Turgay Gönenç

/ 11 Şubat 2019 / / yorumsuz

İzmirli şair,  yazar ve ressam Turgay Gönenç’i 80 yaşında kaybettik. Annesi Sırriye Hanım, 8 Eylül 1922 kendi imkanlarıyla Türk Bayrağı dikmiş ve 9 Eylül sabahı evinin önüne asmıştı.

Turgay Gönenç

Turgay Gönenç, 1939 yılında Tokat’ta doğdu. Haydarpaşa Lisesi (1959), Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1963) mezunudur. İzmir İstatistik Bölge Müdürlüğü yaptı ve bu görevden ayrıldıktan (1968) sonra Ege ve Dokuz Eylül üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalıştı. Resim çalışmaları yaptı ve ilk sergisini 1955’te İzmir’de açtı. Özel dersler verdi, TRT İzmir Radyosu’nda “Ege’den” (1955) ve “Şiir Tadında” (1998) adlı programları hazırladı.

1955’te Gece Postası gazetesinde haftalık yazılar yazmaya başladı. Şiir ve yazıları 1968’den itibaren Yelken, Pazar Postası, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Papirüs, Sanat Olayı, Gergedan, Gösteri, Değişim, Adam Sanat, Türk Dili, Yazko Edebiyat ve Hürriyet Gösteri gibi dergilerde yer aldı. 1996’dan itibaren Yeni Yüzyıl gazetesinde yazdı. İngilizceden şiir kitapları çevirdi. Bazı şiirleri Arapçaya çevrildi. Yüzün Senin adlı kitabı Natıroğlu Yazın Ödülü birinciliğini (1984), 1998’de TÜYAP İzmir Kitap Fuarı Eleştiri Onur Ödülünü kazandı.

Eserleri

Şiir: Bozgunda (1962), Ben Severek Büyürüm (1973), Yüzün Senin (1983), Gece ve Genç Kız (1994), Kuşların Göçerken Çizdikleri (Toplu Şiirleri, 1994)

Deneme-Eleştiri: Zamanın Sularında-Tarihsiz Günlükler (1989), Beni Irmak Boylarına Götür Anne (1998), Taşın İçinde Gizlenen (2000), İskelenin Altındaki Deniz (2004).

Monografi: Nedim Gündür (1993).

Yıllık: İzmir İl Yıllığı (1969).

Antoloji: İkinci Yeni Şiir Antolojisi (Mehmet H. Doğan ile, 1969), Hoşbulduk Selim Dede.

Çeviri: Öfke (J. Osborn’dan), Oza (A. Voznesenski’den, Mehmet H. Doğan ile), Şiirler(Abdülvahap el-Beyati’den), Baile Kıyılarında (W. B. Yeats’den)

SUR

Bir dalgın alın bizi ansızın ortalıkta

Ağışıyla birlikte rüzgar hortumlarının

Bırakır sevmelerin hüzünlü kıyısına

Korkusuyla gecede yol kesen adamların

Korkusuyla gecede yol kesen adamların

N’olur bırakılsak o yalınç ormanlara

Duyarlar devrimini o suskun kadınların

Belirgin bir seviyi anlatmaz anlatışla

Belirgin bir seviyi anlatmaz anlatışla

Bırakıp bir kuytuya öpülmüş ekmek gibi

Hüzünlerle adamış yaşamını bir SUR’a

Dokununca ansızın dışta kalan bir sevi

Dokununca ansızın dışta kalan bir sevi

İşliyorken usulca yağmur gibi surlara

Dökülmüş bir sıvayla simgeler ikimizi

Güç benzeyen bir yüze bir muma karanlığa

admin

Cüneyt Tanyeri

Benzer Konular
Tuğrul Tanyol
Mehmet Sadık Medin

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.