Oz / Adam Fawer

/ 1 Ağustos 2016 / 11 okunma / yorumsuz

Adam Fawer, 2006 yılında yayımladığı ilk kitabı Olasılıksız ile tüm dikkatleri üzerine çekmiş, kitabı dünya çapında tam on sekiz dile çevrilmiştir. Ardından 2008’de ikinci kitabı olan Empati’yi kaleme almış, fakat Olasılıksız kadar ilgi görmeyince kitap arasında Türkiye’nin de bulunduğu yalnızca en çok ilgi gören ülkelerin dillerine çevrilmiştir. Türkiye’de iki kitabıyla da çok fazla yankı uyandıran Adam Fawer, yakın zamanda yayımlanan en son kitabı Oz’un teşekkür kısmında Türkiye’ye özel teşekkürlerini iletiyor.

Oz, Adam Fawer’ın sekiz yıl aradan sonra kaleme aldığı üçüncü kitabı. Türkiye’de büyük beklentilerle karşılanan kitap, Olasılıksız ve Empati’den biraz farklı bir kurguya sahip. Açıkçası Oz, yazarın ilk iki kitabındaki gibi kafa karıştırıcı, tabiri caizse beyin yakan bir kurguya sahip değil. Hepimizin bildiği Oz Büyücüsü’nden hareketle kurgulanmış bir kitap ve sonu hariç Oz Büyücüsü ile büyük benzerlik gösteriyor. Fakat zekice düşünülmüş detaylar kitabı sıkıcılıktan kurtarıyor ve okuyucuya oldukça akıcı bir kitap sunuyor. Kısacası yazarın ilk iki kitabındaki kurguyla benzerlik göstermese de, Oz büyük beklentilerle başlanmadığında severek okunabilecek bir kitap.

Kitabın kısa özetine gelecek olursak;

Dorothy Gale, Kansas’ta yaşayan on iki yaşındaki küçük bir kızdır. Anne ve babasını trafik kazasında kaybetmiştir ve kendisini hiç sevmeyen Em teyzesi ve onun ailesi ile çiftlikte yaşamaktadır. En yakın dostu ise Toto adını verdiği köpeğidir. Em teyzesi Dorothy’i hiç sevmemekle birlikte, sık sık dövmekte ve kırbaçla cezalandırmaktadır.

Dorothy’nin Toto dışında tek bir arkadaşı vardır: Seymour. Seymour, dilsiz bir çocuktur fakat aslında çok zekidir. Aslında konuşabilse de küçüklüğünde ancak kelime dağarcığını yeterince genişlettiğinde konuşmaya karar vermiştir fakat kelime dağarcığı şimdiye kadar konuşmak için asla yeterince zengin olmamıştır onun için.
Olaylar, bir sabah Dorothy ahırda uyandığında Jack adında hemen hemen kendiyle yaşıt görünen bir çocukla tanışmasıyla başlar. Jack Kansas’a bir akrabasını ziyarete gelmiştir. Dorothy ile konuşmaya başlar ve gayet iyi anlaşırlar. Dorothy Jack’e çiftliği gezdirmeyi teklif eder ve olanlar olur. Jack yanlışlıkla balta ile Dorothy’i boğazından yaralar. Dorothy uyandığında kendini yalnızca başında dikilen Toto ile bir başına bulur. Kendine geldiğinde boynunda sadece kırmızı bir iz olduğunu fark eder. Çevresine bakıldığında ise korkunç bir hortumun yaklaşmakta olduğunu görür. Hemen bir kulübeye sığınır.

Dorothy, hortumun şiddetiyle ağaç gibi sallanan kulübenin içindeyken, garip bir şeyler olduğunu farkeder. Garip hissediyordur, sanki tüm evren ve zaman yassılaşmakta gibidir. Bir süre sonra her şey düzelir ve kulübe eski haline döndüğünde gürültüyle yere çarpar. Hortum dinmiştir. Dışarı çıkan Dorothy, kendini küçük mavi yaratıkların arasında bulur. Sonradan Minişistan adlı paralel bir evrende olduğunu öğrenir. Kulübe yere çarptığında Dorothy yanlışlıkla kötü bir cadı olan Doğu’nun Hain Cadısı’nı ezmiştir ve bu cadıdan eziyet görmüş olan minişler Dorothy’i kahraman ilan ederler. Olanlar karşısında hayrete düşen Dorothy, bu garip yerde başına neler geleceğinden habersizdir.

Yazar: Miraç Elif Kanbay

Kaynak: (Kitap.com)

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.