Osman Şahin

/ 21 Eylül 2016 / 39 okunma / yorumsuz

Hayatı

Osman Şahin, 1938 (nüfus kaydında 3 Mart 1940) yılında Mersin’in Aslanköyü’ nde dünyaya gelir. Kalabalık bir aile çocuğudur, on üç kardeşi vardır, yokluk içinde yaşar. Babası çiftçi Tahir Efendi, anası Şakire Hanım’dır. Osman, çocukluk yıllarını Toroslar’da geçirir, “yoklar yurdu”nda bir süre çobanlık yapar. İlköğrenimini Aslanköy’de (1950), ortaöğrenimini Dicle Köy Enstitüsü’nde (1956) tamamlar. Kitaplarla iç içe olması/tanışması bu dönemde başlar. Bir süre Siverek’in Kalemli(1957-1958) ve Fırat yöresindeki aşiret köylerinde ilkokul öğretmeni olarak çalışır. Araç-gereçten yoksun olan bu yörede ‘yer damı’ nda öğretmenliğe devam eder. Gözlem ve birikimlerini ileride yazacağı hikâyelerine taşır; “Kırmızı Yel, Acenta Mirza” hikâyeleri bu türdendir.

Osman Şahin, Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’ne girer, bitirdikten sonra (1961), -yirmi iki yıl- Beden Eğitimi Öğretmeni olarak Malatya Lisesi (1961-!967), İzmit Lisesi (1967-!974), Kocaeli-Karamürsel Lisesi, İstanbul-Suadiye Lisesi (1974-1977), Ellinci Yıl Tahran Lisesi (1977-1979), Göztepe Ortaokulu (1979-1981) ve Trabzon-Arsin Lisesi  (1981-1982)’de görev yapar. 12 Eylül Askerî Darbesi’nden sonra, Trabzon’un Arsin ilçesine sürülür, buradan emekliye ayrılmak zorunda kalır(1982). Osman Şahin, Beden Eğitimi öğretmeni olduğu için, edebiyat dışında sporla ilgilenir; lisanslı olarak futbol, voleybol, basketbol, atletizm, eskrim, dağcılık, yüzme, okçuluk, izcilik ve jimnastik sporlarıyla uğraşır. Kamp müdürlüğü yapar.

İlk Yazı denemelerine, öğretmenlik görevini sürdürürken Malatya’da yayımlanan dergi ve gazetelerde başlar. Bir ara roman dememesine girişir, başaramayınca hikâyeye yönelir. İlk hikâyesi “Kırmızı Yel”, Cumhuriyet gazetesinin Kültür ve Sanat ekinde yayımlanır(1971). Hikâye ve yazıları Cumhuriyet Kitap, Aydınlık, Yeni Dergi, Varlık, Papirüs, Yaşasın Edebiyat, Gösteri, Kıyı, Evrensel Kültür, Anadolu Ekini, Adam Öykü, 2000’e Doğru vb. dergi ve gazetelerde yer alır. Aydınlık gazetesindeki bir yazısından dolayı, suçlu bulunur ve bir buçuk yıla mahkûm edilir(27 Ocak 1982). Hikâyeciliğine devam eden Şahin, Acenta Mirza(1974), Ağız İçinde Dil Gibi(1980) kitaplarını yayımlar. TYS, PEN Yazarlar Derneği, Ankara Edebiyatçılar Birliği ve Kadıköy Atatürkçü Düşünce Derneği üyesidir. İstanbul’da yaşamakta, evli ve iki çocuk babasıdır.

Sanatı

Şahin, konularını Doğu-Güneydoğu Anadolu’da yaşanan toplumsal olaylardan alır. Ezilen insanları anlatır. Öğrencilik ve öğretmenlik yıllarını -on üç, on dört yıl- Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da geçiren yazar, yöre insanlarını dil, töre, yaşayış ve kültürel değerleriyle tanıma imkânı bulur. Yaşlılardan dinlediği masal ve hikâyelerden yararlanır. Hikâyelerinde yörenin deyim ve sözcüklerine yer verir. İşçiler, yoksul köylüler, küçük burjuva emekçileri için hikâyeler yazar. Çalışan ve fakat hakları gasbedilen insanları savunur.  Hikâyelerinde, Güneydoğu ve Toroslar’da yaşayan köylü emekçilerin yaşantılarından kesitler sunar.

Osman Şahin, az yazan titiz bir sanatçıdır. Yazmayı “kalem-kâğıtla düşünce arasında süresiz bir cebelleşme” olarak görür. Hikâyelerini defalarca gözden geçirdikten sonra yayımlar. Yazar olarak, içinden çıktığı, gönül verdiği ezilen, horlanan insanların yürek sızlatan dramlarını dile getirmeye çalışır. Sosyal gerçekçi bir yaklaşımla halkın yanında yer alır. İşçiden, emekçiden yana ”devrimci kültür kavgası” na katılır. Mükemmel bir hikâye yazmanın -teknik olarak- roman ve şiir yazmaktan zor bir iş olduğuna inanır. Bu yüzden duyarlı davrandığına tanık oluruz. Toplumda yaşanan acıları dile getirir; yapılan haksızlığı ve yanlışlığı öne çıkarmaya çalışır. Feodal ilişkilerdeki gerilime dikkatleri çeker; ağalara/ağalığa karşı yoksulluğun pençesinde kıvranan insanlara kucak açar, ceberutluğa karşı savaşım verir. Toprak, hayvan, tabiat ve insan bağlamında “sel ile yel” arasında çaresiz kalan köy halkının açmazlarını dert edinir, önceler. Duygu ve düşüncelerini dile getirirken yerel söyleyişlerin yanında kültür / yazı diline bağlı kalır.

Osman Şahin, toplumcu gerçekçi hikâyelerinde, Toroslar’ın Fırat yöresi insanlarının yaşantılarına ağırlık verir. “Acenta Mirza” da (1974), bu yörenin yoksul, topraksız, saf ve baskı altında inleyen insanlarının sesi olmaya çalışır. “Ağız İçinde Dil Gibi”(1980’de önceki hikâyelerinden farklı olarak “olay, durum, atmosfer” iç içe görülür. Dil ve anlatımda –belirgin ölçüde- yoğunlaşma dikkat çeker; tabiat-insan ilişkileri daha bir derinlik kazanır. Toroslar ve Çukurova insanları canlı bir şekilde anlatılır. “Acı Duman”(1983)’da yer alan hikâyelerin dil ve kurgusuna daha bir özen gösterildiği görülür. “Kolları Bağlı Doğan”(1988)’da yazarın hapishane hayatından çizgilere yer verdiğine tanık oluruz. ”Ay Bazen Mavidir” (1989)’de yazar, insanların içsel gerçekliğine yönelir ve bunları irdeler. ”Selam Ateşleri” (1993)’nde ise insanî ve evrensel boyutların ön plâna çıkarıldığı dikkatleri çeker. Titiz bir yazar olan Şahin, “Mahşer”(1988) üzerinde uzun süre çalışır, hikâyeciliğinki mükemmeliyetçi tavrını ortaya koyar.

Yazar, 1961-1967 yılları arasında Malatya, Elazığ ve Tunceli’ye bağlı köylerde folklor çalışmalarına yönelir, derlediği bilmeceleri “Anadolu Bilmeceleri: Su Kurusu”(1996)’nda toplar. Tenkit, röportaj ve hikâyeler yazan Şahin’in çok sayıda (yirmi iki) hikâyesi senaryolaştırılarak filme alınır. Bu yönüyle de hikâyeci ve senaryo yazarı olarak tanınır. Sinemaya uyarlanan hikâyeleri şunlardır: Mussaliha ile Kuşde hikâyesinden Kızgın Toprak (1973), Kırmızı Yel’den Fırat’ın Cinleri (1977), Kibar Feyzo (1978), Adak (1979), Tomruk (1982), Derman (1983), Ayna (1984), Firar (1985), Gülüşan (1985), Züğürt Ağa (1985), Kan (1986), Keriz (1986), Su (1986), Kurbağalar (1986), İpekçe (1987), Zincir (1987), Gömlek (1988), Dönüş (1988), Aşkın Kesişme Noktası (1990), Kurşun Adres Sormaz (1992), Ziller (1995), Avcı (1997).

Osman Şahin sanat hayatında yazar olarak birçok ödüller almıştır: Kırmızı Yel, TRT 1970 Sanat Ödülleri Yarışması Öykü Büyük Ödülü; Ağız İçinde Dil Gibi, 1980 Nevzat üstün Öykü Ödülü; Selam Ateşleri, 1992 Ömer Seyfettin Öykü Ödülü ve 1994 Sait faik Abasıyanık Hikâye Armağanı; Mahşer, 1997 9. Uluslar arası Ankara Film Festivali Aziz Nesin Emek Ödülü ve 1998 Yunus Nadi Öykü ödülü; 1999 36. Truva Kültür ve Folklor Derneği Onur Ödülü; Ölüm Oyunları, 2003 Yunus Nadi Öykü Ödülü/Deniz Topçu ile.

Eserleri

Hikâye: Kırmızı Yel(1971), Acenta Mirza (1974), Ağız İçinde Dil Gibi (1980), Acı Duman (1983), Kolları Bağlı Doğan (1988), Ay Bazen Mavidir(1989), Başaklar Gece Doğar (1991), Selam Ateşleri (1993), Yeraltında Uçan Kuş (1998), Mahşer (1998), Kanatları Yamalı Kuş (1999), Bütün Öyküleri(I-II, 1999), Ölüm Oyunları (2002).

Belgesel Roman: Fırat’ın Sırtındaki Kan: Bucaklar (1995), Geloş Dağı Efsanesi (1996).

Çocuk Kitabı: Kıral Eli (1979). Senaryo: Ayna (1984), Kan (1985).

Röportaj: Son Yörük(1992), Geniş Bir Nehrin Akışı: Yaşar Kemal (2004), Ateş Yukarı Doğru Yanar (2004).

Derleme: Anadolu Bilmeceleri: Su Kurusu (1996).

Osman Şahin’in Kırmızı Yel’i İsveççe ve Almancaya, Tomruk ve Odun hikâyeleri Macarcaya, Son Yörük Fransızcaya, Yaşar Kemal Bir Çukurova’dır İngilizceye çevrilmiştir.

KAYNAKÇA

BAYRAK,Mehmet,“Osman Şahin”,Köy Enstitülü Yazarlar Ozanlar,Ank.,1978, s.535-547.     IŞIK, İhsan, “Şahin, Osman”, Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, C:8, Ank., 2006, s. 3297-3299.

KARAALİOĞLU, Seyit Kemal, “Şahin, Osman”, Ansiklopedik Edebiyat Sözlüğü, İst., 1978, s.688.; Resimli Türk Edebiyatçılar Sözlüğü, İst., 1982, s.517.

KURDAKUL, Şükran,”Şahin, Osman”, Şairler ve Yazarlar Sözlüğü, İst., 1999, s.611.

NECATİGİL,Behçet,“Şahin,Osman”,Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü,İst.,1983, s.355.

ÖZKIRIMLI, Atilla, “Şahin, Osman”, Türk Edebiyatı Ansiklopedisi, C:4,s.1063-1064.

Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi, C:II,İst., 2001, s.757-758.

TEKİN, Arslan, “Şahin, Osman”, Edebiyatımızda İsimler ve Terimler, İst., 1995, s.605.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, “Şahin, Osman”, C:8, İst., 1998, s.93.

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.