Metin Altıok ( 1940 Bergama-1993 Sivas)

/ 9 Temmuz 2017 / 65 okunma / yorumsuz

1941’de İzmir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Ankara’da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldu. Memurluk ve öğretmenlik yaptı.

İlk şiirleri 1970’lerde yayınlandı.

İlk şiir kitabı Gezgin’de Servet-i Fünun‘dan, Ahmet Haşim‘den, Ahmet Muhip Dıranas‘tan İkinci Yeni ve 1960’ların şiirlerine kadar izler var. Kendi kuşağının en duygulu, en romantik şairleri arasındaydı.

Yalın bir dil kullanmasına karşılık, benzetme yapmayı, anlaşılması kolay imgeler oluşturmayı denedi. Halk şiiri biçimlerinden de yararlandı.

Olgunluk dönemi sayılabilecek “Kendinin Avcısı” kitabındaki şiirlerde, daha kendine özgü bir sese, romantik, acılı ve yalın bir söyleyişe ulaştığı görülür. Simgeler, alegori ve mecazlardan ölçülü bir tutumla yararlanır, şiirimizdeki lirik geleneğe bağlanır.

Sivas’ta yapılan Pir Sultan’ı Anma Şenlikleri’nde kökten dincilerin Madımak Oteli’ni yakıp 37 kişinin yanarak, boğularak ölmesine neden olan saldırısında (2 Temmuz 1993), ağır yara alıp komaya girdi. İki gün dayanabildi. O da bir kültür şehidi olarak 5 Temmuz 1993’te yaşama gözlerini yumdu. Bir şiir serüveninin kahramanı olarak şiirsevenlerin kalbinde yaşıyor.

Ünlü piyanist Fazıl Say, Metin Altıok’un şiirleri üzerine Metin Altıok Oratoryosu yaptı (2003). Kızı Zeynep Altıok, duygularını, sevenlerinin anılarını, onu tanıyanların yazdıklarını Gölgesi Yıldız Dolu adıyla kitaplaştırdı (2003).

Metin Altıok Eserleri

ŞİİR:

  • Gezgin (1976)
  • Yerleşik Yabancı (1978)
  • Kendinin Avcısı (1979)
  • Küçük Tragedyalar (1982)
  • İpek ve Kılabtan (1987)
  • Gerçeğin Öte Yakası (1980)
  • Dörtlükler ve Desenler (1990) Süveyda (1991)
  • Alaturka Şiirler (1992)
  • Yel ve Gül (1993)
  • Hesapişi Şiirler (1993)
  • Şiirin İlk Atlası (Şair ve Şiir üzerine denemeler, 1992)
  • Bir Acıya Kiracı (Bütün şiirleri, 1998)

ÖDÜLLERİ

  • 1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Kendinin Avcısı kitabıyla Ahmet Telli ile paylaştı)
  • 1991 Cemal Süreya Şiir Ödülü Gerçeğin Öte Yakası ile

Metin Altıok Şiirlerinden Örnekler

GERİYE KALAN

Bir anahtar verdindi bana
Kabaran yüreğimi bilerek
Kullanıp durdum onu gönlümce
Aşkıma kenar süsü diyerek
Aşındırdım dişlerini zamanla

Geriye ben kaldım işte.

Yalan olur sevmedim dersem
Ama yolcu yolunda gerek
Ey ömrümün uğuldayan durağı
Yanlış bir hesaptan dönerek
Benli günlerini sil istersen.

Geriye sen kaldın işte.

SARIL BANA

Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli benden.
İnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlayayım derken
Var olan aşınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana

Anıların kar topluyor inceden
Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
Ama yine de unutuş değil bu
Sızlatıyor sensizliği tersine.
Senin kim olduğunu bile bilmezken.

Sevgiden caydığım yerde darıl bana.

BEN ŞİMDİ BİRAZ

Ben şimdi biraz da
Senin için görüyorum;
Gökyüzünün parlak
Bakış seken mavisini.

Ben şimdi biraz da
Senin için duyuyorum;
Gecenin o sarsak
Yokuş çıkan ezgisini.

Ben şimdi kanayarak
Senin için yaşıyorum;
Sazan derisi gibi
Günlerimi külle soyarak.

YANYANA

Sevgiyle yapılmış bir yama
Kaplamış yırtığını yanağımın
Rengi pek tutmasa da.
Sanki yüzüme akmış yüzün
Başını başıma dayadığında.
Seninle yanyanayız
Eğri bir aynanın karşısında.

İsli titrek bir lamba
Boğuşurken gölgeyle duvarda
Acıyla ilmek ilmek
Aşkımız yıllanıyor odalarda.
Seninle yanyanayız
Sessiz, yorgun ve ürkek
Eğri bir aynanın karşısında.

BU BENİM

Bu benim garipliğim
Bak ağacın çatalında;
Rüzgarlı kuş yuvası
Sallanır durur hâlâ.
Bu benim hasretliğim
Bak denizin dalgasında
Gider gelir kıyıya
Oynaşır durur hâlâ.
Bu benim bezginliğim
Bak duvarın sıvasında;
Pul pul olmuş dökülür
Dökülür durur hâlâ.

SEVDA ÜZRE

4.
Gel iki uysal kıyı olalım seninle.
Bir hırçın ırmak aksın
Aramızda köpüre köpüre.

12.
Senin çıplak gövdene bakmak
Her seferinde apansız
Karşıma çıkan bilmediğim bir sokak.

13.
Herkes tedirgin hazırlanırken kışa;
Sevgilim biz bu yatakta seninle
Ter içinde soluk soluğa.

HANÇERİN SAPI


Bekliyorum kaç zamandır;
Uykusuzum, sabırsızım.
Başımı acıtıyor
Geceleri yastığım.
Dilim kurumuş
Bir su yatağı
Katı sözcüklerle
Dolu tozlu ağzım.

Bakıyorum eski
Fotoğraflara.
Hafız Burhan dinliyorum
Taş plaklardan.
Bir pencere çarpıyor
Viran yüreğimde
Sıvalar dökülüyor
Pervazından.

Dörtnal giden
Ürkek bir attan
Düşüyorum da sanki
Takılı kalıyor
Ayağım üzengiye.
Sürükleniyorum
Sırtüstü
Çalılar, dikenler içinde.

Mevsim kışa dönüyor
Hızar sesleri geliyor
Dört bir yandan.
Odun taşıyor
Yorgun kamyonlar.
Kuşlar da gitti.
Çiçekler gelecek bahara
Tohum saçıyor.

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.