“Besili Domuz” Tartışması

Resimli Ay dergisi dönemin önemli dergilerindendir. Mütareke döneminde İngilizlerin sansürüne uğrayan dergi, 1928’de yeniden yayımlanmaya başlar. Kadrosuna Nazım Hikmet gibi birçok önemli ismi katar. Nazım, “Putları yıkıyoruz” başlıklı yazılarında edebî eserleri ve edebiyatçıları sertçe eleştirir. Yakup Kadri’nin ‘Saman ekmeği’ yazısı da eleştirilen yazılardandır. Bu yazının yayımlanması üzerine  Yakup Kadri karşı hamle yapar ve Nazım Hikmet ve Vala Nurettin’den “Anadolu harbi sırasında düşmana karşı çıkmaktan ürkerek Maarif Vekaleti’ni dolandıran ve çaldıkları para ile Karadeniz’i aşıp Bolşeviklere iltihak eden iki vatansızdan biri” diye söz eder. Nâzım, hemen yanıtlar:

Behey!
Kara maça bey!
Halka ahmak diyen sendin.
Halkın soyulmuş derisinden
Sırtına fırak giyen sendin.
Yala bal tutan beş parmağını
Beş çürük muz gibi,
Homurdanarak dolaş “besili bir domuz” gibi.
Meydan senin…

Yakup Kadri, Nâzım Hikmet’i eleştirdiği yazısında Peyami Safa’ya da sataşmadan edemez:

“Hele bunlar arasında bir tanesi var ki, büyük bir edibimizin isabetli tarifine göre bir çekirge vücudu üzerinde bir katır kafası taşır!”

Tartışma büyür, hatta Avrupa’da bile gündem oluşturur. Okurlar tepki göstermeye başlar. Bir Süre sonra ciddiyetini kaybederek alaya konusu olur.

Bu tartışma sırasında Nâzım Hikmet, Peyami Safa’nın yanında yer alır. Yakup Kadri’nin genç edebiyatçıları küçümsemesine karşılık Nazım, onları korumaya çalışır. Bu yakınlık sayesinde Peyami Safa,‘komünist’ dergisi kabul edilen Resimli Ay’da yer alır.

Çok geçmeden ‘Bolşevik’ suçlamasıyla karşı karşıya kalır. Hemen Bolşevik olmadığını vurgulayan bir cevap kaleme alr. Bu süreçte Nâzım Hikmet ile Peyami Safa iyice yakınlaşıp dost olmuşlardır bile. Ancak dostlukları uzun sürmez. Peyami Safa 6 yıl sonra, 14-20 Temmuz 1935 tarihli Hafta dergisinde Nâzım Hikmet’e sataşır:

“Nâzım su katılmamış bir burjuvadır ve en sahte tarafı Komünist tarafıdır.”

Bunun üzerine Nâzım Hikmet “Bir Provokatör Üzerine Hiciv Denemeleri” şiirini kaleme alır:

Bir düşün oğlum
Bir düşün ey yetim-i Safa
Bir düşün ki son defa anlayabilesin
Sen bu kavgada
Bir nokta bile değil,
Bir küçük, eğri virgül,
Bir zavallı vesilesin!

Bu Şiire çok öfkelenen Peyami Safa “Cingöz Recai’den Nâzım Hikmet’e” başlıklı bir hiciv kaleme alır:

Baban üç yıl önce ölünceye kadar
Zavallıdan para kopardın
Nefesi kokan Türk işçilerinin vekâletini apardın
Götürüp sonra el altından
Enternasyonale zula ettin
Kim bilir kaç
Aç biilaç
Türk işçisinin ciğerini pirzola ettin!

Nâzım Hikmet’in bir yazısında Namık Kemal’i eleştirmesi üzerine tartışmaya Nihal Atsız da karışır. Aralık 1935’te bir yazısında Nâzım Hikmet’i eşeklikle itham eder. Kısa bir süre önce -6 yıl- Yakup Kadri’ye karşı yeni edebiyatın ve edebiyatçıların yanında yer alan Peyami Safa, bu kez Atsız’la Nâzım Hikmet düşmanlığı yapmaya başlar.