Koklamadım Henüz Güneşi / Kadir Huylu

/ 30 Ağustos 2018 / 66 okunma / yorumsuz

I

hüzün katarları uzarken

ülkemin soğuk damlarına

korkunç bir yalnızlıktı

dikilmeyen gömleğim

açtığım pencereler tutuşan şehre

bir incir selamı

beklenmeyen evlerde

yeni bir mazeret yaratılışa

tahta bavulu babamın

bir Berlin çığlığı çok eski bir milatta

güneşin buğdayı selamlayışı bizim ellerde

bir yerde kederle dokunmuş kasket

ve nasırlı ellerle örülmüş mabet.

.

II

vardır her deniz köpüğünde uzak şarkılar

o eski şiirler kimliğimizde

dağınık sonbaharları kucaklayan kentimiz

boca edilmiş bir mühür ki münzevi

hasta bir şiirdir

okunan maktul başında

.

III

dünyayla dönüyorum sanki

yok pahasına

unutulan yokuşlu bir evde kalmış hüviyetim

çocukluğum kanatılmış gün batımlarında

ne olur ki sussam

her istasyon babamın güzelliği

sarı bir yumurta kırılan ölüm sofrasına

sarı bir yumurta

susmanın güzelliği

.

IV

şimdi annem bir yalnızlıktır

etten kemikten

ve gitmelerim

başlangıcımdır benim

o beyaz yanlarıma

.

V

suskunluğun dilini kesiyorum

ilk istasyon çığlığında

sonbahar yapraklarında kırılmış tırnağım

kozalakların sabahında

.

ey kentin yaşlı ağaçları

kimse sarmaz ki beni

ısınayım diye

.

annemden başka…

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.