Aç Kapını / Mustafa Ören

Bak yağmur yağıyor
Şehrin yorgun nefesi çekilirken evlere
Islak kaldırımlardan toplayabildiğim ben ile
Eksiklerimi, fazlalarımı
Yaralarımı, yaralı yanlarımı
Hatalarımı, yüzüne bakılmayacak kusurlarımı
Kaybettiklerimi, sahiplendiklerimi
Tutup kolundan bir bir dayandım kapına
Aç kapını

Tinerci çocuklardan geçirdim sahipsizliği
Parklardan bir tutam çocuk cıvıltısını
Açık pencerelerden aile saadetini biraz
Üçüncü sayfa cinayetlerinden toplumsal cinnetimizi
Islanmış tüyleriyle sokak kedisinin muhtaçlığını
Toplayıp ne varsa sana geldim
Aç kapını

İlk çalışta olmasa da aç kapını
Bir çift bakış, ufak bir tebessüm düşür
Bir hatıralık yer göster divanda
Dumanı üstünde bir bardak çay
Hani sende uzak durma sokul yanıma
Sorma bir şeyler, söylemek korkutur beni
Susalım birlikte öyle
Sen sus, ben susayım çığlık çığlığa
Aç kapını

Usulca sığınayım gözlerine
Bir duraklık yer açsın dizlerin
Ellerin, bir anne, sevgili,dost gibi
Dolaşsın ıslak saçlarımda
Birazdan giderim… geldiğim gibi sessizce
Bak yağmur yağıyor
Dışarısı soğuk, üşüyor acılarım
Aç kapını

Kasaba’dan Esinti, s.2