Ahmet Zeki Yeşil’e Korona’dan sonrasını sorduk

Ahmet Zeki Yeşil’e Korona’dan sonrasını sorduk

Dün­ya­nın ba­şı­na bela olan ko­ro­na­vi­rüs ile top­ye­kün mü­ca­de­le ha­lin­de­yiz. İçin­den geç­ti­ği­miz bu sı­kın­tı­lı süreç el­bet­te bi­tecek ve tüm in­san­lık rahat bir nefes ala­cak. Ancak her­kes son­ra­sı­nı merak edi­yor. Ko­ro­na­vi­rüs­ten sonra neler ola­ca­ğı­nı öğ­ren­mek ama­cıy­la, mizah ya­za­rı Ahmet Zeki Yeşil ile mini bir rö­por­taj yap­tık. Derin ve kap­sam­lı araş­tır­ma­dan sonra elde et­ti­ği bil­gi­le­ri bi­zim­le pay­la­şan Yeşil’e te­şek­kür ede­riz.

Esin­ti: Sizce, ko­ro­na­dan sonra neler ola­bi­lir?

AZY: Şunu kesin ola­rak bi­li­yo­rum ki, hiç­bir şey es­ki­si gibi ol­ma­ya­cak. Hiç­bir şey ol­ma­sa bile, ke­sin­lik­le bir şey­ler ola­cak. Yani her şey başka, bam­baş­ka ola­cak. Bil­mem an­la­ta­bil­dim mi?

Esin­ti: Hayır, bişey an­la­ma­dık… Ko­nu­yu biraz daha açar mı­sı­nız?

AZY: Şöyle söy­li­yim… “Bir kam­yon do­ma­tes, bir cep te­le­fo­nu edi­yor” di­ye­rek ta­rı­mı ihmal eden­ler fena halde ya­nı­la­cak. Ay­rı­ca te­miz­li­ğin ko­ro­na­dan gel­di­ği yö­nün­de­ki tez­ler, kabak gibi or­ta­ya çı­ka­cak. İnsan­lar, el­le­ri­ni yı­kar­ken yir­mi­ye kadar sa­ya­cak. Yirmi olun­ca çeş­me­yi ka­pa­ta­cak. İnsan beşer, kul­dur şaşar… On­se­kiz­den yir­mi­ye at­la­dı­ğı­nı dü­şü­nüp yeni baş­tan sa­yan­lar da ola­cak el­bet­te. Bu ne­den­le, su sar­fi­ya­tı ar­ta­cak; ba­raj­lar­da su kal­ma­ya­cak.

Esin­ti: Ko­ro­na­dan sonra, tarım ve hij­yen ko­nu­su­nun çok önem­se­ne­ce­ği­ni söy­le­me­ye ça­lış­tı­nız ga­li­ba. Peki, başka?

AZY: Başka… Kimse sev­gi­li­si­ne, “Sen­den önce, sen­den sonra” de­me­yecek. “Ko­ro­na’dan önce, Ko­ro­na’dan sonra…” di­yecek. Sev­gi­li­si ol­ma­yan ken­di­ni üz­me­yecek. “Ben, kime ne di­ye­ce­ğim?” diye dü­şün­me­yecek. Çünkü ko­ro­na, sev­gi­li­si olan­la ol­ma­ya­nı eşit­le­yecek. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı’nın ta­li­mat­la­rı­nı ha­tır­la­yın… Sa­rıl­ma­ya­cak­sın, öpüş­me­ye­cek­sin, araya bir metre me­sa­fe ko­ya­cak­sın! Bu res­men, “se­viş­me” de­mek­tir. Emir, de­mi­ri keser. Sev­gi­li­si olan­lar, mağ­dur­la­rı oy­na­sa da durum de­ğiş­me­yecek. Sev­gi­li­si ol­ma­yan­lar ise, ha­li­ne şük­re­decek. Şimdi an­la­dı­nız mı, Ko­ro­na’nın ada­le­ti­ni?

Esin­ti: An­la­dık… Ko­ro­na­nın ada­le­ti, başka ne işe ya­ra­ya­cak?

AZY: Ko­ro­na­nın ada­le­ti, di­ji­tal dün­ya­nın ka­pı­sı­nı ara­la­ya­cak. Önü­müz­de­ki 20 yıl­lık sü­reç­te, usul usul di­ji­tal dün­ya­ya geçiş ya­pı­la­cak. Di­ji­tal dün­ya­da, di­ji­tal iliş­ki­ler ve di­ji­tal sev­gi­li­ler ola­cak. Sev­gi­li­ni­zi ken­di­niz ya­ra­ta­cak, ca­nı­nız sı­kı­lın­ca yine ken­di­niz bo­za­cak­sı­nız. Sev­gi­li­ler gü­nün­de sev­gi­li­ni­ze, pır­lan­ta tek­taş yüzük almak gibi bir stres ya­şa­ma­ya­cak­sı­nız.

Esin­ti: Başka?

AZY: Dün­ya­nın dü­ze­ni de­ği­şecek, dü­zü­len aynı ka­la­cak. Bu yeni dün­ya­da bil­gi­sa­ya­rı­mız hack­len­me­yecek, bey­ni­miz hack­le­necek. Ay­rı­ca, her­ke­sin bir 4×4 çipi ola­cak. Çip ile jipi ka­rış­tır­ma­yın! “Asla çip tak­tır­mam” di­yen­le­ri kimse tak­ma­ya­cak. Gözle gö­rül­me­yen ancak his­se­di­len bu çip­ler, is­te­sek de is­te­me­sek de mü­na­sip bi ye­ri­mi­ze yer­leş­ti­ri­lecek. Bu çip­ler­le 24 saat kont­rol al­tın­da ola­ca­ğız. Di­ye­lim ki, gaz ka­çır­dık! Gö­rün­me­yen güç­ler, bir me­saj­la bizi anın­da uya­ra­cak. Uyar­mak­la kal­ma­ya­cak, aynı za­man­da yön­len­di­re­cek­ler.

Esin­ti: Nasıl yani?

AZY: “Ozon ta­ba­ka­sı­na zarar ve­ri­yor­sun, bi daha pilav üstü kuru yeme!” di­ye­cek­ler.

Esin­ti: Başka?

AZY: Ne yazık ki, öz­gür­lük­ler biraz kı­sıt­la­na­cak. Şöyle ki… İnsan sağ­lı­ğı­nı teh­dit eden vi­rüs­le­rin bu­laş­ma­sı­nı ön­le­mek ama­cıy­la, burun ka­rış­tır­ma ya­sak­la­na­cak. Top­lu­ma açık yer­ler­de, kimse bur­nu­nu ka­rış­tı­ra­ma­ya­cak. Hem kendi bur­nu­nu hem de baş­ka­sı­nın bur­nu­nu ka­rış­tı­ran­lar hapse atı­la­cak. Bit­me­di! İnsan­lar, is­te­di­ği zaman is­te­di­ği yere tü­kü­re­me­yecek. Tü­kü­ren­le­re, “Lama” mu­ame­le­si ya­pı­la­cak.

Esin­ti: Başka?

AZY: Ko­ro­na mu­tas­yo­na uğ­ra­ma­dan, se­lam­laş­ma­mız mu­tas­yo­na uğ­ra­ya­cak. Uzak­tan se­lam­laş­ma­da, el mec­bu­ren vic­da­nı­mı­za gi­decek. Vic­da­nı ol­ma­yan­lar (vic­dan­sız­lar), ko­ro­na-pop se­la­mı ve­recek. Nasıl mı? Sırt sırta verip, po­po­la­rı­nı to­kuş­tu­ra­cak­lar.

Esin­ti: Se­lam­laş­ma de­ği­şir de, ge­le­nek ve gö­re­nek­le­ri­miz de­ğiş­mez mi?

AZY: De­ği­şir el­bet­te. Hap­şı­ran bi­ri­ne, “Çok yaşa” di­yor­duk ya… Artık den­me­yecek! Hap­şı­ran kişi, ışık hı­zıy­la terk edi­lecek. Bu şe­ref­siz virüs el­le­ri­miz­den bu­laş­tı­ğı­na göre, el de öpül­me­yecek. Do­la­yı­sıy­la, saygı ve sevgi diye bişey kal­ma­ya­cak. İnsan­lar yal­nız­la­şa­cak. Öz­de­mir Asaf’ın ‘Yal­nız­lık Pay­la­şıl­maz’ şiiri çok fazla oku­na­cak. Kü­çük­ler bü­yük­le­rin elini öp­me­yin­ce, “El öpe­nin çok olsun” sözü ta­ri­he ka­rı­şa­cak. “El etek öpme” de­yi­mi ise, “Etek öpme” şek­lin­de de­ği­şir­ken; ya­la­ka­lık aynen devam edecek.

Esin­ti: Başka?

AZY: Yeni si­ya­si akım­lar çı­ka­cak. Yaz gü­nün­de rah­me­te ka­pı­lan­lar gibi, bu si­ya­si akım­la­ra ka­pı­la­ca­ğız… Psi­kol­jik so­run­lar ar­ta­cak. “Ni­met­tir” deyip, di­bi­ne kadar ka­fa­yı sı­yı­ra­ca­ğız… Sanal para çı­ka­cak. “Sanal pa­ray­la Sa­adet olmaz” şar­kı­sı­nı mı­rıl­da­na­ca­ğız…

Esin­ti: Başka?

AZY: Başka, ne bi­le­yim ben!…

 

  • admin

Ahmet Zeki Yeşil’e Korona’dan sonrasını sorduk (1 Yorum)

  1. Ustacım can alıcı yönleri yakalamışsın yine. Kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum…

%d blogcu bunu beğendi: