Elveda Sevdam’a Eleştirel Bir Bakış (Rahim Gür)

/ 1 Şubat 2020 / 752 kez okunmuştur / 1 Yorum
Elveda Sevdam’a Eleştirel Bir Bakış (Rahim Gür)

Elveda Sevdam’a Eleştirel Bir Bakış

Rahim GÜR

Cü­neyt Tan­ye­ri’nin, söy­le­mi olan ilk roman de­ne­me­si ola­rak su­nu­lan kitap ön­ce­lik­le ka­pa­ğıy­la dü­şün­dür­me­ye baş­lı­yor okuru. Kapak üzeri Mus­ta­fa Kemal’in kal­pak altı kaş­la­rıy­la, göz­le­rin­de­ki gi­zem­li ba­kı­şıy­la odak­la­nır okura. Kapak altı da 20.yüz­yıl baş­la­rın savaş uça­ğı­nın gör­se­liy­le an­lam­lan­dı­rıl­mış. Tek mo­tor­lu, tek ki­şi­lik il­ginç ka­nat­lı uçak­lar bizim bel­le­ği­mi­ze ka­zı­nan ilk uçak gör­se­li ola­rak yüz yılı aşkın sü­re­cin çağ­rı­şım­la­rı­nı yapar. Ge­ri­de şim­di­le­rin ha­va­alan­la­rı­na ben­ze­me­yen ça­yır­lık­la­rın, boş alan­la­rın hüz­nü­nü ta­şı­yor.

Arka kapak kısa no­tun­dan, Os­man­lı’da ilk hava gü­cü­nün oluş­tu­rul­ma­ya baş­lan­dı­ğı gün­le­rin ül­kü­cü ama ye­ter­siz kalan ça­ba­la­rı­nın ilk şe­hit­lik öy­kü­sü se­zin­le­ti­li­yor. Belki gü­nü­müz genç­li­ği­nin il­gi­si­ni çek­mez ama Ça­nak­ka­le ve Kur­tu­luş Sa­va­şı coş­ku­suy­la ye­ti­şen ku­şak­la­ra çok derin çağ­rı­şım­lar sun­mak­ta­dır. Ça­nak­ka­le Sa­va­şı’n­da uça­ğı­mız var mıydı, Kur­tu­luş Sa­va­şın’da kaç uça­ğı­mız oldu? İlk pi­lot­lar nasıl ye­tiş­ti, Biz uçak yap­tık mı? Uçak fab­ri­ka­la­rı­mız varsa şimdi ne ol­du­lar? So­ru­la­rı­nı sor­du­ru­yor oku­ru­na.

I.​ Pay­la­şım Sa­va­şı ön­ce­sin­de “Hasta Adam!” ola­rak gö­rü­len Os­man­lı Dev­le­ti’nin giz­li­den giz­li­ye sür­dü­rü­len savaş ha­zır­lı­ğın­da gö­zü­nü kor­ku­ta­rak Al­man­ya’ya yak­la­şı­mı­nı ön­le­mek için, Fran­sa’ nın dü­zen­le­di­ği as­ker­sel uy­gu­la­ma gös­te­ri­le­ri­ni iz­le­me­ye çağ­rı­lan ku­rul­dan söz edi­le­rek gi­ri­lir ro­ma­na. Ku­ru­lun içe­ri­sin­de ünlü pa­şa­la­rın ya­nın­da Yüz­ba­şı Mus­ta­fa Kemal ve Teğ­men Cezmi de yer al­mak­ta­dır. Zorlu bir yol­cu­luk­tan, gös­te­riş­li ko­nuk­luk­tan sonra as­ker­sel uy­gu­la­malar iz­le­nir. Mus­ta­fa Kemal, ünlü bir Fran­sız ge­ne­ra­li­nin savaş ta­sa­rı­mı­nı eleş­ti­re­rek, de­ği­şik öne­ri­ler su­na­r ve il­gi­le­ri üze­rin­de top­la­mak­ta ge­cik­mez. Teğ­men Cezmi, kısa sü­re­de Mus­ta­fa Kemal’in gö­rüş­le­ri­ne, in­san­cıl yak­la­şı­mı­na hay­ran­lık duy­ma­ya baş­lar. 31 Mart ge­ri­ci ayak­lan­ma­sı için­de ya­şa­dık­la­rın­dan, gör­dü­ğü çıkar iliş­ki­le­rin­den et­ki­le­ne­rek okul­lu su­bay­la­ra da ya­kın­dır.

Ana­do­lu’nun küçük, yok­sul dağ kö­yün­den teğ­men ola­bi­len, yüce görev duy­gu­suy­la do­nan­mış bir subay ola­rak kö­yü­ne dön­dü­ğün­de gör­dü­ğü Ayşe’ye gön­lü­nü kap­tı­rıp ni­şan­la­nır. İlk sev­da­sı ola­rak ka­vuş­ma gün­le­ri­ni bek­ler­ken; Fran­sa Uçuş Okulu’nda eği­ti­lecek üç pilot adayı ara­sın­da yer alır. Uçuş eği­ti­mi ala­cak pi­lot­la­rın uçak al­ma­sı zo­run­lu­lu­ğu var­dır. Os­man­lı’da para yok­tur, Fran­sa borç ver­mek is­te­mez, Al­man­ya il­gi­siz­dir. İtalya Trab­lus­garp’ı ha­va­dan bom­ba­la­ma­ya baş­la­yın­ca olu­şan sa­vun­ma coş­ku­su; açı­lan bir kam­pan­ya ile hal­kın des­te­ğiy­le zor­la­na­rak da olsa üç uçak alı­nır, bi­r uçak de ar­ma­ğa­na edi­lir. Zorlu bir eği­tim so­nun­da ye­ti­şen pi­lot­lar Ayas­te­fa­nos ça­yı­rın­da uçak­la­rıy­la bu­lu­şur. Fran­sız yön­len­di­ri­ci­le­rin yar­dı­mıy­la han­gar ve uçuş pisti oluş­tu­ru­lur. Sü­rey­ya Bey de­ne­ti­min­de üç pi­lot­luk Os­man­lı Hava Gücü ku­rul­muş olur. Fethi Bey ku­man­dan­lı­ğın­da uçuş fi­lo­su oluş­tu­ru­lur. Cezmi be­ğen­di­ği uçağa “Al­bat­ros” yazar, kanat alt­la­rı­na ay yıl­dız bo­ya­nır, “Hâ­ki­mi­yet-i Mil­li­ye, Er­tuğ­rul ve Albatros” ilk uçak­lar ol­muş­tur. Pa­di­şah Sul­tan Reşat as­lın­da ye­ni­lik­le­re açık­tır ama Os­man­lı ha­zi­ne­si Av­ru­pa dev­let­le­ri­ne borç­la­rın­dan do­la­yı tes­lim olmuş du­rum­da­dır. Cülus tö­re­ni­nin yıl­dö­nü­mün­de onu­ru­na ya­pı­lan ilk gös­te­ri­de Teğ­men Cezmi’nin Al­bat­ros’u tö­re­n alanındakileri se­lam­lar. İniş ha­zır­lı­ğın­da kaza yapar. Teğ­men Cezmi kı­rık­lar için­de has­ta­ne­ye kal­dı­rı­lır. İyi­leş­ti­ri­le­me­yen ba­ca­ğı kang­ren olun­ca ke­si­lir. Topal ola­rak kö­yü­ne dö­ner­ken emek­li­li­ği de is­te­mez. İlk Sev­da­sı Ayşe’si ba­ca­ğı kesik Cezmi’sine âşık­tır. Cezmi’nin bu­na­lım­lı dö­ne­mi­dir artık. Umut­suz­luk­tan umut ya­rat­mak ça­ba­sı­na girer. İkinci Sev­da­sı Al­bat­ros’dan uzak­tır artık.

Ro­ma­nın ge­li­şim sü­re­cin­de Os­man­lı dev­le­ti­nin eko­no­mi­si, ka­pi­tü­las­yon­lar­la bağ­la­rı, ko­mu­tan­­la­rı­nın Al­man-Fran­sız et­ki­si al­tın­da ol­ma­sı, gö­re­ve ge­ti­ril­me­de ye­te­nek­ten çok iş­bir­lik­çi­li­ğe önem veriş vur­gu­la­nır. Os­man­lı Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı Mus­ta­fa Kemal’i, gö­rüş­le­ri­ni, dü­rüst­lü­ğü­nü be­ğe­nir ama dik baş­lı­lı­ğın­dan kork­mak­ta­dır. Önem­li karar aşa­ma­la­rın­da dış gö­rev­le­re gön­der­me­yi ken­di­le­rin­ce gü­ven­ce ola­rak gör­mek­ten de ka­çın­maz­lar. “Zira ben, ba­zı­la­rı gibi halkı ve bilim in­san­la­rı­nı yavaş yavaş alış­tı­ra­rak bu işin ya­pı­la­ca­ğı­nı kabul et­mi­yo­rum ve böyle ha­re­ket­le­re karşı ruhum isyan edi­yor. Neden ben, bu kadar sene eği­tim gör­dük­ten sonra halk se­vi­ye­si­ne ine­yim? On­la­rı kendi se­vi­ye­me çı­ka­rı­rım., ben onlar gibi değil, onlar benim gibi ol­sun­lar…(y. 51)”. Gö­rüş­le­ri­nin sağ­lam­lı­ğı­na gü­ve­nen Mus­ta­fa Kemal dü­şün­ce­le­ri­ni iler­le­yen yıl­lar­da uy­gu­la­ma­ya koy­duk­ça güven ka­zan­ma­mış mıdır?

Üst ko­mu­ta yet­ki­le­ri Av­ru­pa­lı ku­man­dan­lar­da olan Os­man­lı Or­du­su’nun, Ça­nak­ka­le Bo­ğa­zı gi­ri­şi­ni düş­man do­nan­ma­sı sar­dı­ğın­da Mus­ta­fa Kemal usuna düş­müş­tür. Ça­nak­ka­le Bo­ğa­zı’na düş­man do­nan­ma­sı­nın dö­şe­di­ği ma­yın­la­rı te­miz­le­yen, do­nan­ma­mı­zın gü­ven­li­ği­ni ha­va­dan de­net­le­yen de Teğ­men Cezmi’nin sev­da­sı­ Albatros’tur. Tam ona­rı­la­ma­yan Al­bat­ros’la uçma atak­lı­ğı­nı, dö­nü­şü ol­ma­yan ka­za­yı ut­ku­ya çe­vi­recek dü­şü­şü, düş­man mayın ge­mi­si üze­ri­ne yö­nel­ten de tek ba­cak­lı Teğ­men Cezmi’dir. “El­ve­da Sev­dam” der­ken, Ayşe ile Al­bat­ros’a aynı çığ­lı­ğı mı gön­der­miş­tir? Mus­ta­fa Kemal ve yok­sul halk ço­cu­ğu Teğ­men Cez­mi­ler “…Dava, yı­kıl­mak üzere bu­lu­nan bir im­pa­ra­tor­luk­tan, önce bir Türk Dev­le­ti çı­kar­mak­tır!” inan­cın­day­dı­lar? “…Mus­ta­fa Kemal’e ben­ze­yen lider gör­mek müm­kün de­ğil­di (y.163)”

Yer yer düş ül­kü­sel yak­la­şım­lar­la ya­zı­lan ro­man­da; Ayşe, Ni­şan­lı­sı Cezmi’ye mek­tup yazar. Uçak ala­cak kay­na­ğın ya­ra­tıl­ma­sı, ala­nın oluş­tu­rul­ma­sı, uzun süre arı­za­lı uçak­la­rın ona­rıl­ma­sı­nın unu­tul­ma­sı; 1915’li yıl­lar­da yok­sul Ana­do­lu kö­yün­den Ayşe, Ça­nak­ka­le Sa­va­şı ön­ce­sin­de Ni­şan­lı­sı Cezmi’ye mek­tup ya­za­cak denli oku­ma-yaz­ma­yı ne­re­den öğ­ren­miş­tir? (1927’de kadın okur-ya­za­rı­mız %2’ dir.)

Elveda Sevdam’ın ereği önem­siz­leş­ti­ril­me­ye, unut­tu­rul­ma­ya ça­lı­şı­lan ger­çek­le­re gü­nü­müz genç­li­ği­nin il­gi­si­ni odak­la­ya­rak, oy­na­nan oyu­nun far­kın­da ol­ma­la­rı­nı sağ­la­mak­tır inan­cın­da­yım. Tür ola­rak ilk genç­lik ro­ma­nı ola­rak dü­şü­ne­bi­le­ce­ği­miz ça­lış­ma; ye­tiş­kin okur­la­rın da oku­ma­sın­da ay­dın­la­tı­cı, anım­sa­tı­cı, bil­gi­len­di­ri­ci ola­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum.

———————-

TANYERİ CÜNEYT. Elveda Sevdam. Roman, Platform Kültür Sanat Yayınları- 2019

Öde­miş; 30 Ocak 2020

Avatar

sanat ve edebiyat dergisi

Elveda Sevdam’a Eleştirel Bir Bakış (Rahim Gür) (1 Yorum)

  1. Çok nezaketli detaylı bir alt sınırda ince detaylı edebi eleştiri okudum benim edebi birikimim olmadığı için çokda doğru buldum diyemem sncak; Edebi yazımların kalite artırımı anlamında çok itici olacağı kanaatını belirtir Sayın Rahmi GÜR hocama en kalbi sevgi ve Saygılarımı sunarım