Söz­cük­le­rin “Bal­ye­mez”i / Barış Erdoğan

/ 6 Şubat 2020 / 537 kez okunmuştur / 2 Yorum
Söz­cük­le­rin “Bal­ye­mez”i / Barış Erdoğan

Söz­cük­le­rin “Bal­ye­mez”i

Barış Erdoğan

Sa­ba­hın asıl an­la­mı ken­di­ne, ben ona başka başka an­lam­lar yük­lü­yo­rum; bak­tım ağır mı ge­li­yor, sır­tım­da yu­mur­ta kü­fe­si yok ya, yı­kı­ve­ri­yo­rum kuş­lu­ğun ka­pı­sı­na. Tan ağar­dı­ğın­da ilk işim dil fı­rı­nı­ma ham söz­ler sür­mek­tir; sözün hamur kal­ma­sı­na da çok piş­miş ol­ma­sı­na da ta­ham­mül ede­mem. Çünkü söz­cük­le­rin sin­di­ri­mi zor­dur. Bu sabah fı­rın­dan çı­kar­dı­ğım öz­de­yiş şu oldu: Söz­lük­ler mil­yon aklın esin­ti­si, bir aklın ik­si­ri­dir.

Söz­cük­le­rin gir­da­bı­na ka­pı­la­lı ciddi ola­rak söz­lük oku­dum. De­li­nin pös­te­ki say­ma­sı­dır söz­lük oku­mak. Ki­mi­le­yin ak­şa­ma değin damla sa­kı­zı ni­ye­ti­ne tek söz­cük çiğ­ne­rim zih­nim­de ki mide gi­ri­şi­ne kadar sün­dür­dük­le­ri­mi yu­ta­rım, ak­lım­da top­la­nan­la­rı ise sarıp sar­ma­lar rafa kal­dı­rı­rım.

Gün­cel­li­ğin tu­za­ğı­na düş­me­me­ye ça­lı­şı­rım, müm­kün ol­du­ğun­ca ev­ren­sel­li­ğin ya­ra­sı­nı ka­şı­rım. Si­lah­lar­dan hoş­lan­ma­sam da Su­ri­ye’de ne tür top­lar atıl­dı­ğı ta­kıl­dı durdu ak­lı­ma. Sı­nır­dan ge­çe­me­yin­ce ta­ri­hin tozlu say­fa­la­rı­nı ka­rış­tır­dım, ör­tü­le­ri lime lime olan­la­rı çöpe attım, an­ti­ka de­ğe­ri ta­şı­yan­la­rı yağ­la­yıp du­va­rı­ma astım. İşte on­lar­dan ikisi: pa­ra­bel­lum ve bal­ye­mez. Söz­cük de olsa soğuk dav­ra­nı­rım, do ku na mam baş be­la­sı bu tür kav­ram­la­ra.

Söz­lük­ler “pa­ra­bel­lum” için Al­man­ca demiş. Söz­cü­ğü biraz de­şe­le­dim, La­tin­ce­ye kayıp gitti. La­tin­ce “Si vis pacem, para bel­lum” (Barış arı­yor­san, sa­va­şa ha­zır­lık­lı ol) sö­zün­de küf­le­nip kal­mış. Zaman içre bir Alman mucit “pa­ra­bel­lum” iş­ler­lik ka­zan­dır­mış. Biz ona ancak tür­kü­le­ri­miz­de yer ve­re­bil­mi­şiz, ga­li­ba silah ku­şan­mış­lı­ğı­mız ol­ma­dı­ğı için. Aşık Mah­zu­ni Şerif pa­ra­bel­lu­mun kü­fü­nü alıp bir tür­kü­sün­de di­li­ne dolar:

“Mah­zu­ni bu ha­lin­le ne­re­ye var­dın canım
Sen bu ele gel­me­den nerde ya­tar­dın canım
Be­lin­de ba­ra­bel­lom kimi kur­tar­dın canım
Adam ola­ma­dın gitti zev­zek
Beni bi­le­me­din gitti zev­zek”

Bal­ye­mez’e ge­lin­ce… İtal­yan­ca “yarım top” an­la­mı­na gelen bal­la­mez­za’nın da La­tin­ce­nin ço­cuk­la­rı bella ve mezza’dan çift­leş­ti­ril­di­ği an­la­şı­lı­yor. Sah­ne­ye çı­kan­lar Avus­tur­ya­lı­lar. Bir kay­nak­ta yur­du­mu­za pa­sa­port­suz nasıl gir­di­ği an­la­tı­lı­yor: “Def­ter-i Ga­la­tat’ta da, ( Me­rak­lı­sı­na: Di­li­miz­de bin beş yüze yakın yan­lış kul­la­nı­lan söz­cü­ğün doğru bi­çim­le­ri­ne yer ve­ril­miş, yedi yüze yakın an­lam­daş ya da yakın an­lam­lı söz­cük­ler ara­sın­da­ki ay­rı­ma de­ği­nil­miş­tir. Ya­yım­la­nış yılı 1909.) aynı ke­li­me­nin La­tin­ce as­lı­nın küre ma­na­sın­da­ki ‘bal’ ile yarım ma­na­sın­da­ki ‘voy­nez’in bir araya gel­me­sin­den oluş­tu­ğu ve buna göre ‘bal­ye­mez’in yarım küre şek­lin­de top demek ola­bi­le­ce­ği be­lir­til­miş­tir.”

Söz­cük­ler yordu beni, yu­mur­ta kü­fe­si­ni yı­ka­ma­dım. Bak­tım si­lü­etim per­de­de, koş­tum söz­lük­le­re. Si­lü­et ne ola? Bal­ye­mez kadar ağır mıdır? Daha fena… Go­et­he’nin Genç Wert­her’in Acı­la­rı’nda, “Tatlı si­lu­et port­ren! Va­si­ye­tim onun sana geri ve­ril­me­si, Lotte, lüt­fen ona değer ver. Üze­ri­ne bin­ler­ce, bin­ler­ce öpü­cük kon­dur­dum, her dı­şa­rı­ya çı­kış­ta, her eve ge­liş­te ona el sal­la­dım.” sözü ağır­lı­ğın­da. “Ka­ral­tı, gölge” an­lam­la­rı söz­cü­ğün ön yüzü… Ben arka bah­çe­de ge­zin­me­yi se­ve­rim, üs­te­lik ma­li­ye­ci Eti­en­ne de Sil­ho­u­et­te ol­ma­dı­ğım halde. Öyle bir açık­la­ma kar­şı­la­dı ka­pı­da beni, alın­tı­la­ma­sam söz­cü­ğün hak­kı­nı ver­me­di­ği­mi dü­şü­nür­düm.

“Pek ciddi bir adam olan Eti­en­ne de Sil­ho­u­et­te, Fran­sa ma­li­ye­sin­de ancak bir­kaç ay ka­la­bil­di. Emek­li ay­lık­la­rı­nı in­dir­mek ve soy­lu­la­rın top­rak­la­rın­dan vergi almak is­te­yin­ce şim­şek­le­ri üze­ri­ne çekti. Soylu ki­şi­ler gün­ler­ce, ‘Sil­ho­u­et­te tipi el­bi­se’ de­dik­le­ri, dap­da­ra­cık ve son de­re­ce basit el­bi­se­ler gi­ye­rek genel mü­fet­ti­şi pro­tes­to etmek su­re­tiy­le öç­le­ri­ni al­dı­lar. Bu­nun­la kal­ma­dı­lar, gece ya­rı­sı ka­ran­lık çök­tük­ten sonra Paris so­kak­la­rı­nın du­var­la­rı­nı daha sonra pro­fil­den ya­pı­lan ve mo­de­li­ni bir ana çiz­giy­le gös­te­ren ‘Sil­ho­u­et­te üs­lû­bu port­re’ de­ni­lecek olan çi­zim­ler­le dol­dur­du­lar. Tüm bu alay ve aşa­ğı­lan­ma­lar­dan sonra Eti­en­ne de Sil­ho­u­et­te’e or­ta­dan kay­bol­mak kaldı. Sa­de­ce kürk­ler ve kahve üze­rin­den vergi al­mak­la ye­tin­di. Fakat ismi, bir­kaç çiz­giy­le çır­pış­tı­rı­lan, bo­yut­la­rı ve uzun boylu de­rin­li­ği, ay­rın­tı­la­rı ol­ma­yan insan re­sim­le­ri­ni be­lir­ten bir ke­li­me ola­rak kaldı.”

Bah­çe­ye düşen si­lu­eti­me el sür­me­dim, kaç­tım ora­dan.

Söz­cük­le­rin “Bal­ye­mez”i / Barış Erdoğan (2 Yorum)

  1. Mahsuni Şerif Aşağıdaki dizeleri Arif Sağ için yazmıştır. Bir kongrede Arif Sağ’ın dveranışlarını görünce Mahsuni babayı Anımsamıştım. İkinci olarak Bal­ye­mez’e ge­lin­ce… İtal­yan­ca “yarım top” an­la­mı­na gelen bal­la­mez­za’nın da La­tin­ce­nin ço­cuk­la­rı bella ve mezza’dan çift­leş­ti­ril­di­ği an­la­şı­lı­yor.
    Bunu da yeni öğrendim.
    Mah­zu­ni bu ha­lin­le ne­re­ye var­dın canım
    Sen bu ele gel­me­den nerde ya­tar­dın canım
    Be­lin­de ba­ra­bel­lom kimi kur­tar­dın canım
    Adam ola­ma­dın gitti zev­zek
    Beni bi­le­me­din gitti zev­zek”

  2. Barış ustam. Yüreğine, düşüncelerine, aydınlattığın bilgilerine selam olsun… Parabellumla gençliğime döndüm diyebilirim. Sevgiyle…