Baktım Babam Ağlıyor / Ara Güler

/ 2 Eylül 2018 / 327 okunma / yorumsuz

Ara GÜLER

Bir gün ba­bam, “Dün­ya­nın her ye­ri­ne gi­di­yor­sun, ba­ba­nın kö­yü­nü me­rak et­mi­yor mu­sun?” de­di. “­Ha­di gi­de­lim.” de­dim. Va­pu­ra bi­nip Gi­re­sun­’a git­tik. Gi­re­sun’­dan Şe­bin­ka­ra­hi­sar­’a tak­si tut­tuk. Ora­dan Yay­cı kö­yü­ne git­tik. Ba­bam doğ­du­ğu evi ara­dı, bu­la­ma­dı. Ki­li­se­yi ara­dı, bu­la­ma­dı. Me­zar­lı­ğı tar­la yap­mış­lar.

­ Ço­cuk­ken yü­zü­nü yı­ka­dı­ğı üç göz­lü bir çeş­me var­dı, o kal­mış. Ora­ya gö­tür­dü­ler, yü­zü­nü yı­ka­dı.

­ E­vi­nin ol­du­ğu yer­de har­man­lık var­dı.

“­Ço­cuk­ken anam be­ni dö­ve­nin üze­ri­ne ko­yar, do­laş­tı­rır­dı.” de­di. He­men köy­lü­ler dö­ven kur­du, ba­ba­mı da içi­ne koy­du­lar, dön­dü. Ben de fo­toğ­raf çek­tim. Bak­tım, ba­bam ağ­lı­yor. Al­tı ya­şın­da bı­rak­tı­ğı kö­yü­ne be­nim­le be­ra­ber dö­nün­ce ço­cuk­lu­ğu ak­lı­na gel­miş.

­Son­ra Si­vas­’a dön­mek için ara­ba tut­tuk. Yol­da gi­der­ken “Ah, unut­tum” de­di. “­Bu­ra­nın ka­ra­ye­miş­le­ri meş­hur­dur. Anam be­ni İs­tan­bul­’a mek­te­be gön­de­rir­ken ya­nı­ma tor­ba için­de ye­miş­ler ver­miş­ti, on­la­rı yi­ye­rek gel­miş­tim. Be­nim mem­le­ket sev­gim, ye­miş­le baş­lar. Ge­ri dö­nüp ala­lım.”

“­Ba­ba, gö­zü­nü se­ve­yim… 100 ki­lo­met­re yol gel­dik. Şim­di ye­miş için 100 ki­lo­met­re ge­ri gi­de­ce­ğiz, 100 ki­lo­met­re tek­rar bu ta­ra­fa ge­le­ce­ğiz, sa­bah ola­cak. Baş­ka se­fer alır­sın.” de­dim. İs­tan­bul­’a dön­dük.

Ba­bam dört ay son­ra öl­dü. Me­ğer der­di, oğ­lu­nun onu kö­yü­ne gö­tür­mesiymiş.

­ Ce­na­ze­ye gi­de­ce­ği­miz gün evin ka­pı­sı çal­dı.

“Kim­si­niz?” de­dim.

“Da­cat Gü­ler­’i arı­yo­ruz.” de­di­ler.

“Da­cat Gü­ler­’i kay­bet­tik, şim­di ce­na­ze­ye gi­di­yo­ruz, is­ter­se­niz siz de ge­lin.” de­dim.

Me­ğer ge­len­ler, köy­de bi­zi gez­di­ren köy­lü­ler­miş.

“Siz de ge­lin ce­na­ze­ye!” de­dim. Yan­la­rın­da da bir san­dık var­dı. Bak­tım; ka­ra­ye­miş ge­tir­miş­ler. Ba­ba­mın al­mak is­te­di­ği, has­re­ti­ni çek­ti­ği ka­ra­ye­miş­ler… Ço­cuk­lu­ğun­da ye­di­ği, ko­ku­su­nu al­dı­ğı, ken­di mem­le­ke­ti­nin ye­miş­le­ri…

­ Hep­si­ni cep­le­ri­me dol­dur­dum, cep­le­rim şiş­ti. Öy­le git­tim ce­na­ze­ye…

­Tam ba­ba­mı top­ra­ğa ko­ya­cak­lar, “Aç­sa­nı­za ta­bu­tu!” de­dim. “Ol­maz, di­ne ay­kı­rı­dır!” de­di­ler.

“Siz açın, bir şey ko­ya­ca­ğım.” de­dim.

­ Aç­tı­lar. Dök­tüm ye­miş­le­ri… Ba­ba­mı, ço­cuk­lu­ğu­nun ye­miş­le­riy­le bir­lik­te gön­der­dim öte­ki dün­ya­ya… Şiş­li me­zar­lı­ğın­da ya­tı­yor şim­di.

(Kasabadan Esinti, Mayıs 2015­)

Ara Güler Kimdir?

1928’de Beyoğlu, İstanbul’da doğdu. Çocukken sinemadan çok etkilendi. 1951 yılında Getronagan Ermeni Lisesi’nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul’un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı. 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam ediyordu. Ancak gazeteci olmaya karar verdi.

1962 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961’de Birleşik Krallık’ta yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye’den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD’de, Almanya’da, Paris’te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russell, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı.

1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı. 1980’de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan, Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı.

1989’da Hil Yayınları Ara Güler’in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992’de Fransa’da Edition Arthaud, ABD ve Birleşik Krallık’ta Thomas and Hudson, Singapur’da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa’da ise Albin Michel yayınevi tarafından Demeures Ottomanes de Turquieadıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994’te Eski İstanbul Anıları, 1995’te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık ise 1994’te Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ve 1995’te Yüzlerinde Yeryüzü adlı kitapları yayınladı.

Ara Güler’in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya’da çeşitli müzelerde sergilenmekledir. Fotoğraflarında Leica makinasını kullanmıştır. Fotoğrafın sanat dalı olmadığını düşünmektedir. Ara Güler kendisini: “Ben de gazeteciyim. Fotoğrafçı değilim. Fotoğrafçı ile gazeteci arasındaki fark budur. Fotoğrafçı bomba patlar kaçar. Ama gazeteci peşinden gider olayı yakalamaya çalışır. Ben de bu yaşa kadar ona göre çalıştım” şeklinde tanımlıyor.

Gazeteci Nezih Tavlaş’ın, fotoğrafın efsane ismi Ara Güler’in hayatını anlattığı Foto Muhabiri adlı 343 sayfalık kitapta Ara Güler’in doğduğu günden bugüne kadar tanık olduğu olaylar kronolojik bir sırayla anlatılırken bir yandan da Türkiye’nin 80 yıllık tarihi yer alıyor. Kitabın sonunda Ara Güler ile yapılan bir nehir söyleşi ve aile albümünden fotoğraflar yer alıyor.

Bu arada bütün dünyayı gezerek foto röportajlar yaptı ve bunları Magnum ajansı ile dünyaya duyurdu. İsmet İnönü, Winston Churchill, Indira Gandi, John Berger, Bertrand Russell, Bill Brandt, Alfred Hitchcock, Ansel Adams, Imogen Cunningham, Salvador Dali, Maria Callas, Fikret Mualla, Picasso gibi birçok ünlü kişi ile roportajlar yapmış ve fotograflarını çekmiştir.

Fotoğraf kariyeri

* 1958’de Ti­me-Li­fe, Pa­ris-Match ve Der Stern der­gi­le­ri­nin Yakın Doğu foto mu­ha­bir­li­ği gö­rev­le­ri­ni üst­len­di.

* 1961’de Hayat Der­gi­si’nde fo­toğ­raf bölüm şefi ola­rak ça­lış­ma­ya baş­la­dı. Aynı yıl­lar­da Henri Car­ti­er-Bres­son ile ta­nış­tı.

* Bir­le­şik Kral­lık’ta ya­yım­la­nan Pho­tog­raphy An­nu­al an­to­lo­ji­si onu dün­ya­nın en iyi yedi fo­toğ­raf­cı­sın­dan biri ola­rak ta­nım­la­dı.

* ASMP’ye (Ame­ri­kan Dergi Fo­toğ­raf­çı­la­rı Der­ne­ği) tek Türk üye ola­rak kabul edil­di.

* 1962’de Al­man­ya’da çok az fo­toğ­raf­cı­ya ve­ri­len Mas­ter of Leica un­va­nı­nı ka­zan­dı.

* İsviç­re’de çıkan Ca­me­ra der­gi­si ken­di­si­ne özel bir sayı ayır­dı.

* 1964’de Ma­ri­ana Noris’in ABD’de ba­sı­lan Young Turkey adlı ya­pı­tın­da fo­toğ­raf­la­rı kul­la­nıl­dı.

* 1967’de Ja­pon­ya’da çıkan Pho­tog­raphy of the World an­to­lo­ji­sin­de Ric­hard Ave­don ile bir­lik­te bir dizi fo­toğ­ra­fı ya­yın­lan­dı.

* 1967’de Ka­na­da’da açı­lan İnsan­la­rın Dün­ya­sı­na Ba­kış­lar ser­gi­sin­de, 1968’de New York Mo­dern Sa­nat­lar Ga­le­ri­si’nde dü­zen­le­nen Renk­li Fo­toğ­ra­fın On Us­ta­sı adlı ser­gi­de aynı yıl Al­man­ya’da, Köln’de Fo­to­ki­na Fuarı’nda ya­pıt­la­rı ser­gi­len­di.

* 1970’de Tür­kei adın­da fo­toğ­raf al­bü­mü Al­man­ya’da ya­yım­lan­dı. Sanat ve Sanat ta­ri­hi ko­nu­la­rın­da­ki fo­toğ­raf­la­rı ABD’de Ti­me-Li­fe, Ho­ri­zon ve Ne­s­we­ek kitap bö­lüm­le­rin­ce ve İsviç­re’de Skira Ya­yı­ne­vi ta­ra­fın­dan kul­la­nıl­dı.

* 1971’de Lord Kin­ross’un Ha­gia-Sop­hia (Aya­sof­ya) ki­ta­bı­nın fo­toğ­raf­la­rı­nı çekti. Yine Skira ya­yı­ne­vin­ce Pi­cas­so’nun 90. yaş­gü­nü için ya­yın­la­nan Pi­cas­so Me­ta­morp­ho­se et unite adlı kitap için Pi­cas­so’nun fo­to-rö­por­ta­jı­nı yaptı.

* 1972’de Paris Ulu­sal Ki­tap­lık’ta ser­gi­si açıl­dı.

* 1975’de ABD’ne davet edil­di ve bir­çok ünlü Ame­ri­ka­lı­nın fo­tog­raf­la­rı­nı çek­tik­ten sonra Ya­ra­tı­cı Ame­ri­ka­lı­lar adlı ser­gi­si­ni dün­ya­nın bir­çok ken­tin­de ser­gi­le­di. Yine aynı yıl Yavuz zırh­lı­sı­nın sö­kül­me­si­ni konu alan Kah­ra­ma­nın Sonu adlı bir bel­ge­sel film çekti.

* 1980’de fo­toğ­raf­la­rı­nın bir kısmı Ka­ra­can Ya­yın­cı­lı­ğın bas­tı­ğı Fo­toğ­raf­lar adlı ki­ta­bın­da bas­tır­dı.

* 1986’da Hür­ri­yet Vakfı’nca ba­sı­lan Prof. Ab­dul­lah Kuran’ın yaz­dı­ğı Mimar Sinan ki­ta­bı’nı fo­toğ­raf­la­dı. Aynı kitap 1987’de Ins­ti­tu­te of Turkish Stu­di­es ta­ra­fın­dan İngi­liz­ce ola­rak ya­yın­lan­dı.

* 1989’da Ara Güler’in Si­ne­ma­cı­la­rı ki­ta­bı ba­sıl­dı.

* 1991’de Dı­şiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı için Ha­li­kar­nas Ba­lık­çı­sı’nın (Cevat Şakir Ka­ba­ağaç­lı) The Sixth Con­ti­nent adlı ki­ta­bı­nı fo­toğ­raf­la­dı.

* 1999’da Tür­ki­ye Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti mes­lek­te 50 yı­lı­nı dol­du­ran ga­ze­te­ci­le­re ve­ri­len “BUR­HAN FELEK” basın hiz­me­ti ödülü

En ünlüsü fotoğrafcılara poz vermeyen Picasso’dur. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları 1992’de Fransa’da, ABD ve Britanya’da Sinan, Architect of Souleiman the Magnificent adlı kitabı yayımlandı. Aynı yıl Living in Turkey adlı kitabı Britanya, ABD ve Singapur’da Turkish Style başlığıyla, Fransa’da Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayımlandı. 1994’de Eski İstanbul Anıları, 1995’de Bir Devir Böyle Geçti, Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü, fotograf kitapları yayımlandı.

Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir. Kendisi fotoğraf sanatçısı tanımını kabul etmeyip foto muhabiri olduğunu söylemektedir.

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.