Hayatın Kış Ayları / Enver Rüzgâr

/ 28 Ağustos 2016 / 18 okunma / yorumsuz

Yıl­lar geçip gi­der­ken ha­ya­tı­mız­dan ge­ri­ye sa­de­ce acı­la­rı ve güzel gün­ler­de geç­miş güzel anı­la­rı bı­ra­kır. En deli çağ­la­rı­mız­da, ba­har­la­rı­mız­da ya­şa­nan­lar en çok ha­tır­la­dık­la­rı­mız ve do­la­yı­sıy­la en çok an­lat­tık­la­rı­mız olur. İhti­yar­lı­ğı, saça düşen ak­la­rı, kış­la­rı­mı­zı ko­nu­şan pek olmaz. Çünkü bil­mez çoğu kişi kışın en güzel mev­sim ol­du­ğu­nu, en saf za­ma­nın kış za­man­la­rı ol­du­ğu­nu.

Yağ­mur­la­rın kirli ruh­la­rı te­miz­ler­ce­si­ne yağ­ma­sı, şim­şek­le­rin vic­dan­la­rı uya­ran tonda çak­ma­sı, karın tüm ka­ran­lık­la­rı, tüm çir­kin­lik­le­ri şef­ka­ti ve gü­zel­li­ğiy­le ört­me­si… Kışa öz­gü­dür tüm bu özel­lik­ler, öz­ge­lik­ler. İhti­yar­lık nasıl ba­rın­dı­rı­yor­sa için­de tüm deli çağ­la­rı, nasıl ör­tü­yor­sa on­la­rın üs­tü­nü; kar da et­raf­ta­ki tüm de­li­lik­le­ri, tüm çıl­gın­lık­la­rı öyle örter, öyle sak­lar için­de.

Her kış ba­ha­rı taşır kar­nın­da. İşte bu yüz­den­dir kışın tüm mev­sim­ler­den, kar­nın­da ta­şı­dı­ğı ba­har­dan bile güzel ol­ma­sı. İhti­yar­lık genç­li­ği nasıl ta­şı­yor­sa için­de, nasıl sa­hip­le­ni­yor­sa onu; kış da ba­ha­rı öyle taşır, öyle sa­hip­le­nir… Genç­lik için­de ih­ti­yar­lı­ğı ta­şı­maz oysa. Hiç­bir genç bir gün ih­ti­yar­la­ya­ca­ğı­nı dü­şün­mez. Her ih­ti­yar genç ol­muş­tur hâl­bu­ki za­ma­nın­da. Ve genç­lik tutup ona ih­ti­yar­lı­ğı reva gör­müş­tür so­nun­da. Tıpkı kışın ba­ha­rı gün­ler­ce kar­nın­da ta­şı­yıp cemre san­cı­la­rıy­la do­ğur­duk­tan sonra ba­ha­rın yaz ayına sı­ğın­ma­sı, onun pe­şin­den koş­ma­sı gibi. Bahar nan­kör­dür bu yüz­den. İşte bu yüz­den gü­ve­nil­mez o güzel yüzlü bahar ha­va­la­rı­na.

Kış öyle midir oy­sa­ki? Kar ya­ğın­ca an­la­rız ha­va­nın soğuk ola­ca­ğı­nı. Kışın bugün tüm gü­zel­li­ği­ni, tüm ma­su­mi­ye­ti­ni ayak­la­rı­mı­zın al­tı­na ser­di­ği­ni an­la­rız. Karın oyun is­te­di­ği­ni, kar­dan adam­la­rın doğma za­ma­nı­nın gel­di­ği­ni…

Kış be­yaz­dır, saf­tır, masum ve te­miz­dir. So­ba­da pişen kes­ta­ne, kay­na­yan dem­lik­tir. Kış; uzun aile soh­bet­le­ri, ak­ra­ba zi­ya­ret­le­ri, elekt­rik­siz ve uzun ge­ce­ler­de an­ne­min an­lat­tı­ğı des­tan­lar, ma­sal­lar­dır. Kış; ba­ba­mın sı­kın­tı­dan bir si­ga­ra yak­ma­sı, ar­dın­dan uzun mu uzun bir türkü tut­tur­ma­sı­dır sırtı bize dönük, göz­le­ri dolu dolu. Mum ışı­ğın­da oku­nan öy­kü­ler, şi­ir­ler­dir. Er­te­si gün ödev yap­ma­mış ol­ma­nın ma­ze­re­ti­dir. Kar­to­pu oy­na­mak, so­ğuk­tan el­le­ri­nin çat­la­ma­sı­dır kış. Aile ol­ma­nın far­kı­na var­mak­tır. İşte tüm bun­lar­dan do­la­yı­dır ki kış; bir­leş­ti­rir, sevgi kokar ve her şeye rağ­men hiç­bir zaman saf­lı­ğın­dan ödün ver­me­yen bir gü­zel­lik­tir.

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.