Dar Ağacında Söylenen Türküler Gibiydin/Adnan Sungur

/ 12 Aralık 2016 / 51 okunma / yorumsuz

cebimde çocukluğumdan kalma hayaller
salına salına uçan, uzun kuyruklu uçurtmam
camdan yapılmış, parlak renkli bilyeler
çam ağacının kabuğundan yaptığım kayık
peşinden koşturduğum uğur böcekleri
koştum çocuk yüreğimle çocuksu hayallerime
giderek biraz büyümeye başladık
ceketimin iç cebinde bir sır gibi saklayıp
sevgiliye yazıp da veremediğim mektup
Mecnun gibiydik hiç Leylamız olmadı arkamızdan ağlayan
lokmalarımızı bölüp içine attığımız
hayat denilen tencerenin içinde,
yarım yamalak yaşantımızın olgun meyveleri gibiydi acılarımız
neydi bu yoksulluk,alın yazısı mı
sorgularken ezilmişliğin gerçeğini,zindanlarda bulduk kendimizi
demir parmaklıklar arkasında saklambaç oynadı,
ölümle alay ederek
dar ağacında sallanan bedeni
tellere takılan uçurtmalar gibi sallanıp dururken
ne kadar da hevesi vardı küçük adamın,simsiyah bıyık bırakmaya
dar ağacına yürüyen adamın yaşı küçük ama
dünyayı değiştirecek kadar büyüktü düşünceleri
ayaz vurdu gökyüzüne, bulutlar üşüdü
yıldızlar karanfil olup yağdı üzerine
denizin yüreği kabardı,güneş haykırdı birden
dar ağacında söylenen türküler gibiydin
şimdi ne yapıyorsun oralarda çocuk

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.