Tireli Şair Salih Gözek’le Şiir Üzerine

/ 23 Aralık 2018 / / yorumsuz

Emekli sağlık memuru Salih Gözek Tire’de yaşıyor ve “Yüreğimdi Eşikte Bekleyen” adlı bir şiir kitabı var. Kendisiyle şiir üzerine konuştuk.

Tireli Şair Salih Gözek’le Şiir Üzerine

C.T: “Şiir okunmuyor, şiir bitti.” gibi sözler duyuyoruz çevreden. Sizce bunun aslı nedir?

S. G: Öncelikle teşekkür ediyorum Esinti’ye bu söyleşi için…

Şiir okunmuyor değil, belki, yeteri kadar okunmuyor. Edebiyat dünyasına baktığımızda en az okunan tür şiir gibi görünüyor. Galiba daha çok internet ortamında okunuyor bu yıllarda. Öykü ve roman çok sayfalı, şiir ortalama 1 – 2 sayfa tutan bir yazı, okuyucu onu internet ortamında okuyup geçiyor, beğeniyorsa belki bir deftere de not alıyordur. Sanırım bu nedenledir ki şiir kitabı çok basılmıyor, en az satan kitap sınıfına giriyor, bu da, “Şiir okunmuyor” gibi bir algı oluşturuyor insanlarda. Amatörce yazanlar yazdıklarını dijital ortamda paylaşıyor hemen, şiiri uğraş edinenler de bu tuzağa düşüyor. Şiir kitabını parayı verirsen bastırabiliyorsun, o tuzağa belki ben de düşüyorum, parayı verip kitap bastıramadığıma göre yazdıklarımı “face”de paylaşıyorum. İyi ediyor muyum? Sanmıyorum. “Sanmıyorum” diyorum ama yazdıklarımı nasıl ortaya çıkarayım? Kitap olmayacaksa, evde bir dosya arasında kalacaksa yazmamın ne önemi/gereği var? Öyle bir kısır döngü işte… Aslında karmaşık bir şey, “yumurta mı tavuktan / tavuk mu yumurtadan” gibi…

Şiir bitmez, “okunmuyor” deniyorsa da en çok yazılandır bence. Bitmez, biteceğini sanmıyorum. Daha çok yazılsın, nasılsa ayıklanacaktır.

C.T: Şiirde sözcük seçimi gerekir mi? Yoksa hızlı bir şekilde, hiç düşünmeden ilhamın akışına göre hangi sözcük gelirse aklına onları şiire yansıtmalı mı?

S. G: Şiirde sözcük seçimi tabii ki önemli ve gereklidir. Ben ilhama çok da inanmam, şiir sözcükle yazılır. İlhamın akışıyla yazılan şiir olmaz, diye düşünüyorum. Gençlik döneminin heyecanıyla, “ilham geldi yazdım” olası değildir, bunu diyen gerçekten şiire soyunmuşsa çok ve çok okuyarak, dilini geliştirerek yoluna devam ettiğinde mutlaka farkına varacaktır ki sözcük bilgisi olmadan şiir de olmaz.

“Dostum” demiş Mallarme, “Şiir sözcüklerle yazılır. Herkesin duyguları, düşünceleri var. Yetseydi herkes şair olurdu”.

Cahit Sıtkı da: “Şiir, sözcüklerle güzel biçimler kurma sanatıdır… Hangi sözcük, hangi sözcükle yan yana geldiğinde nasıl bir ışık ortaya çıkar? Bunu bilmek gerek.” Ben de bu düşüncedeyim.

C.T: Son şiirleriniz “Alfabe Şiirleri” için biraz ağır anlamları olan şiirler diyebilir miyiz?

S. G: Ağır olduğunu sanmıyorum ama öyle okunup geçilen bir şarkı sözü, sakız manisi gibi olmamalı şiir… Derinliği olmalı, birkaç kez okunarak anlam kazanmalı. Şiirlerime yapılan yorumlardan birkaç örnek vereyim dilerseniz isimleri saklı tutarak:

“Öyle derin, öyle yüklü bir devingenlikle akıp gidiyor ki şiiriniz.. Bir okumaya sığmayan…”

“İşimizi zorlaştırıyorsunuz… Anlamları bulmak için yine bir sürü okumak zorundayız… Bir değil… İki değil.. Üç değil… Hep bir fazla okunulası…”

“Salih Gözek’in şiiri, Okudum bitti diyeceğimiz türden değil. Dönerek daha uzun süre okunmalı, tadına vara vara”
“Şiir değil, başka bir boyut. Salih Gözek yazarsa böyle yazar!..”

Şiirimin özeti gibidir bu yorumlar ve hep böyle sürsün isterim, çabam da bu yönde

C.T: “Şiirlerinizde bir yerellik duygusu hâkim gözüküyor.” görüşüne katılıyor musunuz?

S. G: Doğrudur, Tire’nin, çocukluğumun yaşanmışlığı hissedilir şiirimde. Galiba çokça göç yaşadığımdan (ki… bu çocukluğumda başlayan yaz mevsimlerindeki tütün göçleriyle başlamıştır, sonra memurluğum, yeni meslek edinişlerim). Yaşadığım hayatın içimde biriktirdiği duygu yoğunluğunu anlatmak kaçınılmaz gibiydi, o nedenle yerellikten çok şey vardır şiirlerimde.

C.T: Şiirin yeterince ilgi görmediği bir dönemde ortaya çıkan bir kuşağın şairi olarak, bu ilgisizlikten rahatsız mısınız?

S. G: Tabii ki daha çok ilgi görsün isterim şiir. Çok da rahatsız değilim. Ben, yeterli değilse de ilgi görüyor diye düşünüyorum. Bugünkü ülkemiz ortamında insanlar başka dertlerin girdabında, zaten okuma yüzdelerine baktığımızda da görülüyor okumayan bir ülke olduğumuz. Okuma tembeli olduğumuz bir gerçek.

C.T: Tire’de şiire ve şaire yaklaşım nasıl? Memnun musunuz?

S. G: Çok da memnun değilim tabii ki. Ama, bu salt şiir için geçerli değil. Tire’de yazınla uğraşan ne çok arkadaş var siz de görüyor, gözlemliyorsunuz. Şiir akşamları yapıyoruz, yazanlar olarak bir araya geliyoruz ama hep biz bizeyiz… Bizler dışında katılan henüz çok az. Ancak toplanmayı daha sıklaştırırsak, etkinlikler hazırlayıp insanlara sunarsak bunu aşarız diye düşünüyorum. Kasabadan Esinti’nin Tire’ye taşınmasının etkisini göreceğiz gibime geliyor. Dergi olarak daha sıkı programlar yapıp daha fazla insana ulaşmanın yolunu bulmalıyız. Ne de olsa ümit hep vardır.

Çok teşekkür ediyorum söyleşi için, başarılar ve kolaylıklar diliyorum.

Son söz: “Şiirle hep!”

admin

Cüneyt Tanyeri

Benzer Konular

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.