Ani’den Bir Barış Projesine / Hediye Selda Yılmaz

/ 13 Aralık 2019 / 174 kez okunmuştur / yorumsuz
Ani’den Bir Barış Projesine / Hediye Selda Yılmaz

Ani’den Bir Barış Projesine

Hediye Selda YILMAZ

 

Ani ören ye­ri­ne git­mek en büyük düş­le­rim­den­di. Bunu 2013 yılı Ha­zi­ran or­ta­la­rın­da ger­çek­leş­tir­dim.

Ani ören yeri; Kars mer­ke­zi­ne 42 km uzak­lık­ta, Tür­ki­ye-Er­me­nis­tan sı­nı­rın­da bu­lu­nur. Ani, 5000 yıl­lık zen­gin kül­tü­rel bi­ri­ki­miy­le özel bir kent. Din­le­rin, halk­la­rın, kül­tür­le­rin bu­luş­ma, kay­naş­ma ve ye­ni­den da­ğıl­ma ye­ri­dir. Ani’de M.Ö. 3000’lü yıl­la­rın­da bu yana ke­sin­ti­siz uy­gar­lık iz­le­ri­ne rast­lan­dı. Uy­gar­lık iz­le­ri Eski Tunç Çağı dö­ne­min­den iti­ba­ren baş­la­mış. Daha sonra Hur­ri­ler, Urar­tu­lar, Kim­mer­ler, İskit­ler, Oğuz Boy­la­rı, Er­me­ni­ler, Sa­sa­ni­ler, Arap­lar, Bi­zans­lı­lar, Sel­çuk­lu­lar, Gür­cü­ler, Har­zem­şah­lar, İlhan­lı­lar, Ka­ra­ko­yun­lu­lar, Ak­ko­yun­lu­lar, Avşar Türk­le­ri ve Os­man­lı­la­rın bu böl­ge­de ege­men­lik kur­du­lar. Tüm bu uy­gar­lık­la­rın iz­le­ri bir arada iz­le­ye­bi­le­ce­ği­niz nadir ören yer­le­rin­den bi­ri­dir Ani. Ma­ğa­ra-ev­ler, ye­ral­tı şe­hir­le­ri, saray, cami, ki­li­se­ler, ka­ted­ral, ateş­ge­de, ha­mam­lar, sur­lar, evler, dük­kân­lar, ka­le­ler ve daha top­ra­ğın al­tın­da gün yü­zü­ne çık­ma­yı bek­le­yen bir­çok ka­lın­tı­lar var. Bir kül­tür­ler yu­ma­ğı Ani. Kim­se­nin değil, tüm dünya in­san­lı­ğı­na ait büyük bir ha­zi­ne.

Tüm bu ha­zi­ne­yi ba­har­da gez­mek başka güzel. Hem beş bin­yıl­lık çok kat­man­lı-kül­tür­lü bir or­tam­da­sın hem de bahar tüm renk­le­ri ile sana ‘hoş gel­din’ diyor. Ilık bir rüz­gâ­rın yay­dı­ğı pa­pat­ya ve ge­lin­cik ko­ku­la­rı sar­mış her yanı. Öz­gür­ce ot­la­yan inek­ler, ço­ba­nın umar­sız­lı­ğı­nı da ka­ta­lım işin içine. Bir de kuş­lar kap­la­mış or­ta­lı­ğı.

Ören yeri, başı ve ka­nat­la­rı siyah, göv­de­si pembe kuş sü­rü­le­riy­le daha da renk­len­miş­ti. Ha­ya­tım­da ilk kez gör­dü­ğüm ve gü­zel­lik­le­ri­ne vu­rul­du­ğum kuş­la­rın fo­toğ­ra­fı­nı çek­mek için epey uğ­raş­tım ama ol­ma­dı. Ben on­la­rın pe­şin­den ya­vaş­ça git­tim, onlar ha­va­la­nıp uzak­laş­tı­lar ve ye­ni­den ören ye­ri­nin içine ya­yıl­dı­lar. Sanki ‘bizi ra­hat­sız etme der’ gi­biy­di­ler. Bu kadar ka­la­ba­lık kuş sü­rü­sü bu­ra­da ne arı­yor­du? Büyük ola­sı­lık­la göç yo­lun­day­dı­lar; din­len­mek ve bes­len­mek için ge­çi­ci ola­rak ko­nak­la­mış­lar­dı. Ani’den daha uygun bir bu­lun­maz­dı sa­nı­rım. Çev­re­de su kay­na­ğı, din­le­necek geniş ve in­san­sız bir alan vardı. Son­ra­dan öğ­ren­di­ği­me göre Kars ve çev­re­si kuş­lar için önem­li sulak alan­lar ba­rın­dı­rı­yor­muş ve önem­li göç yol­la­rı­nın ke­siş­me nok­ta­sıy­mış. Bu­ra­lar tarih bo­yun­ca in­san­lar kadar kuş­lar için de önem­li top­rak­lar olmuş.

Kuş­la­rın öz­gür­lü­ğü­ne her zaman hay­ran oldum. Pembe kuş­lar öz­gür­dü. On­la­ra sı­nır­lar, tel ör­gü­ler yoktu. Kuş­la­ra pa­sa­port ve vize so­rul­mu­yor­du. Ama ba­ğır­san du­yu­la­cak kadar yakın komşu Er­me­nis­tan ile ara­mız­da gö­rü­nen bir­çok engel, gö­rün­me­yen dağ­lar kadar sı­nır­lar vardı. Ani kuş­la­rın uç­tu­ğu ama ker­van­la­rın ge­çe­me­di­ği yer ol­muş­tu.

Daha sonra iki kez daha Ani’ye gitme şan­sım oldu. So­nun­cu zi­ya­re­tim 2017 yı­lı­nın son gün­le­rin­de ger­çek­leş­ti. Kar­lar al­tın­da Ani daha bir hü­zün­lü geldi bana. Her ge­zi­şim­de O’nu daha da sev­dim. Ani’ye karşı özel bir sevgi bes­le­yen yal­nız­ca ben de­ğil­mi­şim. Bunu da son ge­zim­de öğ­ren­dim. Hem zi­ya­ret­çi­le­ri­nin art­tı­ğı­nı gör­düm, hem de Er­me­ni­ler için öne­mi­ni öğ­ren­dim.

Reh­be­ri­mi­zin an­lat­tı­ğı­na göre; Er­me­nis­tan­lı­lar için Ani ayrı bir öneme sahip. Ani için; “Bin bir ki­li­se­li, kırk ka­pı­lı şehir” di­yor­lar. Er­me­ni Kral­lı­ğı dö­ne­min­de Ani baş­kent ve hac mer­ke­zi ko­nu­mun­day­mış. Ani, Kral­lık sona erip, başka uy­gar­lık­la­rın ege­men­li­ği­ne gi­rin­ce bile ma­ne­vi öne­mi­ni hiç yi­tir­me­miş. Sı­nır­lar ka­pa­nın­ca Er­me­ni­ler Ani ören ye­rin­de bu­lu­nan ki­li­se­le­re uzak­tan bile ba­ka­ma­mış­lar. Her Er­me­ni din­dar Hris­ti­yan’ın gön­lün­de Ani ki­li­se­le­rin­de dua etmek ya­tı­yor­muş.

Ani, benim için ba­rın­dır­dı­ğı kül­tü­rel zen­gin­lik ne­de­niy­le hay­ran­lık uyan­dı­ran bir ören ye­ri-ken­ti­dir. Her ge­zi­şim­de O’na karşı hay­ran­lı­ğım ve sev­gim artar. Ama bun­la­rı kom­şu­la­rın küs­lü­ğü ve ya­rat­tı­ğı hüzün göl­ge­ler.

Aynı hüznü duyan biri daha var­mış. Yol­la­rı­mız bu ya­kın­lar­da ke­siş­ti. Fo­toğ­raf­çı Tahir Ün, Ani ören ye­ri­ni gez­di­ğin­de benim ya­şa­dı­ğım iz­le­nim­le­re ben­zer iz­le­nim­ler edin­miş. İzle­nim­le­ri­ni bir barış pro­je­si­ne ta­şı­mış. Adını “Aynı Gök­yü­zü­nün Al­tın­da” koy­muş. Bu barış pro­je­si­ne bun­dan daha güzel bir ad ola­maz­dı.

Ge­le­lim Ani’den barış pro­je­si­ne uza­nan yolda Tahir Ün ile benim bu­luş­ma öy­kü­mü­ze:

Fo­toğ­raf­çı Tahir Ün ile 2015 yılı ba­ha­rın­da bel­ge­sel fo­toğ­raf­çı­lık kur­sun­da ta­nış­tım. Ken­di­si 2017 yı­lın­dan beri “Aynı Gök­yü­zü­nün Al­tın­da” adlı bir proje yü­rü­tü­yor. Adı­nın çağ­rış­tır­dı­ğı gibi “Bir Barış Pro­je­si”. İnsana barış umudu ve ya­şa­ma se­vin­ci veren bir proje.

Proje ile il­gi­li ge­liş­me­ler sanal med­ya­da pay­la­şı­lı­yor. Ben de en ba­şın­dan beri Proje ile il­gi­li her pay­la­şı­mı dik­kat­le ve se­vinç­le iz­li­yo­rum. İzle­dik­çe gör­düm ki; Proje yoğun emek içe­ren et­kin­lik­ler­le sü­rü­yor: Genç­le­rin bir­bi­ri­ne yaz­dı­ğı mek­tup­lar­dan seç­ki­le­rin ve fo­toğ­raf­la­rın ya­yın­lan­ma­sı, Tahir Ün’ün Er­me­nis­tan zi­ya­re­ti iz­le­nim­le­ri ile il­gi­li fo­toğ­raf­lar, video ka­yıt­la­rı, mek­tup­la­rın çe­vi­ri­le­ri. Hatta Er­me­nis­tan mut­fa­ğın­dan yemek ta­rif­le­ri bile var. Bir de Tahir Ün’ün bu aşa­ma­ya ge­lin­ce­ye kadar, aş­tı­ğı sı­kın­tı­lar ve ka­rar­lı­lı­ğı… Bütün bu çaba ve emek tak­di­re şayan.

Bir akşam yine pro­je­de­ki ge­liş­me­le­ri iz­ler­ken Tahir Bey ile di­ya­lo­ğa geç­me­li­yim dedim. Bu pro­jey­le il­gi­li gö­rüş­le­ri­mi bil­dir­me ge­rek­si­ni­mi duy­dum. Tahir Ün’e yal­nız ol­ma­dı­ğı­nı, boşa kürek çek­me­di­ği­ni, aynı dü­şün­ce ve duy­gu­la­rı pay­laş­tı­ğı­mı­zı bil­dir­mek is­te­dim. Yü­re­ği­min bu kadar ısın­dı­ğı, umut­lan­dı­ğım, iyi­lik hali du­yum­sa­dı­ğım bu proje kar­şı­sın­da ses­siz kal­mak vic­da­nı­mı ra­hat­sız ede­cek­ti. Daha önce ya­yın­la­nan “Go­mi­das Yılı” adlı ya­zı­mı Tahir Ün ile pay­laş­tım.

Bir kaç gün sonra Tahir Ün’den proje ile il­gi­li bir kitap ha­zır­la­dı­ğı­nı, proje ile il­gi­li bir yazı yaz­ma­mı di­le­yen bir çağrı aldım. Doğ­ru­su pro­je­nin bu kıs­mın­dan ha­ber­siz­dim ve şa­şır­dım. Onur ve­ri­ci ve he­ye­can­lan­dı­rı­cı bu çağrı bana çok iyi geldi. Ben de yaz­dık­la­rı­mın boşa git­me­di­ği­ni gör­müş oldum. Ki­ta­ba bir yazı ile kat­kı­da bu­lun­dum. Barış Pro­je­si’nde benim de bir parça tuzum oldu. Bana bu ola­na­ğı ver­di­ği için ken­di­si­ne bu­ra­dan te­şek­kür edi­yo­rum.

Ön­ce­lik­le pro­je­nin ha­mu­ru­nun ma­ya­lan­ma­sı ve kitap aşa­ma­sı­na gel­me­si nasıl oldu? Bunu ki­ta­bın “Proje Hak­kın­da” adıy­la su­nu­lan Tahir Ün’e ait giriş ya­zı­sın­dan öğ­re­ne­lim:

Hayli zaman önce Er­me­ni­le­rin kadim kenti ve ta­ri­hi kenti Ani’yi zi­ya­ret et­miş­tim. Er­me­nis­tan bir adım öte­dey­di, do­ku­na­bi­lecek kadar yakın. Arada sınır bo­yun­ca akan ır­ma­ğı aşmak için köp­rü­ler ge­re­ki­yor­du. Ancak ön­ce­lik­le Tür­ki­ye ve Er­me­nis­tan top­rak­la­rın­da­ki di­ken­li tel­le­ri ve nö­bet­çi ku­lü­be­le­ri­ni aşmak ge­re­ki­yor­du. Aynı gök­yü­zü­nün al­tın­da ya­şa­yan genç­ler sı­nır­la­rı yı­ka­rak bunu ba­şa­ra­bi­le­cek­ler miydi? Bu umut­la­rım­la baş­la­dı bu proje…

“Aynı Gök­yü­zü­nün Al­tın­da” adını ta­şı­yan ve pro­jem­de ‘dip­lo­ma­tik iliş­ki­si ol­ma­yan, sı­nır­la­rı ve ida­ri-ti­ca­ri dü­zey­de her türlü iliş­ki­si as­kı­da tu­tu­lan iki dev­le­tin (Tür­ki­ye-Er­me­nis­tan) 15-35 yaş ara­lı­ğın­da­ki genç­le­ri, kendi ge­le­cek­le­ri­nin ta­sav­vur­la­rın­dan ortak bir ge­le­ce­ğin ha­ya­li­ni ku­ra­bi­lir­ler mi?’ so­ru­su­nun ya­nı­tı­nı ara­dım. Tür­ki­ye ve Er­me­nis­tan’ dan top­lam 80 gence “Ken­din için nasıl bir ge­lecek ve nasıl bir Dünya’da?” so­ru­la­rı­nı so­ra­rak or­ta­la­ma 30 sa­ni­ye­lik video kay­dı­na ya­nıt­lar aldım. Ay­rı­ca, pro­je­de yer alan ve bir­bir­le­ri­ni ta­nı­ma­yan iki ülke genç­le­rin­den kar­şı­lık­lı ola­rak el ya­zı­sıy­la mek­tup yaz­ma­la­rı­nı is­te­dim. Yanı sıra, mek­tup­la bir­lik­te tes­lim edil­mek üzere birer port­re fo­toğ­raf­la­rı­nı çek­tim. Bu aşa­ma­la­rın Tür­ki­ye (İzmir, Uşak, Aydın) ve Er­me­nis­tan (Eri­van, Gümrü) bö­lü­mü ta­mam­lan­dı. Tüm mek­tup­la­rın ve video alt ya­zı­la­rı­nın kar­şı­lık­lı ter­cü­me­le­ri ya­pıl­dı. Mek­tup­lar ve fo­toğ­raf­lar kar­şı­lık­lı ola­rak genç­le­re tes­lim edi­li­yor, ar­ka­daş­lık­lar ku­ru­lu­yor.
Tüm bu ça­ba­lar­la iki yaka ile bir köprü oluş­tu­rul­ma­ya ça­lı­şıl­dı ve her iki ül­ke­de bana des­tek olan Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı ta­ra­fın­dan pro­jem fark­lı bu­lu­na­rak önem­sen­di. Bu ne­den­le, daha etkin bi­çim­de sür­dü­rül­me­si ni­ye­ti or­ta­ya çıktı.

Proje sü­rü­yor. Bu proje ile il­gi­li İstan­bul’da bu­lu­nan Fo­toğ­ra­fe­vi’nde 7 Ey­lül-12 Ekim ta­rih­le­ri ara­sın­da bir fo­toğ­raf sergi açıl­dı. Ser­gi­de Tahir Ün’ün fo­toğ­raf­la­dı­ğı bir­bi­ri­ne mek­tup yazan barış gö­nül­lü­sü genç­le­rin port­re­le­ri ile yaz­dık­la­rı mek­tup­lar­dan alın­tı­lar su­nul­du.

Ay­rı­ca pro­je­nin Türk­çe ve Er­me­ni­ce ha­zır­lan­mış bir ki­ta­bı çıktı. Tür­ki­ye­li ve Er­me­nis­tan­lı genç­le­rin bir­bi­ri­ne yaz­dık­la­rı mek­tup­lar, fo­toğ­raf­lar, ay­dın­lık yüzlü bilim ve sanat in­san­la­rı­na ait ya­zı­lar bu­lu­nu­yor. Ki­ta­bın ta­nı­tı­mı, video su­nu­mu ve söy­le­şi­si 2 Ekim’de İstan­bul’da Hrant Dink Vakfı’nda ger­çek­leş­ti.

Pro­je­nin bir Web si­te­si ha­zır­lan­dı. Genç­le­rin bu kanal üze­rin­den de ile­ti­şi­mi­nin sağ­lan­ma­sı amaç­la­nı­yor.

Tahir Ün, iler­le­yen za­man­lar­da Er­me­nis­tan’da da sergi, söy­le­şi, kitap ta­nı­tı­mı, video su­num­la­rı ya­pıl­ma­sı­nı he­def­li­yor. Ay­rı­ca, Er­me­nis­tan’daki genç­lik ku­ru­luş­la­rıy­la iliş­ki­le­rin ge­liş­ti­ri­le­rek sür­dü­rü­le­bil­me­si ve sem­bo­lik de olsa her iki ül­ke­den mek­tup ar­ka­da­şı olan genç­le­rin bir­bir­le­ri­ni zi­ya­ret­le­ri­nin sağ­lan­ma­sı yer al­mak­ta­dır.

Barış Pro­je­si’nin, kom­şu­la­rı­mız­la ba­rı­şa ev­ril­me­si di­le­ğiy­le…

———————————————————————-
Kay­nak­ça:
Aynı Gök­yü­zü Al­tın­da-Bir Barış Pro­je­si-Ta­hir ÜN-Et­ki Ya­yın­la­rı-Ey­lül 2019