Aşk, Maşk, vs. / Ahmet Zeki Yeşil

/ 31 Ağustos 2016 / 19 okunma / yorumsuz

Boğazıma kadar sana battım.
Kurtarma beni, böyle rahatım.
Panik yapmayalım.
Kriz masası falan tamamdır.
İtidal, sağduyu, metanet, vs.
Neyse ki, kurumlar ve biz uyum içindeyiz.
Milli mutabakat çerçevesinde seviyoruz birbirimizi.
Sevince orantısız sevmeli insan.
Sevmek, sihirli bir kelimedir.
Onu aklındaki sayıyla çarp, içinde sakla.
Senden bunu istirham ediyorum.
Biliyor musun, yaşadıklarımız tamamen sanal.
Yanıltıyor bizi suretimiz, aslında yoğuz hiçbirimiz.
Her şey manipülasyon ve de epilasyon.
Bu yüzden televizyonumuzun yayın akışı akışkan.
Masallar, İşkembe-i Kübra’dan.
Aklımızı başımıza devirelim artık.
Aklımız biraz başımızda kalsın.
Ve teröre karşı dik duralım.
Kafamıza kask mask geçirelim, kafamıza bi’şey değmesin.
Değerse, “Bunlar beklediğimiz şeyler” diyelim.
Bu anlayış doğrultusunda lanetleyelim.
Lanetleyerek, terörü bitiren ilk ülke biz olalım.
Neden olmasın?
Hiç kırma ümidini, hep hoş tut.
Bu son olacak, kökü kazındı kazınacak.
Öyle diyorlar.
Neyse…
“Neyse”, demek iyidir.
“Bu da geçer” demek gibidir.
Geçmiyor, bitmiyor oysa.
Herkes biliyor, görüyor geçmediğini.
Yine de geçmiş gibi yapıyor.
Bu nedenle kafayı sıyıranlar var.
“Nimettir, dibinde kalmasın” diyenler var.
Yazık ki, acı tebessümler kalıyor geriye.
Neyse…

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.