Ca­vit-19 Abi | Ahmet Zeki Yeşil

Ca­vit-19 abi, üz­gü­nüm… Ko­ro­na­vi­rü­se karşı mü­ca­de­le kap­sa­mın­da dü­zen­le­nen da­ya­nış­ma kam­pan­ya­la­rı­na ka­tı­la­ma­dım. Du­ru­mum yok, olsa dük­kân senin. “İba­nı­ma 10 TL gön­der” me­saj­la­rı­nı al­dık­ça kah­rol­dum. “Dün­ya­da dük­kân, âhi­ret­te iban” diye bo­şu­na de­me­miş­ler. Tu­tu­na­bi­le­ce­ğim bir dalım, yas­la­na­bi­le­ce­ğim bir dayım yok. Halam var ama ca­da­lo­zun te­ki­dir. Di­ye­ce­ğim o ki, kimse bana gü­ve­ne­rek yola çık­ma­sın. Çı­kar­sa, so­rum­lu­luk kabul etmem. Ben nasıl kim­se­ye yas­lan­mı­yor­sam, kimse de bana yas­lan­ma­sın. Çünkü huy­la­nı­yo­rum abi…

Ca­vit-19 abi, ha­tır­lar­sın… Ko­ro­na gel­di­ğin­de üç buçuk at­mış­tık. Uy­ku­la­rı­mız, ar­ka­sı­na bak­ma­dan kaç­mış­tı. Şimdi, günde bil­mem kaç insan ev­la­dı öbür ta­ra­fa ge­çi­yor; yine de mışıl mışıl uyu­yo­ruz. Söy­le­me­si ayıp­tır, sos­yal me­sa­fe sos­yal me­sa­ne oldu. Ter­mos­tat hep­ten bo­zul­du. Ko­ro­na teş­hi­si kon­du­ğu için, onbeş gün evde ka­ran­ti­na­da kal­ma­sı ge­re­ken­ler bile fıl­dır fıl­dır ge­zi­yor. Bun­la­rın al­nı­na seçim bo­ya­sı sü­re­cek­sin, gören şak şuk pa­tak­la­sın. Stres atmak için dö­vecek adam ara­yan­lar var. On­la­rı da dü­şün­me­li­yiz. Ko­ro­na­lı­yı döven, ko­ro­na­lı olur mu? Bak, bu ak­lı­ma gel­me­miş­ti. Bunu da­nış­ma hat­tı­na da­nı­şa­lım abi.

Ca­vit-19 abi, aci­len pan­de­mi­yi pun­du­na ge­ti­re­lim. Büt­çe­mi­zi ani­den den­ge­le­ye­lim. Bu­nun­la ye­tin­me­ye­lim, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı’nın be­lir­le­di­ği 14 ku­ra­la bir kural da biz ek­le­ye­lim. Ola­ğa­nüs­tü dö­nem­de ola­ğa­nüs­tü ted­bir­le­ri almak ola­ğa­nüs­tü­dür. O zaman, tek ayak üze­rin­de du­ra­bi­lir ve sek sek oy­na­ya­bi­li­riz. Hatta, ön­ce­ki ay­lar­dan daha iyi bir ko­ro­na tab­lo­su çi­ze­rek du­va­ra asa­bi­li­riz. Eko­no­mik güven en­dek­si, ko­ro­na­vi­rüs en­di­şe­siy­le ge­ri­le­di. Bu yüz­den, “Ba­ba­ma gü­ven­mem, eko­no­mi­ye gü­ve­ni­rim” dedim ve kredi çekip ba­şı­ma iş açtım. Dal­ga­lan­ma­lar her zaman olur. Önem­li olan, ko­ro­nay­la dalga ge­çe­bil­mek­tir. E-dev­let üze­rin­den baş­vu­ru­da bu­lun­dum ama, “Eee, ne var ne yok?” diyen ol­ma­dı. Oysa, uygun tatil kre­di­si alıp ta­ti­le gi­den­le­rin bir kısmı ko­ro­na oldu. Bu ne biçim iş abi?

Ca­vit-19 abi, mas­ke­yi ka­fa­na tak, ko­ro­na­yı ka­fa­na takma. Sal­gı­nı sal git­sin. O zaman, ko­ro­na apı­şıp kalır valla. Sal­gı­nın üs­te­sin­den gel­me­nin yolu, alt­tan girip üst­ten çık­mak­tır. Testi po­zi­tif ola­nın tes­ti­si, su yo­lun­da kı­rı­lır. Bil­me­miz ge­re­ken şey, semp­tom­lu­la­rın ta­şı­yı­cı ol­du­ğu ve bun­la­rın nak­li­ye­ci­lik yap­tı­ğı ger­çe­ği­dir. Fi­zi­ki me­sa­fe önem­li de, kar­şı­mız­da­ki ki­şi­nin fi­zi­ği önem­siz mi? Bence gün­lük vaka sa­yı­sı önem­li değil, gün­lük buz­do­la­bı üre­tim sa­yı­sı önem­li. Evde tar­tı­şan çift­ler, ‘boş ol’ ve ‘defol’ şek­lin­de­ki söz­le­ri söy­le­me­me­li. Bun­dan böyle, des­tek pa­ket­le­ri­nin müj­de­si­ni Müjde Ar ver­me­li. Ver­mez­se ha­tı­rım kalır! Nasıl olsa bir gün, ko­ro­na­sız gün­ler ge­lecek, çark­lar dö­necek, eko­no­mi işe­yecek…

      

Yorum yaz