Şairler Kahvehanesi

/ 20 Ekim 2018 / 21 okunma / yorumsuz

Roman, şiir derken bu yıl kitapları üçledik. Yeni kitap dağıtıma girdi. Sunuş yazısını ve içindekiler listesini ekliyorum.

***

Başlarken:

Şairlerin Tuhaf İşleri

Şairler (ve genel olarak edebiyatçılar) ile kahvehaneler (bu arada meyhaneler) arasındaki ilişkiler yeterince biliniyor. Bu konuda, başta Salah Birsel’in Kahveler Kitabı olmak üzere, pek çok kitap, yazı, anı yayımlandı. “Şairler Kahvehanesi” başlığı altındaki  bu yazılarda amacım şairlerin kahvehane-meyhane yaşantılarını anlatmak değil, daha çok başlarından geçmiş ilginç olayları, onların özgül yanlarını, “tuhaf”lıklarını anlatmak oldu. Dolayısıyla “Şairler Kahvehanesi” burada simgesel bir anlam taşıyor. Başka deyişle, zamanı ve mekânı ortadan kaldırmış düşsel bir kahvehanede şairleri buluşturup serencamlarına tanıklık etmek amacından yola çıkıyor. Sınır yoktu: Selçuklular’dan, Osmanlılar’dan alıp günümüz Türkiye’sine uzanabildik. Doğal değil mi; şairler yüz yılları aradan çıkarıp birbirleriyle konuşmazlar mı?

 Şairlerin tuhaf insanlar olduklarından söz ederken, “tuhaf” kelimesini tırnak içine alıp almamak konusunda bir kararsızlık yaşadım. Tırnak içine almasak, “neye göre, kime göre tuhaf” sorusu geliyor gündeme. Şairin dediği gibi, “Varsan halka eylesen nazar / Her biri başka tür deli…” Tırnak içine alsak, yani şairler aslında tuhaf insanlar değil, onları tuhaf kabul etmek göreceli bir durum desek, başka bir soru çıkıyor ortaya: Tarih kitaplarında, şehir monografilerinde, biyografilerde, anılarda, günlüklerde neden hikayecilerden, romancılardan, eleştirmenlerden çok şairlerle ilgili “tuhaflıklar”a rastlıyoruz?  Elbette, başka sanat dallarından, sözgelimi müzisyenlerden, ressamlardan, tiyatro ve sinema sanatçılarından da “tuhaf” ya da “aykırı” tipler çıkabiliyor ama edebiyat / edebiyatçılar söz konusu olduğunda daha çok şairler bu konuda öne çıkıyor gibi. Kuşkusuz ilginç yönleriyle, poetikalarıyla, konumlarıyla, esprileriyle öne çıkmış şairler, bu kitaptaki adlarla sınırlı değil. Bu konuda daha ciltler dolusu kitap hazırlanabilir. Neden bu adları ve konuları seçtiğim sorusuna benim de kesin bir cevabım yok. Pek çok biyografi ve deneme kitabını elden geçirirken, bazen ilginç ya da sempatik bulduğum bir durum, bazen sözkonusu şairin şiir tarihinde oynadığı rol, bazen kendi ilgi alanlarımla yakınlık, bazen yaşantımdaki kesişmeler, bana esin vermiş oldu.

 Bu tür metinler aslında kendisini yazan metinler. Ancak salt aktarıcılık düzleminde kalmayıp, seçicilik düzleminin önemini de göz ardı etmeyip, olgu ve olayları yeniden kurguladığımı, birbirinden uzak düşmüş ama aslında birbiriyle bağlantılı konuları yan yana getirdiğimi, sıklıkla yorumlarda bulunduğumu da göreceksiniz. Ayrıca edebiyat dünyasının unuttuğu ya da hiç bilmediği kimi ilginç metinlere de göz atmış olduk. Bütün bunları yaparken, Ahmed Rasim’lerden Salah Birsel üstadımıza uzanmış, keyifli yazı ile kültürel araştırma arasında harelenen yazı tarzını da izlemeye çalıştım. Konuları tireler arasında özetleyen alt başlık tarzı da, 1960’lara  kadar edebiyatımızda ve gazetecilikte kulllanılan bir yöntemdi, sanırım bu yazılara uygun düştü.

 Dergide yayımlanan bölümlerde, bu kitapta toplanan ve şairlerin yaşantılarını odaklanmış yazıların yanı sıra, “Şiir Kitapları Sözlüğü”nün bazı bölümlerine, kimi kitap ve eski dergi (Dergâh, Ülkü) tanıtımlarına ve kimi değinmelerime de yer vermiştim. Ayrıca, doğrudan dilin kendisini coşkulu bir tematik alan seçmiş şairleri, meyhane parasına şiir yazan şairleri, şiir ile ilgili ilginç olguları, poetik çalışmaları konu alan yazılar da vardı. Bu kitabı sadece şairlere özgüleyerek, diğer yazıları, şiir ile ilgili yazılarımı toplayacak yeni bir kitapta değerlendirmek üzere ayırdım. Öte yandan, şairleri konu edinen yazılarım, daha çok şair yaşantılarına odaklanmış bu kitapla ve daha önce çıkmış Şiir: Üretici Etkinlik ile sınırlı değil. Dergilerde yayımlanmış olan ve cumhuriyet döneminin pek çok şairinin şiirsel birikimini irdeleyen inceleme yazıları, ayrı bir kitap olmak üzere sırasını bekliyor. İki yüze yakın şiir kitabını ele alan “Şiir Kitapları Sözlüğü” de öyle.

 Kitapta, bir çok şaire değinen, genel nitelikte bir kaç yazı dışındaki yazıları, şairlerin doğum tarihlerine göre sıralamayı uygun buldum. Kimi yazıları da, anlatılan olayın denk düştüğü tarihi gözeterek yerleştirdim. Kitabı hazırlarken yararlandığım çok sayıda kitabın künyesini, adlarının geçtiği sayfalarda, yazıların içinde verdiğim için, ayrıca bir kaynakça eklemedim.

   ***

 Kitapta anlatılan şairlerin bir bölümünü yakından tanıdım, kimileriyle dostluk ettim. Dostluk ettiklerim arasında, Enver Gökçe gibi, Arkadaş Z. Özger gibi, “hikâyeleri” bana acı verenler de oldu. Kitabın Enver Ercan ile ilgili en son yazısı ise, ayrı bir acı ve burukluk yarattı bende. Çünkü, bu yazıların büyük bölümü onun yönettiği yasakmeyve dergisinde yayımlandı ve Enver Ercan, bu yazılara hep özel bir önem verdi, hep özen gösterdi. Hatta ölümüne yakın günlerde “bu yazıları kitaplaştırmak bize düşer” diye yazmıştı. Son yazının onun ölümüyle ilgili olmasını hiç beklemezdim. Kitabı, bu güzel kardeşimin anısına adıyorum.

 Tahir Abacı

İÇİNDEKİLER

Başlarken: Şairlerin Tuhaf İşleri

Şairlere Sultan Olmak

Musikişinas Şairler

Adı Üstünde: Deli Birader

Şiir Hırsızından Şiir Çalmak (Zatî)

Nef’î: Övgüden Yergiye, Bir Uçtan Öteki Uca

“Esrar”lı Bir Şair: Esrar Dede

“Düşünür-gezer” Halk Şairi: Dertli

Şair Paşalar Çekişmesi:

 Akif Paşa, Pertev Paşa’yı Ölüme Nasıl Gönderdi?

Keçecizâde İzzet Molla, İntihardan Nasıl Döndü?

Şinasi’nin Sakalına “Kırkayak” Düşünce…

Namık Kemal: Vatan Şairi mi, İslamcı mı, Sosyalist mi?

Vatan Şairleri Vatan Dışına Nasıl Kaçtılar?

Şair Eşref: Hem Devletlu, Hem Yergici Olmak

Şair ve Musikişinas: Leyla Saz

Şair Adanalı Ziya, Şair Ziya Paşa’ya Ne Attı?

Öldükten Sonra Kavga Eden (Ettirilen) İki Şair: Tevfik Fikret – Mehmet Akif

Abdullah Cevdet: Kırk Tarakta Bezi Olan Şair

Feylesoftan Başka Her Şey Olan Şair: Rıza Tevfik

Sürgünde Ölen Muhalif ve Bohem Şair: Andelib

Neyzen Tevfik: Ney, Mey, Şey… ya da Özgür Kapanma

Filorinalı Nâzım: Şarktan Garba Nam Salmış Şiir Kralı

Olayların Ortasında Şaşkın Bir Şair: Fazıl Ahmet

Hamsinin İkizi (ya da Üçüzü) Şair: Hamamîzâde İhsan

Paralel Hayatlar ya da Öksüzlerin Kavgası:

 Yahya Kemal ile Ahmet Haşim

“Şu Bizim Yahya Kemal mi? Bırakın Allah Aşkına”

Mezar Açtırıp İçindeki Ölüye Bakan Şair

Umulmadık Dostluklar: Yahya Kemal – Çelebi – Dinamo

Nâzım Hikmet’in Uzun Yolu

Nâzım Hikmet Pavli Adası’nda

1938 Harp Okulu Olayı ve İki Kitap

Böbürlenme Şampiyonu Şair: Necip Fazıl

Bir Milat: Dinamo’nun Düğünü

1940’lar “Tevkifat”larında Şairler

“İyi” ama “Yitik” Şair: Celal Sılay

Niyazi Akıncıoğlu: Kendine Özgü Bir Şair

Enver Gökçe: “Tam Bir Eski Tüfek”

Ek: Enver Gökçe köyünü anlatıyor

Ahmed Arif ile

1951 “Tevkifat”ında şairler

Soupault’nun Yaprak Dergisini Ziyareti Rivayetleri

Hepsini Yazan: Mehmed Kemal, Taşra Gazetelerinde Bir Polemik

Şair ve Yazarlar İstanbul’u Nasıl Yağmaladılar? (!)

Dayak Yeme Rekortmeni Şair: İlhan Berk

Can Yücel: Sivri Dil ve Zarafet

Birdenbire, Attilâ İlhan!

Edip, Turgut, Cemal…

Bir Yakıştırma: Ece Ayhan’ın Muhalifliği

Arkadaş Z. Özger İçin

Bir ‘Müstesna’ Enver Ercan

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.