Günlük / Ahmet Zeki Yeşil

/ 22 Eylül 2016 / 37 okunma / yorumsuz

Bu gün, günlerden ne?
Neyse ne, bana ne.
Günlük his raporumu veriyorum: “Parçalı güneşli, sağanak hisliyim.”
Uyanır uyanmaz, yataktan fırladım.
Ne sağımdan kalktım, ne de solumdan.
Amuda kalktım.
O vaziyette aynanın karşısına geçtim.
Haliyle yüzümü yıkayamadım.
Gülümsedim.
“Ne gülüyorsun birader, ayı mı oynuyor?” dedim.
Cevap vermedim.
Bir askı bulup, sorunlarımı askıya aldım.
Kulağım çınladı, birisi anıyor.
Gözüm seğirdi, kulağımı çınlatan kişi geliyor.
Mutfağa gittim, çayı ocağa koydum.
Gezen tavuktan olma iki adet yumurta haşladım.
Birini yedim, diğerini akşama sakladım.
Bir türkü doladım dilime:
“Odun koydum sobama, böyle yapma Obama.”

Sonunu düşünen kafayı bulamaz.
Sonumu düşündüm, aslan sütü yerine ayranı tercih ettim.
Çok affedersiniz geğirdim.
Gayri ihtiyari korktum.
Canım internet çekti.
Hani bağlanmayacaktım internete, öyle körü körüne?
Bağlandım işte…
Site site gezdim.
Google’da kendimi aradım, bulamadım.
Göz ucuyla televizyona baktım.
Yayın yasağı koyanlara, yayın balığı adına teşekkür ettim.
Büyük sözü dinledim, gıcık olduklarımı ihbar ettim.
Ayıklasınlar şimdi pirincin taşını…

Açık kapı dış politikası gereği, kapıyı kapatmadan dışarıya çıktım.
“Gelen gelsin” dedim.
Karşılaştıklarıma 2 ay ertelemeli 10 taksitte selam verdim.
Gelen geldi, gelen geldi.
Peşimdeki kalabalığı gören bir partili arkamdan seslendi:
“Partimize katıl, liderimiz ol.”
Güldüm geçtim.
Hissedilebilir yol çizgilerini takip ettim.
Ne yazık ki, yolumu kaybettim.
Parklarda, bahçelerde aylak aylak gezdim.
Öpüşen gençleri terbiyeye davet ettim.
Sonra gittim piyango çektim.
Olmadı, düşük faizle kredi çekip başıma iş açtım.

Adalet, gel deyince geldim.
Git deyince gittim.
Adalet kim, bilemedim.
Ancak totem yapmayı ihmal etmedim.
“İş bulayım, sana döner ısmarlayacağım” dedim.
Gün gelir devran döner yerim inşallah…

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.