Akıp Geçmekte Ne Varsa / Tuğrul Keskin

/ 1 Kasım 2016 / 34 okunma / yorumsuz

ne gördüysem boşlukta ne duyduysam
çıkardıysam neyi en içlerden
çağırdım onu dipten, söyledim;
ki ey Tuğrul,
ne çok yaralısın dize indikten…
geçip gitmektesin içinden zamanın
akıp geçmekte zaman içinden

türlü türlü hallerin var, ne iyi
boşsun, boşluktasın, boşalıp durmaktasın
ne çok hallerin var, boşalıp dolmaktasın
gelecek sensin, düşen sensin, giden sen

bir ihtilal, bin dokuz yüz altmış birden
bu yana o yoksul on beş mayıs göğünden
söylemektesin şarkını uzak uçarı göçebe
söyleyp duracaksın san, sonrada öldükten

yavaş yavaş bitkinleştirdi, bu şehir
sözdü, masaldı, sihirdi, ki bildin
haykırdığında her dizesi yara olan şiirin
dokunup durmaktadır melodisine hayatın

ne gördüysem karanlıkta neyi duyduysam
ne düştüysem ne içlendiysem ne ağladıysam
göz yaşı ateştendi söktüm derinden, söyledim;
ki ey Keskin,
ne çok kanadın şehre indikten…
geçip gitmektesin içinden madenin
akıp geçmekte maden içinden…

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.