­düf bu ya, kızım ses­len­di,

“Baba çok güzel bir film var, gel iz­le­ye­lim.”

Kı­zı­mı kır­ma­dım el­bet­te. Geç­tik te­le­viz­yo­nun ba­şı­na filmi iz­le­me­ye baş­la­dık. Film­de bir robot emb­ri­yo­la­rı bir­leş­ti­re­rek dün­ya­ya ge­tir­di­ği be­be­ği uyut­mak için şarkı söy­lü­yor­du. Ro­bo­ta göre ön­ce­ki in­san­lar kö­tüy­dü, yok edil­me­si ge­re­kir­di. Ye­tiş­ti­re­ce­ği yeni nesil dü­rüst, ah­lak­lı, ça­lış­kan vb. özel­lik­le­re sahip ola­cak­tı. Bu uğur­da çoluk çocuk tüm in­san­lı­ğı yok etti. Ye­tiş­tir­di­ği ço­cuk­lar­dan testi ge­çe­me­yen­ler yine aynı sonla kar­şı­laş­tı.

As­lın­da bu kat­li­am ilk kez ya­pıl­mı­yor­du. Önce Av­ru­pa’dan Yeni Dünya’ya göç eden be­yaz­lar bu top­rak­lar­da ka­lı­cı olmak için Kı­zıl­de­ri­li­le­ri ço­cuk­lar da dâhil olmak üzere yok et­ti­ler. Ar­dın­dan 1770’te Avust­ral­ya Kı­ta­sı’nı keş­fe­den James Cook ön­cü­lü­ğün­de­ki İngi­liz­ler kı­ta­da­ki ye­ral­tı kay­nak­la­rı için kat­li­ama baş­la­dı ve “Abor­jin­ler” de­ni­len yerli hal­kın çok azı İngi­liz­le­rin baş­lat­tı­ğı soy­kı­rı­mın­dan canlı kur­tul­ma­yı ba­şa­ra­bil­di.

Hit­ler, sırf üstün ırk ya­rat­mak ama­cıy­la mil­yon­lar­ca Ya­hu­di’yi kat­let­ti, fı­rın­lar­da yaktı.

Vi­et­nam’da kötü adam­la­rı öl­dür­mek üzere yola çıkan ABD as­ker­le­ri ge­ril­la­la­rı bulma ba­ha­ne­siy­le bütün ül­ke­yi ateşe tuttu. Ka­dın­la­ra te­ca­vüz edil­di, be­bek­ler, ço­cuk­lar ve yaş­lı­lar vah­şi­ce öl­dü­rül­dü.

1974’te Ayşe ta­ti­le çıkıp Tür­ki­ye Kıb­rıs’a mü­da­ha­le et­me­den önce Kıb­rıs Türk­le­ri, Rum ve Yunan as­ker­le­ri ta­ra­fın­dan büyük kat­li­am ve soy­kı­rı­ma maruz kaldı. Köy­ler ba­sıl­dı, in­san­lar aile­le­riy­le be­ra­ber kat­le­dil­di.

Bu kat­li­am­lar say­mak­la bit­mez. Gelin bu ço­cu­ğun ağ­zıy­la ya­zıl­mış bir şi­ir­le bi­ti­re­lim ya­zı­mı­zı.

“bü­yü­mek is­te­mi­yo­rum anne, / hedef seç­mek­ten­se, hedef ol­ma­yı kur­şun­la­ra, / vur­mak­tan­sa, vu­rul­ma­yı se­çi­yo­rum / insan in­sa­nın düş­ma­nı mıdır? / kim kırar gö­nül­le­ri, / kork­maz mı ve bil­mez mi insan / vur­du­ğu silah er geç dö­ne­cek­tir ken­di­ne / ve insan vur­du­ğu kadar vu­ru­lur bil­mez mi? / ço­cuk­la­rı anne, küçük kur­şun­lar­la mı vu­rur­lar? / oysa çocuk mer­ha­met de­mek­tir biraz / inan­mak­tır, bir uçurt­ma­nın de­ğer­li ol­du­ğu­na bir fü­ze­den / bütün bil­ye­le­ri­mi ver­sem, re­sim­le­ri­mi, to­pa­cı­mı / yet­mez mi anne, yok et­me­ye yer­yü­zün­den bütün si­lah­la­rı? / bütün oyun­lar­da ebe ol­ma­ya ra­zı­yım / yeter ki böl­me­sin bir bomba rü­ya­la­rı­mı / madem savaş, en çok bir ço­cu­ğun an­ne­siz ya da ba­ba­sız ol­ma­sı de­mek­tir / ebe­len­mek ve daha oyuna gir­me­mek­tir madem / ya­kı­yo­rum tahta atımı ve ta­ban­ca­mı / oyun­lar­da ne as­ke­rim bun­dan sonra, ne de pilot / söz, kul­lan­ma­ya­ca­ğım bun­dan sonra sa­pa­nı­mı / ço­cuk­la­rı küçük kur­şun­lar­la mı vu­rur­lar anne? / akar mı on­la­rın da kan­la­rı?”

      

Çocukları Küçük Kurşunla mı Vururlar?

Cüneyt Tanyeri (1 Yorum)

  1. Cuneyt Hocam selamlar. Günün anlamına uygun bir yazı kaleme alip dünya katliam tarihine kısa bir yolculuk yaparak unuttuklarimiza fener tutmussunuz. Teşekkürler…