İstiklâl Marşı’mızın kabulünün 96. yılı… Kutlu olsun.

/ 12 Mart 2017 / 51 okunma / yorumsuz

Güftesi, Anadolu’da Milli Mücadele’nin devam ettiği sırada Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınmış şiir. Şairin Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk’a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir.[2]

Şiir, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. Bestesi Osman Zeki Üngör’e aittir. Orkestrasyonu Edgar Manas tarafından yapılmıştır.

Tarihçe
Maarif Vekaleti, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1921’de bir güfte yarışması düzenledi. Yarışmaya toplam 724 şiir katıldı. Eser gönderenler arasında Kazım Karabekir, Hüseyin Suat Yalçın, İsak Ferrara, Muhittin Baha Pars ve Kemalettin Kamu gibi tanınmış isimler de vardı.[3] “Çanakkale Şehitleri” ve “Bülbül” gibi şiirlerin sahibi Mehmet Akif’in “Milletin başarılarının para ile övülemeyeceğini” düşündüğü için yarışmaya katılmak istemediği bilinir.[4]

Son şiir gönderme tarihi olan 23 Aralık 1920’den sonra Eğitim Bakanlığı güfteleri incelemiş ancak içlerinde İstiklal Marşı olabilecek bir eser bulamamıştı. Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in kendisine yazdığı 5 Şubat 1921 tarihli davet mektubundan sonra fikrini değiştirerek Ankara’daki Taceddin Dergahı’ndaki odasında, Türk Ordusuna hitap ettiği şiiri kaleme aldı ve bakanlığa teslim etti.[5] Şiirde, şair Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk’a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirmiştir.[2] Hamdul­lah Suphi Bey, Âkif’in şiirinin önce cephede asker arasında okunma­sına karar verdi. Batı Cephesi Komutanlığına gönderilen şiir, askerin beğenisini kazandı.[3] İstiklâl Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Hakimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde yayınlandı, on iki gün sonra ise Konya’da Öğüt gazetesinde yer aldı.[5]

Ön elemeyi geçen yedi şiir 12 Mart 1921’de Mustafa Kemal’in başkanlığını yaptığı meclis oturumunda tartışmaya açıldı.[4] Mehmet Âkif’in şiiri meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Bey tarafından okundu[6][7] [8] Şiir okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyacana kapıldı ve diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmedi.[4] Bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Akif’in şiiri coşkulu alkışlarla kabul edildi.[5]

Güfteye en sert eleştiri Kazım Karabekir’den geldi. Kazım Karabekir, 26 Temmuz 1922’de Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey’e yazdığı mektupta yarışma sonucunun iptal edilmesini istemiş ve eleştirilerini sıralamıştır. Eleştirilere karşın güftede bir değişikliğe gidilmedi ve Paşa da bu konuda ısrarcı olmadı.[3]

Mehmet Âkif, kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklarına iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan Darülmesai’ye bağışladı.[5]. Şair ayrıca, İstiklâl Marşı’nın Türk Milleti’nin eseri olduğunu beyan etmiş ve İstiklâl Marşı’nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat’a dahil etmemiştir.

Ülke savaş içerisinde olduğu için, Âkif’in şiirinin bestelenmesi iki sene ertelendi; 1923’ün 12 Şubat’ında İstanbul Maarif Müdürlüğü’ne beste yarışması açma görevi verildi.[9]

Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. Üllkenin içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle sonucu belirleyecek bir değerlendirme yapılamadı. Bu nedenle güfte, ülkenin çeşitli yerlerinde farklı bestelerle okunmaya başlandı. Edirne’de Ahmet Yekata Bey’in, İzmir’de İsmail Zühtü Bey’in, Ankara’da Osman Zeki Bey’in, İstanbul’da Ali Rıfat Bey ve Zati Bey’in besteleri okunuyordu.[3]

1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir.[10] Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922’de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör’ün yakın dostu Cemal Reşit Rey’le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (Prozodi) eksikliğinin (örneğin “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrası ezgili okunduğunda “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) esas sebebi de budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.[11]

İstiklal Marşı’mızın İlk Güftesi

Kaynakça
1. Ülsever, Cüneyt (25 Mart 2007). “KKTC’de yaşanan Türklük kriziyle ilgili bilgi notu”. Hürriyet. 18 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
2. “İşte İstiklal Marşı’nın ilk bestesi”. Sabah gazetesi 12 Mart 2012. 19 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2016.
3. “İstiklal Marşı’mız Nasıl Yazıldı?”. Derindunya.com sitesi, 26 Haziran 2014. 19 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Haziran 2014.
4. Hür, Ayşe. “”Devşirme” Marşlarla Milliyetçili”. Taraf gazetesi, 26 Nisan 2008. 6 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2016.
5. İstiklâl Marşı Yayın: Milli Eğitim Bakanlığı, Yayın tarihi: 2003.
6. “İlk okunması (01.03.1921)”. TBMM. 18 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
7. “Görüşmeler ve kabulü (12.03.1921)”. TBMM. 18 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
8. “Maarif vekaleti tezkeresinin okunması (26.02.1921)”. TBMM. 18 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
9. Bardakçı, Murat. “İstiklâl Marşı’nı orkestraya bir Ermeni vatandaşın uyarladığını bilir misiniz?”. 20 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2016.
10. “İstiklâl Marşı’nın Altı Yıl Boyunca Kullanılan İlk Bestesi”. Youtube. 21 Eylül 2006. 1 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2015.
11. “İstiklâl Marşı’nın notası”. TBMM. Erişim tarihi: 18 Şubat 2015.

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.