Senfonik Sancılar

/ 26 Kasım 2016 / 48 okunma / yorumsuz

mukarnas pencerelerde

kara  gül masal ve rüya

aşkın saklı gözyaşında

ince kırılgan sızılar

 

seni hangi istasyonda kaybettim

hızlı trenler geçiyor ömrümüzden

güz sancısı işleniyor ansızın

sözcüklerin kırılganlığına ten çiçeğim

sensiz ve bensiz

boş

tahta masalar

lal susuşlarda  keman çalan kız

sonbaharın kırmızı eteklerinde solo yalnızlıklar

 

mevsimin göğsünde

kuşlar çığlık çığlığa

yağmurun tatlı şarkıları

bizi çağırıyor

aryalar yükseliyor

kara kılıçlı yazgılar çeken tanrımın sunaklarından

hiç polka danslarım olmadı benim

loş ve hazin ışıklar içinde

bir ortaçağ romansıydı kalbin

 

venüs kadar güzeldim bir zaman

tanrıça kibele kadar bereketli

baygın toprağımda

son yankısı sonbahar sonatının

gitme vaktidir şimdi

yorgun bir düşten

senfonik valsler eşliğinde

 

derinliğimi yağmurlar aldı

lirik imgelerimi mevsim kuşları

masmavi denizlerde yunmuş gözlerin hani

gittikçe artıyor piano piano yalnızlığımız

 

anladım

aşk bestemde laytfmotifsin

dönüşler sana

bundan sonra

forte çalınacak senfonik susuşlarım

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.