DEDE YAZ BANA! / Muzaffer Yegül

/ 5 Aralık 2019 / 163 kez okunmuştur / 3 Yorum
DEDE YAZ BANA! / Muzaffer Yegül

DEDE YAZ BANA!

Muzaffer Yegül

 

Alya henüz altı ya­şın­da. Üç to­ru­nu­mun or­tan­ca­sı. Ko­pa­rıl­mış boş bir def­ter say­fa­sıy­la ge­le­rek dede bu­ra­ya Masal, Uzay ve benim için bir şey­ler yazar mısın dedi. Bütün se­vim­li­li­ği­ni du­dak­la­rı­na ver­di­ği an­la­tım­da top­la­mış, kol­la­rıy­la uzun süre boy­nu­ma sa­rıl­mış­tı. Henüz okuma yazma bil­mi­yor ve anı def­te­rin­den ha­ber­siz.

Ne yaz­ma­lı­yım, nasıl mutlu ede­rim? Dü­şün­düm. Uzak geç­mi­şi­mi­zin masum hal­le­ri geldi göz önüme. Ne kadar iyi­ler dedim. En mutlu za­man­la­rı­mı­zı ya­şı­yor­lar. En hu­zur­lu, kay­gı­sız an­la­rı­mı­zı. Ru­hu­mu­zu ona­ra­cak şey­ler, sev­gi­le­ri­nin sı­cak­lı­ğın­da ne güzel du­ru­yor. O sı­cak­lık­la insan acaba ço­ğa­la­cak mı, di­yo­rum. Kö­tü­lü­ğü su­la­yan­la­rın, yü­re­ği­mi­zi in­ci­ten­le­rin si­lah­la­rı onun­la su­sa­cak mı? On­lar­la ge­ri­de ka­la­cak mı sı­kın­tı­lı­lar. Kötü yal­nız­lık­lar. Hem bi­li­yor, hem bil­mi­yo­rum.

Güzel ya­şa­nan ço­cuk­luk dö­ne­mi ne büyük bir ser­vet­miş meğer. Biz­ler bu ser­ve­te onlar kadar sahip de­ğil­dik ama ha­tı­rı sa­yı­lır­dı işte. Tamam di­yo­rum Alya, bak işte ya­zı­yo­rum. Çok şe­ker­si­niz di­yo­rum önce. Umu­du­muz­su­nuz. Düş­le­ri­miz­si­niz bizim. Yü­zü­müz­de­ki gü­lü­cük­le­rin bü­yü­sü­nü siz­den alı­yo­ruz biz. Büyük bir güç ta­şı­yor­su­nuz ışı­ğı­nı­zın saf­lı­ğın­da. Kö­tü­lük­le­rin üs­tü­nü ör­tecek ışığı. İle­ri­de daha iyi an­la­ya­cak­sı­nız, henüz ba­şa­ra­ma­mış olsak da yo­lun­da yü­rü­dü­ğü­müz özgür dünya si­zin­le ku­ru­la­cak. Taze bir umut­la. Bir­bi­ri­ni­zi sev­dik­çe ya­lan­dan kur­tu­la­cak in­san­lık. İşte, bunu bi­li­yo­rum!

İlk gü­nü­nüz­dü. Bir su dam­la­sı gibi bebek ko­ku­nuz­la düş­müş­tü­nüz avu­cu­mu­za. Uy­ku­suz ge­ce­ler­de an­ne­nin yor­gun­lu­ğu­nu bile alan dün­ya­nın en güzel ko­ku­su. Işıl ışıl yanan göz­le­ri­ni­zi aç­tı­nız sonra. Ayağa kalk­tı­nız. Biz ise bir otu­rup bir kal­ka­rak önü­nü­zü aç­ma­yı ba­şa­ra­ma­dık. Kö­tü­lü­ğün tü­rev­le­ri bütün il­kel­li­ğiy­le kol ge­zi­yor. Uta­nı­yo­ruz. Ma­sal­la­ra sığ­ma­yan koca ev­ren­de oy­na­ya­cak kü­çü­cük bir alan bı­rak­ma­dık size. Düş­le­ri­ni­zin can­lan­dı­ğı ev ön­le­ri bile işgal al­tın­da. Boş ar­sa­lar oto­park oldu. Et­ra­fı­nız­da sev­gi­ni­zi çelen öf­ke­ler yine ses­siz­lik is­ti­yor siz­den. Ko­nuş­ma­yın di­yor­lar. Oysa, susan in­sa­nın ya­ra­tıl­dı­ğı dünya nasıl sizin ola­bi­lir?

Çok şey­ler ya­şı­yo­rum si­zin­le. Dolu dolu gül­me­yi, durup du­rur­ken bir mü­zik­le ritim tut­ma­yı, bin bir hü­ner­le dans eden fi­gür­le­ri. Kö­re­be­yi, sak­lam­ba­cı. Yeni öğ­ren­di­ğim po­pü­ler “yer­den yük­sek” oyu­nu­nu. Bu oyun­lar­la içim­de­ki yaşlı/çocuk si­zin­le hop­la­yıp zıp­lı­yor. Sak­la­nı­yor, ko­şu­yor, di­di­şi­yor. Se­vim­li hır­çın­lı­ğı­nı­zı iz­le­me­ye doyum ol­mu­yor. Hı­zı­na ye­ti­şil­me­yen cı­vıl­lı­ğı­nız­da yük­sek tan­si­yo­nu­mu bile unu­tu­yo­rum. Çocuk olup si­zin­le bü­yü­mek is­ti­yor insan. Si­zin­le ve yavaş yavaş. Kay­bo­lan bütün sev­gi­le­ri geri ve­re­bil­sey­dim di­yo­rum. Ah!
Çok iyi bi­li­yor ve ina­nı­yo­rum, ça­ba­mı­za ek­le­nen ça­ba­la­rı­nız ha­ya­tın gülen yü­zü­ne gö­tü­recek sizi. Gö­re­bi­lir­sek belki bizi de. Nazım Hik­met, “ço­cuk­lar(ın) dün­ya­yı (kö­tü­le­rin)elin­den ala­cak”ını muş­tu­la­ma­mış mıydı?

Masal,

Alya,

Uzay!

Can­la­rım!

Yaz­dık­la­rım mek­tup gibi oldu. Hani artık es­ki­si gibi adı bile anıl­ma­yan, tek­no­lo­ji­nin göz­den dü­şür­dü­ğü mek­tup.

Se­vim­siz bir dede ol­ma­yı göze ala­rak bir uya­rıy­la bi­tir­mek is­ti­yo­rum söz­le­ri­mi. Tab­let­ler eli­niz­den düş­mü­yor. Teh­li­ke­nin far­kın­da de­ğil­si­niz. Ya­şa­dı­ğı­mız dünya, ma­ki­na­la­rı akıl­lan­dı­rıp in­san­la­rı ap­tal­laş­tır­mak is­ti­yor. Bu tu­za­ğa düş­me­yin di­yo­rum! İyi dü­şü­nün! Unu­tu­lan sokak oyun­la­rı­mı­za dön­me­li­si­niz önce! Sonra. Son­ra­sı için ya­pı­la­cak çok işi­miz var.

Masal’la Uzay’ın sa­lon­dan gelen se­si­ni duy­dum. “Dede yaz­dık­la­rın bit­me­di mi, hadi artık oku bize”!

Avatar

sanat ve edebiyat dergisi

DEDE YAZ BANA! / Muzaffer Yegül (3 Yorum)

  1. Sevgili Muzo,
    Yarım yÜzyıldır sevgi dolu iç güzelliğini tanıdığım dost. Bu anı, deneme, mektup biçemindeki güzel yazın beni hiç şaşırtmadı. Bu yazma yönsemesi sende hep vardı çünkü.
    Nice yazılarında buluşmak üzere…