“Dingin Sözler Avlusu”nda dolaşmak / İsmail Biçer

/ 15 Ekim 2019 / 179 kez okunmuştur / yorumsuz
“Dingin Sözler Avlusu”nda dolaşmak / İsmail Biçer
İsmail Biçer

1946’da Ga­zi­an­tep’in Oğu­ze­li il­çe­sin­de doğ­muş olan şa­ir-ya­zar Oğuz Tüm­baş, ya­şa­mı­nı İzmir’de sür­dür­mek­te­dir. An­ka­ra’da Ga­ze­te­ci­lik Yük­sek Okulu’nu bi­tir­dik­ten sonra, 1966’da Dev­let İsta­tis­tik Ens­ti­tü­sü’nde gö­re­ve baş­la­mış olsa da, Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğı’nda memur ve şube müdür yar­dım­cı­lı­ğı yap­mış, 1974’te TRT Haber Mer­ke­zi’ne geç­miş, bu gö­re­vi­ni An­ka­ra, Di­yar­ba­kır ve İzmir’de sür­dür­müş­tür.

Ha­ber­ci­lik da­lın­da, İzmir Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti’nin bir­çok ödü­lü­nü ka­zan­mış olan Oğuz Tüm­baş, Ga­zi­an­tep Bi­lim-Kül­tür-Sa­nat De­ne­ği ile Mavi Ede­bi­yat Der­gi­si’nin Kent Kül­tü­rü­ne Katkı Büyük Ödülü’ne değer gö­rül­müş­tür.

Sü­rek­li Basın Kartı sa­hi­bi olan Oğuz Tüm­baş; İzmir Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti, Ege Kül­tür Plat­for­mu Der­ne­ği, Tür­ki­ye Spor Ya­zar­la­rı Der­ne­ği, Dil Der­ne­ği, Cemal Sü­re­ya Kül­tür-Sa­nat Der­ne­ği, Cu­ma­lı-Se­fe­ris Gök­yü­zü Kül­tür ve Sanat Der­ne­ği üyesi.

Oğuz Tüm­baş, ilk şiir ki­ta­bı “Yürek Söy­len­ce­si”ni 1998’de okur­la bu­luş­tu­ru­yor. İkinci şiir ki­ta­bı “Bel­lek Pa­za­rı”nın okur­la bu­luş­ma­sı 2002’dir. “İnce Oda” 2007, “Küşüm Çın­la­ma­sı” ise 2011’de okur kar­şı­sı­na çı­kı­yor. Şa­irin de­ne­me ya­zı­la­rı­nı top­la­dı­ğı ya­pıt­la­rı “Oğuz’ca Yol­cu­luk” (2011) ve “Ya­zı­nın Gön­lüy­le” (2016) ad­la­rı­nı ta­şı­mak­ta­dır.

Oğuz Tüm­baş’ın yeni ki­ta­bı “Din­gin Söz­ler Av­lu­su”, iki bö­lüm­den olu­şu­yor: “Ya­lan­sız Çi­çek­ler Ba­ha­rı” ve “Şi­ir­gil­ler”. Her iki bölüm, yalın ve özgün şi­ir­ler top­la­mı ol­du­ğu kadar, bir bil­ge­li­ğin, arı Türk­çe­nin naif ör­nek­le­riy­le yüklü. İlk bö­lü­mün ilk şiiri “görü” bunun en açık ör­ne­ği:

“üs­tün­kö­rü bak­ma­lar/ eksik kalır gör­dü­ğün­den;/ ar­dın­da imge boş­lu­ğu!/ derin gözle ba­ka­na düşer anlam,/ kav­rar in­ce­li­ği.// hoş­gö­rü bil­ge­lik­tir;/ aydın insan er­de­mi./ bel­ge­si yok,/ gön­lün­de yüce değer bi­le­nin.// yolu iz gi­de­ne/ yakın gelir uzak./ uz­gö­rü uz­laş­ma­dır ya­şam­la/ gülü açar gö­nen­cin/ in­san­ca al­gıy­la.// yer­yü­zü bü­yü­lü san­dık/ ömür­le sı­na­nan./ ço­ğal­sa insan/ göğün son­suz­lu­ğu­na/ aşk için­de,/ ön­de­ri olur ön­gö­rü­nün.// sezgi us­ta­sı şair,/ emek verir/ onur­lan­dı­rır sev­gi­yi/ ileri görü’şle…// gör­me­yi güzel ey­le­ye­ne aş­kol­sun;/ aş­kol­sun yürek gö­züy­le gö­re­ne./ sana da aşk olsun Can Yücel/ gör­me­ler de­rin­li­ği­ne!” (s. 9).

Oğuz Tüm­baş, bu­gü­ne kadar rast­lan­ma­mış ke­li­me­ler­den olu­şan di­ze­ler­le ku­ru­yor şi­ir­le­ri­ni. Bir an­lam­da kendi söz­lü­ğü­nü, ke­li­me dün­ya­sı­nı ya­rat­mış. Usta şa­ir­le­ri­miz­den Sina Akyol’un ifa­de­siy­le; “Kimi şa­ir­le­ri­mi­zin hemen hiç kul­lan­ma­dı­ğı bazı ke­li­me­ler onun pek çok şi­irin­de ala­bil­di­ği­ne ya­kı­şık­lı ve alım­lı bir bi­çim­de geç­ti­ği­ne göre, ken­di­ne özgü bir şiir ‘söz­lük­çe­si’ne ulaş­ma­yı da ba­şar­dı Tüm­baş, öyle an­la­şı­lı­yor; bunun açık seçik ola­rak be­lir­til­me­sin­de yarar var.”

Peki; bu ‘söz­lük­çe’yi nasıl ya­ra­tı­yor Oğuz Tüm­baş?.. El­bet­te, dün­den bu­gü­ne pe­şi­ni bı­rak­ma­dı­ğı, bun­dan sonra da bı­rak­ma­ya­ca­ğı de­rin­lik­li oku­ma­lar­la… Sa­de­ce kendi şi­iri­ne ka­pan­mı­yor. Dünya şi­iri­ni ve kendi ül­ke­si­nin şi­iri­ni ve di­li­ni çok ya­kın­dan takip edi­yor. Yaz­mak adına yaz­mı­yor. Yaz­ma­nın bir derdi an­lat­mak ol­du­ğu­na, dile katkı sun­mak ol­du­ğu­na ina­nı­yor. Şiir sa­na­tı­nın başlı ba­şı­na, bir dil ol­gu­su ol­du­ğu­nun bi­lin­cin­de bir şair. Şi­ir­le­rin­de duru bir Türk­çe­yi açık bir şe­kil­de gör­dü­ğü­müz Oğuz Tüm­baş’ın ‘söz­lük­çe’sinde bu­lu­nan yö­re­sel ve özgün ke­li­me­ler­den ba­zı­la­rı, onun şi­iri­ne ayrı bir soluk ve var­sıl­lık ka­tı­yor. “görü”, “uz­gö­rü”, “betik”, “usanç”, “gö­nenç”, “zıbın”, “ke­re­vet”, “uzca” gibi… “Din­gin Söz­ler Av­lu­su”nda yer alan şi­ir­ler, ba­ğır­ma­dan, sü­kû­net­li/din­gin bir an­la­tım­la çı­kı­yor okur kar­şı­sı­na… Ka­ram­sar­lık­tan uzak, ya­şa­ma sıkı sı­kı­ya bağlı bu şi­ir­ler­de, özgün ve taze im­ge­ler dik­kat çe­ki­ci… Ba­zı­la­rı­nı sı­ra­la­ya­lım:

“şiir bur­cun­da ye­ni­si es­ki­me­yen Cemal Sü­re­ya” (s. 43).

“zaman pen­ce­re­sin­den yıp­ran­mış bir güz ge­çi­yor” (s. 44).

“dal­gın bir çocuk ta­dın­da deniz” (s. 46).

“tak­vi­min yap­ra­ğın­da hüzün ke­si­ği” (s. 54).

“bu İzmir lir ış­kı­nı” (s. 55).

‘Vefa’ duy­gu­su­nun kay­bol­du­ğu bir dün­ya­da ya­şı­yo­ruz. Kim­se­nin kim­se­yi an­ma­dı­ğı, selam gön­der­me­di­ği bir dün­ya­da… İnsan­lık açı­sın­dan ne kadar üzücü ve in­ci­ti­ci bir durum… Oysa Oğuz Tüm­baş, kay­bol­du­ğu­nu söy­le­di­ği­miz o duy­gu­yu derin bir in­ce­lik­le ya­şa­tı­yor; selam gön­der­di­ği şair ve yazar dost­la­rı­na dair kısa bi­yog­ra­fi­ler de ya­pa­rak… “şa­ir­gil­le­re” bu­nu­nun ka­nı­tı:

“(…)// bunca yıl İzmir’se zaman/ bunca yıl şi­ir­se üstüm başım/ Okan Yük­sel’e yü­rek­ten mer­ha­ba/ şiire kış­kır­tan hem­şe­ri­ye./ ne kadar üs­te­le­sem/ ‘şiir yürek ister’ deyip/ us­ta­lı­ğı­nı katar dost­lu­ğu­ma// Kar­şı­ya­ka’dan el sal­la­sam kar­şı­ya,/ gö­rü­nür Gü­zel­ya­lı’dan,/ ses etsem du­yu­lur./ sabah kah­ve­si­ne git­sem/ Sadık Kı­rım­lı abim se­vi­nir./ ‘nerde kal­mış­tık’lı gün­ler aş­kı­na/ iki kadeh şıkır şıkır/ şiire du­ru­şur.// Çiğli’ye ser­dik ya ki­li­mi/ es­ki­dik­çe yeni, es­ki­dik­çe canlı./ bak­tı­ğım te­pe­de ‘çağ­la­ça­kır’ bahar/ ‘göç­kün’ bir şair;/ Ahmet Gün­baş ses­le­nir./ rüz­gâ­rı­na di­ze­ler ekler/ uçu­rur bal­ko­nu­ma/ gü­nü­mü gü­lüş­tü­rür.// Bor­no­va’ya bir tren yol­cu­lu­ğu/ Büyük Park’ta bek­ler Atila Er;/ ‘düş yor­gun­lu­ğu’nu at­mış­tır üze­rin­den/ ‘yüzü giri’dir/ saç­la­rın­da şı­ma­rık bir çocuk gez­di­rir!// Bos­tan­lı Konak arası/ mar­tı­lar­la çabuk geçer./ ama ge­çil­mez/ Asım Öz­türk’ün minik dük­kâ­nı./ ola ki yeni ki­ta­bı da çık­mış­tır,/ ıslak im­za­sıy­la bu­luş­tu­rur se­vin­ci­mi./ içer­de şi­i­irn at­lı­la­rı/ Yaşar Bilen ele­ği­ni asmış du­va­ra/ eleş­tir­me­ni­ni özler şiir./ Duy­muş­tur se­si­mi­zi/ Sıtkı Salih/ Recai Ata­lay da ili­şir in­ce­den gün­ce­mi­ze.// (…)” (s. 60-61-62).

Sa­de­ce bu isim­ler mi?.. Bugün ha­yat­ta olan ve ol­ma­yan, daha nice de­ğer­li şa­ir­ler ve ya­zar­lar konuk olu­yor “Din­gin Söz­ler Av­lu­su”na:

Cahit Sıtkı Ta­ran­cı, Orhan Veli, Melih Cev­det Anday, Oktay Rifat, Cemal Sü­re­ya, Can Yücel, Aziz Nesin, Mu­zaf­fer İzgü, Avni Ölez, Din­çer Sez­gin, Ahmet Uysal, Ayhan Can, Ney­zan Ka­ra­han, Sina Akyol, Bü­lent Gül­dal, Bahri Ka­ra­du­man, Meh­met Genç, Deniz Ünal.

“Din­gin Söz­ler Av­lu­su”nun, aynı za­man­da bir anı­lar ki­ta­bı ol­du­ğu­nu ra­hat­lık­la söy­le­ye­bi­li­riz. Okuru elin­den tu­ta­rak, o güzel in­san­la­ra ve on­la­rın ya­şa­dık­la­rı yer­le­re yol­cu­luk yap­tı­ran bir anı­lar ki­ta­bı…

“ben ot­la­rı Cunda’da sev­dim;/ zey­ti­ni/ yağı/ Gi­rit­li Yıl­dı­za Teyze’de.// yaz gün­le­ri­ni Cunda’da sev­dim;/ eski ev­le­ri, so­kak­la­rı/ anı­la­rı/ Yıl­dı­za Teyze’de.// Yıl­dı­za Teyze yiğit ka­dın­dı/ barış söz­le­ri asar­dı zey­tin dal­la­rı­na/ ödün ver­me­di inan­dık­la­rın­dan,/ Yıl­dı­za Teyze/ zey­tin di­lin­den iyi an­lar­dı.// (…)” (Cun­da­lı Yıl­dı­za Teyze, s. 21).

Elime al­dı­ğım şiir ki­tap­la­rın­da, dik­kat et­ti­ğim temel un­sur­lar­dan biri de, ki­ta­bın adı­dır. Gerçi bu özel­lik, bütün şa­ir­le­rin ve bi­linç­li şiir oku­ru­nun gö­zet­ti­ği bir du­rum­dur. Kitap isim­le­ri ya içe­ri­de­ki şi­ir­ler­den bi­ri­nin baş­lı­ğın­dan ya da her­han­gi bir şi­ir­de­ki di­ze­den oluş­tu­ru­lur. Ancak görür gör­mez beni çar­pan “Din­gin Söz­ler Av­lu­su”, ne bir şi­irin baş­lı­ğı ne de bir şi­ir­de geçen dize… Oğuz Tüm­baş, ki­tap­ta­ki bütün şi­ir­ler­den, on­la­rın ya­rat­tı­ğı ortak at­mos­fer­den (söy­lem­den) yola çı­ka­rak bu ismi ver­miş… Çok da uygun düş­müş.

“Din­gin Söz­ler Av­lu­su”, ya­şa­mın her türlü zor­luk­la­rı kar­şı­sın­da, oku­ru­nu sakin ol­ma­ya, sevgi yüklü ol­ma­ya, top­lum­sal so­run­la­ra du­yar­lı ol­ma­ya, im­ge­le­rin in­san­da ya­ra­ta­ca­ğı hayal ve çağ­rı­şım­la­ra, şa­iri­nin bugün ya­şa­dı­ğı o güzel kente (İzmir’e) davet edi­yor. Bu da­ve­ti ka­çır­ma­yın.

*“Din­gin Söz­ler Av­lu­su”, Oğuz Tüm­baş, Şi­ir­den Ya­yın­la­rı, 2017

Kasabadan Esinti / 17. Sayı

Avatar

sanat ve edebiyat dergisi