Siyah Fularlı Kadınlar

/ 26 Kasım 2016 / 45 okunma / yorumsuz

-kadınlar çiziyorum zamanda bir yerde-

 

şükürler öğretildi kundağımızda

hiç şükürlü günler gösterilmeden

duvarların dilinden öğrendik

ağzımızın tavanında şu suskunluğu

 

daha açmamış gölgelerdik

görürdüm sustalı gözlerinde

militan bir gecenin sarhoşluğunu

çirkin adamların sakalından düşmeden

görürdüm çoktan kanatların bir melek

 

soldururdu zamanı kırmızının

doyumsuz arzuları

ağzında süt kokusu

dökerdi dudaklarını

sonbahar yağmuru

evsiz bir sabaha

 

ah saçlarının rüzgarı

yeryüzünün kederli beşiği

şu taşları kırık kaldırımlardan

geçip gitsin kadınlar dedim

geceye bağlanan

siyah fularlı ahlar da

 

düşen namlunun gölgesiydi

sarıldığın şu yabancı eller

eflatun dirençli delilik

nabızlarının yarışı

gök de sen yer de

 

tanrının küllerinden esirgenen

hüzünlü saatlerde çiçek açmaz

artık acılardan kalkan kuşlar

 

şimdi gri

bir körlük iniyor gözlerine

duyuyorum sabaha karşı

gidiyorlar  sakıncalı

kaç kasıklı acıdan

dudaklarında ölüm ıslığı

 

solunda

elmanın en siyah ısırığı

kim bilir sizi

kim unutur

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.